engelli insandan öğretmen olmaz

yanlış bir genelleme. ancak ne var ki bizim eğitim dünyamız için doğruluk payı olduğu sıkça görülebilir. zira bizde öğretmen öğretmenlik yapmaz ki sadece, daha çok çobanlık yapar. dürter, bağırır çağırır hizaya getirir öğretmen bizde. yahu şimdi doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış ama gene de söyleyeceğim ben. hepimiz geçtik bu eğitim camiasından ama üzerinden zaman geçtikçe unutuyor bazılarımız. biz öğrenciyken hiç de masum değiliz hala oğlu, adamdan kan alırız biz. hele bir de iyi niyetliyse hoca aman sabahlar olmasın, kafaya alır kündeye getiririz adamı. e tabi şimdi bazı arkadaşlarımız mahallenin göz bebeği ülkenin iftihar kaynağı olabilir, kaldı ki bir kısmımız gözde eğitim kurumlarında öğrenim görmüş efendi efendi okuluna gidip gelmiştir ama genelimiz böyle bir eğitim hayatı yaşamadık, yaşatmadık. bak seneler geçti öğretmen oldum bazen diyorum ki Allahım geçmişin günahlarını çıkarıyorsun benden. yeri geliyor en çalışkanı bile ders anlatmayayım diye takla atıyor. Allah muhafaza bir hata yapmaya gör, öyle bir çullanıyorlar ki üzerine; okuduğun üniversiteye, seni okutan hocalara lanet edip yırtasın geliyor diplomanı.*

bir olay nakletmek isterim. bizim okulda bir ayağı diğerinden kısa bir biyoloji öğretmeni var, adama topal diye lakap takmışlar. okulda adamın adını bilen 9.sınıf öğrencisi yok gibi bir şey hepsi topal diyor. geçen öğrenci çıkartmış cep telefonunu sağın solun fotoğrafını çekiyor deste, bu hocamızda ver onu demiş normal olarak. vermemiş tabi, almaya da kalkınca hocasına bir tane yumruk atmış çıkmış sınıftan. sonra babasıyla birlikte gelmiş okula özür dilemişler falan filan her zamanki mevzular. kalıbımı basarım gene aynı durum olsun gene aynı hareketi yapar bu sevgili öğrencimiz, karşısındaki öğretmenin durumuna falan da hiç bakmaz. netice netice netice... laf uzadı gitti. bol keseden atmayalım sayın cemaat. engelliden her şey olur, öğretmen de olur tabi ama bizim ülkede zor be hacı. bizim bildiğimiz manada öğretmenliği normal eli ayağı tutan, tam teşekküllü devlet hastanesinden çalışmasına bir mahal yoktur raporu aldırılan insan bile yapamazken...

aklıma ne geldi. uzattım, biliyorum bu son. * yunus ne güzel demiş:

"dövene elsiz gerek.
sövene dilsiz gerek.
sen derviş olamazsın.
derviş gönülsüz gerek."

iki satırla kendimi çürüttüm ya la!..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.