islami hassasiyet adı altında yapılan ilginç şeyler

bir dine inandığı halde güçlünün güçsüzü ezmesine yardımcı olmak bana her daim tuhaf gelmiştir.

türkiye'de herkes patronların işçileri sömürdüğünü bilir ama işçiler haklarını aramaya kalksalar bir allahın kulu bile destek vermez. çünkü türk insanı hakkını arayan işçi topluluklarından amansız bir korku duyar, bunlara yüz verilirse ülkede dev bir anarşi doğacağını düşünür. bu sebeple inşaatlarda ölen işçilerle ilgilenmez, çalışanlarına asgari ücret denen komik tutardan fazlasını vermez, sigortayı eksik yatırır, sendikadan öcü gibi nefret eder ama bütün bunlara rağmen elhamdülillah müslümanım der.

hasan mezarcı denen deli bile bir şeylerin farkına varmış, "en büyük günah insanları asgari ücretle çalıştırarak sömürmektir" diyor. eğer inandığımız din daha adil bir dünya emrediyorsa parası olanın olmayanı ezmesini dert edinmek zorundayız. bunu elimizle çözebiliyorsak elimizle, elimizle çözemiyorsak dilimizle değiştireceğiz. eğer hz. muhammed (sav) sadece hikmetli hikayeler anlatıp, güncel sorunlara karşı "dua edelim allah hayırlısını göstersin" deyip etliye sütlüye karışmayan biri olsaydı peşine kimse takılmazdı.

o ne zaman ki toprağa gömülen kız çocuklarına bir dur dedi, köleleri azad etti, kabileler arası kan davalarını durdurdu, o zaman insanlar ona saygı duymaya başladılar. güçlünün güçsüzü ezmesine savaş açmayan bir din de dindarlık da olamaz.