benlik

İsteyen, arzu eden, elde etmeye çalışan, elde edince kısa süreli tatmin yaşasa da sonuçta bir arzu döngüsüne kapılıp asla tamamı ile tatmin olmayan, mutsuz eden, aynı zamanda mutlulukla coşmamızı sağlayan, evren ile aramıza perde çeken ve hatta bizi asıl halimizden uzaklaştıran kavram.

Budizme göre her şey hiçliktir, insana ait bir ben yahut özden bahsedilemez. Bu nedenle benlik üzerinden oluşan arzular ve duygular da yanılsamalardır. Binlerce sene önce bu öğretinin kurucusu olan buda şatafatla dolu sarayından çıktığında insanların açlık, sefalet ve ölümle boğuştuğunu görüp dünyanın acı çekmekten ibaret olduğu kanısına varmış ve bir ağacın altına oturarak buna bir çare aramak adına meditasyona başlamıştır. Rivayete göre günler hatta haftalar süren bu meditasyondan sonra acıyı yok etmek ve belki de en büyük acı olan ölüm fikriyle başa çıkabilmek için, benliği ortadan kaldırmak gerektiği sonucuna ulaşır ve bunun için sekiz aşamalı bir yol öne sürer.

Tasavvufta ise bununla tamamen aynı olmasa da yine benzer metodlar uygulanır. Mutasavvıf kişiler Budistlerin aksine her şeyin dayandığı bir öze inanırlar. Bu öz her ne kadar bütün kâinatı ihata etse de insan benlik/nefs perdesini kaldıramadığı sürece ona ulaşamaz. Yunus'un "bir ben var benden içeri" sözü ile vurgu yaptığı nefsten arınmış, arzu etmeyi bırakmış hakiki bendir. Budistler, benliği ortadan kaldırmak için meditasyon yaparlar. Meditasyonun temel amacı içe dönerek anda olmak, anı hissetmek ve böylece düşünce silsilesinden sıyrılarak her şeyle bütün olabilmektir. Tasavvufta ise murakabe, çile doldurma gibi uygulamalar söz konusudur. Aslında hakkını verene oruç ibadeti tamamı ile bir nefs terbiyesi, benlikten arınma metodudur. Yunus Emre bir başka dizesinde bu konuyla ilgili şöyle yazar,

"Gir gönüle bul andadır benliğin defterini dür
Ol has cevher bil andadır sanma ki ummandadır"

Hülasa tüm doğu öğretilerinde ve dahi İslam'da benliğe tutunmak, arzularının kölesi haline gelmek, ziyanda olmakla eş tutulur. Zaten gönül zenginliği kazanan maddi zenginliğe ihtiyaç duymaz, onun için en büyük zenginlik kendi içinde arayıp bulduğudur. Bundan dolayı her ne kadar çağımızda bu epeyce zor olsa da benlik, bir kenara bırakılması gereken, insanın en büyük ıstırap kaynağı, sorundan başka bir şey değildir.