internet hattı sahibinin hukuki sorumluluğu

yargıtay 4. hukuk dairesi 2016/16612 e. 2019/1233 k. numaralı kararı ile suç teşkil eden içeriğin gönderildiği internet hattı sahibinin de ilgili içerikten sorumlu olduğu yönünde içtihat geliştirmiş. bir çeşit referans sanrısısanırım yahut diğerkamlık yanlış anlaşıldı. konuya ilişkin mehmet bedii kaya'nın değerlendirmesi:

--- alıntı ---

karar, içinden çıkılmaz birçok hukuki sorun doğuracak nitelikte bir karardır.

internete bağlı her aygıtın ınternet protocol (“ıp”) denilen eşsiz bir nümerik adresi vardır. ıp adresi, ağa bağlı cihazların birbirini tanımasını, birbiriyle iletişim kurmasını ve veri yollamak için kullandıkları bir adresleme sistemidir. ıp adresleri, ağa bağlanan bilgisayarı adresler, o bilgisayarı kullanan kişiyi değil! bilgisayar başındaki kişinin kim olduğunun tespiti, o an o saniye kim kullanıyor sorusunun yanıtını bulmak için müstakil bir soruşturma yapılması gerekir. gerekirse bir adli bilişim inceleme yapılması gerekir.

işin arkaplanını incelemeden ıp adresinin atandığı hat sahibini hukuka aykırı içerikten dolayı sorumlu tutmak bir kusursuz sorumluluk hali oluşturmaktır. bu durum ise borçlar hukukumuzdaki kusur sorumluluğu sistematiğine açıkça aykırıdır.

karar hakkaniyete aykırı bir durum da ortaya çıkarmaktadır. kararda, davalıların davacıyı hiç tanımadığı, sosyal, fiziki olarak aralarında manevi tazminata konu eylemi işlemelerini gerektirir bir ilişki olmadığı, davalıların kişiliği, yapmış oldukları meslek her iki davalının da birbirini tanımadıkları tespiti yapılmıştır. buna rağmen davalıların internete çıkış yaptıkları ıp adresi üzerinden bağlantı yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu mesajların göderilmesinden hat sahibi davalılar sorumlu tutulmuştur.

hukuk sistemimiz esas olarak kusur sorumluluğu üzerine inşa edilmiştir. kusursuz sorumlulukları özel olarak tanımlanmış ve de gerekçelendirilmiştir. istisnaların da dar yorumlanması hukukun temel bir ilkesidir.

tüm bu gerekçelerle yargıtay 4. hukuk dairesi’nin kararı tartışmaya açık bir karardır.

mukayeseli hukuka bakıldığında birebir olmasa da benzer bir konu avrupa birliği adalet divanı’nın önüne gelmiştir. 16 eylül 2016 tarihli c-484/14 tobias mc fadden v sony music entertainment germany gmbh kararında benzer bir konu tartışılmıştır. bu kararda adalet divanı, iş yerinde şifresiz wıfı hizmeti sunan kişiyi ortaya çıkan telif ihlallerinden dolayı doğrudan sorumlu tutulamayacağına karar vermiştir. divan, sorumluluk için özel bir üçlü test geliştirmiş ve telif hakları ihlal edilenlerin menfaatlerinin korunması ve hakların dengelenebilmesi için en azından wıfı hizmetinin şifreli olarak sunulması gerektiğine hükmetmiştir.

--- alıntı ---

https://www.mbkaya.com/yarg...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.