dünya sözlük

bazı sabahlar bir şeyler oluyor. sözlüğe bir giriyorum, gece bir şeyler dönmüş. birileri gitmiş, birileri gelmiş, bir dedikodular dönmüş, ifşalar saçılmış, taraflar sessizce sol framede yazılacakları bekliyor filan oluyor. yahu gerçekten anlaması zor. şurada sürekli yazan bir avuç yazar var. tamam gün içinde içeridekilerde 20 kişinin online olduğu, 100 civarı uğrayan olduğu oluyor. ama genel durum bu gibi.

ne olduğunu, ne bittiğini bilmiyorum. bize demeyeyim, abbara, tsunami ve imera ile görüşmedim, bu yüzden bana diyeyim. bana özelden gelen bir şikayet ya da istek yok. oysa olunca elimden geldiğince yanıtlıyor ya da çözmeye gayret ediyorum. böyle, direkt sözlük geneline yazılınca da, hiç istemesem de yanıtlamak durumunda kalıyorum. neden bu durumdayım? çünkü, "moderatör" olarak gözüktüğüm için, bu gibi itham ya da suçlamaların doğrudan muhatabı olarak görülüyorum, görülüyoruz.

bu olay ne bilmiyorum tabi. ama bazı şeyleri de söylemem gerekiyor.

buranın ilk kurulduğu günden bu yana buradayım. ama çok gittim buradan, çok uzun aralar verdim. hatta son ara verişimde yıllarca hiç bakmadım. o yüzden, gelenler, gidenler, olanlar, bitenler hakkında öyle çok bir bilgim yok. dönüş yaptığımda da, çok büyük bir polemiğin ortasına düşmüştüm. yazarı olduğum ilk günlerden kalan bir kaç kişi var, onlarla da hiç özel mesajlaşmamız olmamıştır ya da çok az olmuştur. genel olarak kimseyle yazışmam, imera fera dışında. imera ile de en uzun süre sözlükte duran moderatörler olarak yazışırız. burası ilk kurulduğu günden bu yana bir cancişlik gider. o bununla canciş, şu şununla kanka filan. niçin? çünkü o ötekinin başlık altına yazıyor, öteki berikinin yazdıklarını oyluyor... burada sol frame'den en çok takıldığım yazarlar, tekilsahis, muhalefet ve alettin. ama bu isimlerle toplasanız 10-15 mesajımız yoktur birbirimize. hiçbirinin gerçek ismini, ne iş yaptıklarını bilmem. kendi yazdıklarından nereli olduklarını bilirim, o kadar. ama sol frame'de birbirimize takılmalarımıza denk gelen, canciş der... evet, cancişlik. öncelikle diğer yazarlara saygısızlık bu. en büyük canciş ben oluyorum. hemen hemen bütün yazıları oyluyorum. hiç katılmadığım yazılar oluyor, onları da oyluyorum. az oyladığım yazarlar da var, sebebi beni oylamamaları değil, genel olarak oylamamaları. yani bu durumda en büyük canciş benim. ah unutmamak lazım, son haftaların en büyük cancişi yolcu 819.

burada bir şeylerden şikayetçi olup, başka bir sözlüğe gitmek çok doğal. o gidilen yeni sözlüklerde buraya tepeden tırnağa giydirmek de çok doğal. sonra bir sebepten, o sözlüklerde bir şeylere kızıp buraya dönmek de doğal. gördüğünüz gibi çok doğal da bir sözlük burası. işte bu dönüşlerde, geçmişte olan ve benim ve çoğu yazarın bilmediği özel konuları, alenen sol framede yazıp, bir savaş başlatmak da doğal, yargı dağıtmak da doğal. moderasyon buna müdahale edince ise, doğal olmuyor. moderasyon dedik de, doğru olsun. tsunami, imera ve ben hiçbir şeye müdahale etmiyoruz. çünkü böyle yetkilerimiz yok. son dönemde iki örnekte sizler de gördünüz. iki yazar, gerek sol framede, gerek özelde bize hakaret ve küfürlerini yağdırıp durdular. biz de başlarını bekledik durduk. bekledik ki, derviş gelsin de müdahale etsin... kendimizi dahi koruyamadık.

böyle ortalığı yıkanları görünce, kendime şaşırıyorum. ortalığı yıkmak için bahanelerine şaşıyorum. burada bana yapılanlara şahit olan yazar kalmadı. keşke olsalar da, onlar anlatsalar. anlattıklarım "abi sen hala nasıl buraya geliyorsun, ben olsam adını anmam" diyor. niçin peki? çünkü bu sözlük dervişin değil arkadaşlar. bu sözlük sizin. hiçbir sözlük sahibi olan kişinin değildir. orada yazanlarındır. çok sözlük var internette, sadece sahibinin online olduğu, haftada bir yazdığı, günceye dönmüş... bu sözlük bizim olduğu için buradayım. hatta belki dervişe rağmen buradayım. gün içinde yazan, oylayan, arada verdiği bir selamla, bir espriyle moral veren arkadaşlarımız için buradayız.

azzon meselesi... ne olduğunu bilmiyorum. profilinde bütün yazılar silinmiş. sabah uykulu gözlerle yönetim panelinin çöp kutusuna baktım, orada da gözükmüyor silinmiş yazılar. ama dediğim gibi uykulu gözlerle sabah 5:45 civarında baktım. kendisi silmediyse, derviş tarafından silinmiştir. böyle bir şey olduysa da, bunu ya kendisi talep etmiştir ya da bilmediğimiz bir şeyler olmuştur. işin aslını tam olarak bilmeden, "taraf" olduğunu düşündüğümüz, bakın düşündüğümüz diyorum, insanlara hakaret etmek doğru değil.

geçen hafta, buna benzer mi bilemiyorum, bir durum oldu. buradan da yazayım. daha önce gıyabında pek çok kez şikayet gelen bir yazarla yaşanmış bir durumdu bu. ilgili yazar, genel duruşu ve kendini ifade şekli bana çok uymasa da, emek vererek yazan ve kur'an üzerinden yazma gayretinde olan bir yazar olduğu için takip ettiğim ve oyladığım biriydi. dediğim gibi hakkında pek çok şikayet oluyordu. şikayet olmasa da, seri eksilediği yazarlar vardı. en başta alettin mesela. bizim moderatör olarak buradaki etkimiz, oturma odasındaki paşakılıcı ya da kauçuk kadar olduğu için, bu seri eksilemeye bir çözüm bulamadık. çünkü bunun çözümü "yapma" demek değil. zaten bazıları yapma-etme gibi fiillere karşı tepki göstermiyor. seri eksileme sözlüklerde bir beğeni/beğenmeme aracı değil, önce askıya alınma, sonra kovulma sebebidir. sözlük anayasası vardı bir yerlerde, orada da bu yazar. işte bu yazar arkadaşa, şikayetlere rağmen, bu yetkisizlik durumunun da etkisiyle müdahalede bulunamadık. haliyle, işler büyüdü. ilgili yazar gerek açıklamalarla ve hatta doğrudan başlık açarak, hedefe koyduğu yazarlara hakaret ve küfür etmeye başladı. sizler de zaten bu "aptallı, ahmaklı, o.ç'li" başlıkları "kıt zekalı, kahpeli, kancıklı" yazıları gördünüz. bunlar sizin gördükleriniz, özelden doğrudan bize edilenler de var. olay bana nasıl uzadı, onu da yazayım. bir başlığı düzelttim. bu başlık yine bir yazarı hedef alarak açılmış "bilmem ne yapan ahmak" gibi bir şeydi. ben sadece "ahmak"ı çıkarıp, "bilmem ne yapmak" olarak düzelttim. başlıkları böyle düzelttiğimiz doğrudur. benim başlıklar da düzeltiliyor bazen. bundan bir şikayetiniz olduğunda, özelden yazabilirsiniz. ama ilgili yazar, kendisi ile hiçbir sorunumuz olmamasına rağmen, özelden yazmayı düşünmeden doğrudan "Dünya Sözlükte ahmağa ahmak demenin yasak olması" diye bir başlık açıp, altına da bir yazı yazdı. ben de ahmağa ahmak demenin değil, neyin yasak olduğunu, kırmadan dökmeden yazarak cevapladım. veee fırtına koptu. saldırgan nitelikli bir sürü yazı yazdı. özelden hakaret etti. yahu madem özelden yazabiliyorsun, en başta yazaydın ya. neyse. bu yazdığı yazılarda en çok dikkatimi çeken, "empati" oldu. "moderasyon empati yapmıyor". ah bir de şu var. özel yazışmaların ifşa edilmesinin silinme gerekçesi olduğunu söylediğim için, bana ve diğer moderatörlere özelden hakaret etti. şayet biz bu hakaretleri, sol framede yazaydık, "özel yazışmaları ifşa ettiler, ikiyüzlü bunlar" diyecekti. öyle de zehir gibi.

neyse bu tartışma, bütün yazılan yazı ve başlıkların silinmesi ile son buldu. sakin geçen iki günden sonra, bir baktım ki, seri eksilemeler dozunu artırmış, sürekli eksilediği yazar için "Sadece 2 eksi yediğinde seri eksici diye ağlayan aptal" başlığı açılmış kendisi tarafından, yetmemiş bir başka yazar için "Birinin o. Ç. Olduğunu anlamanın yolları" başlığı açılmış, o da yetmemiş "Ahlaktan bahsedip ahlaksızlık yapan namussuz" ve "Birilerinin 4 kadınla evlenip evlenmemesine kafayı takmış hanzo" başlıkları da açılmış... "Birinin o. Ç. Olduğunu anlamanın yolları" başlığı niçin açılmış biliyor musunuz? bir yazının sahibine, onun yazısının hemen peşinden "kıt zeka" demiş. bu arada, bunu demesini gerektirecek hiçbir şey yazmamış o yazar. kendisini ima dahi etmemiş. yazdığı yazıyı beğenmemiş sanırım. kıt zeka diye saldırmış. ilgili yazar da "sensin kıt zeka" demiş. başka bir şey yok. bu cevap üzerine o.ç'li başlık açılmış. eee hani iki gün önceki empati? sen diyeceksin, ama sana denmeyecek. işte bu başlıkların akabinde, ilgili yazar sözlükten uzaklaştırıldı.

şimdi böyle bir polemik ya da tartışmaya şahit olmadıysanız ve olan biteni bilmiyorsanız, bir sabah sözlüğe girip o yazarı göremediğinizde, doğrudan moderasyonu suçlamayın arkadaşlar. yazarla konuşmuş olsanız da, "karşı" tarafa da bir söz hakkı vermek çok gelmesin. bir şeyler olmuşsa, bir sebebi olmalı. halihazırdaki moderatörlerin, kimseyle bir problemi yok. herkes adına konuştum, ama benim yok. kızgınlık ve kırgınlığınızı direkt sol frame'e dökmeyin, sizi cevaplayacak bir moderatör olabilir. böylece ne sizin, ne bir başka yazarın canı sıkılmaz. kimse hakaret yemek, küfür işitmek istemez. bunu en çok da, değer verdiği yazarlardan görmek istemez. sevdiğiniz yazar ve arkadaşlarınızın hukuku adına da yazmak isteyebilirsiniz. doğaldır. ben de burada arkadaşlarım için yönetimle, hatta bu sözlüğü kuranlarla kavga ettim. ama geçmişi tarayın, tek hakaret bulamazsınız o günlerde yazdıklarımda. şimdilerde dervişe laf atıyorum, ama o da sevdiğimden. benim de sevgimi gösterme şeklim böyle.*

bahsi geçmiş, burayı bıraktığımda 40 bin yazım vardı. döndüğümde 24 bin küsur. ya ben ne diyeyim? birilerinin tutup da, tek tek o kadar yazıyı silmediğini biliyorum. pek çok yanlış var buna sebep olan. ihl ile veritabanlarını birleştirme, çıkma yazılım kullanma vb. gibi.

çok uzun ve çok dağınık bir yazı olduğu için, okuyabilenlerden ve yazı içerisinde olduysa kırdıklarımdan özür dilerim.