başkasının çayını içmek

Üniversitedeki oda arkadaşım tarafından sürekli başıma gelen durumdu.

Bundan yüzyıllar evvel, ben ünideyken yurdun etüt alanında oda arkadaşımla finallere çalışıyoruz. Bolu’da okuyorum tabi hava -20 derecelerde. Allah’ın dağ başındaki muhafazakar memleketinde Rus vodkamız olmadığı için buz gibi etütte mecburen tek çare çay içiyoruz. Durum öyle ki çaya koyacak konyağımız bile yok. Zaten olsa bizi o belimize kadar karda sokağa atarlar gözümüzün yaşına bakmadan.

Neyse mukavemet anlatıyorum, perçinli bağlantıların emniyetlerini hesaplamayı öğretiyorum arkadaşa. Konu heyecanlı tabi nasıl kaptırmışım. Coşmuş bi şekilde hele sonuca da doğru ulaşınca ben var ya uy görmelisiniz.-meslek aşkı-
Bi baktım benim çay bitmiş.
Bi benim dibinde 3 yudum kalmış bardağa baktım, bi ona baktım, bi de onun çayına baktım. Onun çayı dokunulmamış. Olduğu gibi duruyor.
Benim çayı bi o içmiş bi ben.
Suratında muzip bi ifadeyle “marla senin çayın hep daha lezzetli” dedi…
Bu deli kadın yemekhanede yemek yerken önce benim tabağımdan bi çatal alır sonra kendi tabağından devam ederdi.
Velhasıl bazı insanlar için bu özel bi keyif.
Bazıları için de yalnızca dalgınlık.
Ne diyeceksin bi şey diyemezsin.
Her insan kendine münhasır.