naki turan tekinsav

Düzensiz arşivci. Öyle böyle değil. Hasta derecede...

Türkan şoray'a aşık. Bu notu da düşmüş olalım.

Yabancı sanatçılara atılan mektupları da es geçmek olmaz. Ve Yanıtsiz kalmayan mektuplar bunlar... böylelikle arşivine onlariñ fotoğraflarini falan da koyabiliyor. (1500 adet fotoğraftan bahsediliyor) kitaplar ise inanılması güç bir rakam: 50 bin adet olduğu yönünde.

Münir özkul son evliliğini yaptiginda umman hanimın nikah şahidi olduğuna da ferhan sensoy nakliyle ulasabiliyoruz. Hatta münir özkul'un nikah sonrasi pastanede profiterol ismarladigini naki bey'in duygulanıp ağladığını da.

Ertem eğilmez çok severmis kendisini o da ertem eğilmez'i. Sık sık arzu filme gider Senaryo toplantılarına girer bir köşede oturup sessizce dinler, bazen duygulanıp göz yaşı dökermis. Sonra da ertem eğilmez'le göz kontağı kurar ya da sarılır vedalaşıp çıkarmış arzu filmden. Ferdi eğilmez anlatımı.

Orhan boran'ın radyoda sunduğu bilgi yarısma programında 1.liği var.. ingiltere'ye gönderildiğine dair bir bilgi de mevcut. döndüğünde ingiltere'de ne yaptıgı soruldugunda hiçbir yeri görmediğini, sadece film izlediğini söylemesi kayıtlar arasında. Bu yarişmadan olsa gerek o zamanin parasiyla 20 bin lira da kazanmış fakat önemli olan ona göre bilgidir. Setlere de gidermiş..

Annesiyle yaşarmış. Ömrü boyunca evlenmemiş. Ayrıca bu kitap hastalığı yüzünden Ev sahipleri evlerini kiralatmak istemezmiş. Çünkü tam bir kitap delisi. sürekli topluyor... sürekli... ve evde kitaplar yığılı. Tuvalet bile kitap yığılı, odalar her yer sinema kitapları... Bir kütüphanesi falan yok. Fakat kendi içinde kendinin bildiği bir düzene sahip bu yığınlar. İstediği kitabı istediği zaman taak hemen bulup çıkarıyor. Kitaplar hep sinema üzerine. Aslında bu alanda belki de değil en büyük arsiv kendisinde bulunuyormuş. Atilla dorsay da ulaşmış kendisine. röportaj yapmış sanırım.

Uğur dündar'ın da dikkatini çekmiş bu dönem. röportaj yapmış. Röportajdan bir bölümü alıntilayacak olursak :
Uğur dündar eve girer
Uğur Dündar taa tepeye çıktı. ‘Felaket, felaket!...’ dedi kitapları görünce… Ben de ‘Biraz sonra rezalet demeye başlarsınız.’ dedim. İşte o röportajda ‘Kitap meraklısına bibliofil, kitap hastasına ise biblioman denir. Ben ise kitap toplamanın da ötesinde basılı olan her şeyi topluyorum. O yüzden de bana dense dense selülozman denir.’ dedim.”

Sinema yazarı burçak evren şöyle anlatiyor: kiracı olduğu bir eve gitmiş:

Bir çöp ev değildi, kendine göre bir düzeni vardı ama, bu düzen bile insanı rahatsız edecek denli bir görünüme sahipti. Bu görünüm içinde bile her bir kitabın nerede olduğunu kolaylıkla biliyor, ama asla onlara bir başkasının el sürmesine izin vermiyordu. Tek dostu bir saplantı haline getirip topladığı kitaplar ve de onu askerliğinde bile asla yalnız bırakmayan annesi.

*

Hakkında maalesef kaynaklar çok kısıtlı. Bu adamin geride binlerce kitabi kalmış birçoğu ziyan olmuş. O konuya da değiniriz insallah.

Ulasabildigim

Bazi Kaynaklar : burçak evren
Bubi sanat
Ferdi eğilmez
Ferhan Şensoy

Edit: 1962 senesinde İstanbul Tıp Fakültesi (Kütüphane Memuru) olarak çalıştığı bilgisine eriştim.