epitaph

mezar yazısı, kitabe. noir dã©sir'in şarkısının* bir bölümünde geçer.

...
et je souris pour le photographe,
qui va nous figer,
notez mon ã©pitaphe,
notez!
...
devamını gör...
bendenizden özgün çeviri..


peygamberlerin işlendiği duvar çatırdıyor
ölüm enstrümanlarına ışıyor güneş
herkes kâbuslar ve rüyalara bölünmüşken
ve sessizlik, çığlıkları mağlup ettiğinde
kimse defnelerden bir çelenk sunmayacak mı

kitabem kargaşa olacak.
çatlamış bir patikada sürünürken
kalabilirsek hayatta oturup gülebiliriz de..
ama korkarım ben ağlayacağım
evet ben ağlıyor olacağım

demirden kader kapıları arasında
zaman tohumları ekiliydi ve onları
bilenlerle bilinenlerin keşmekeşi besliyordu
ama kuralları yoksa bilgi, dostların en katilidir
ki sanırım insanlığın kaderi ahmakların elinde

peygamberlerin işlendiği duvar çatırdıyor
ölüm enstrümanlarına ışıyor güneş
herkes kâbuslar ve rüyalara bölünmüşken
ve sessizlik, çığlıkları mağlup ettiğinde
kimse defnelerden bir çelenk sunmayacak mı

kitabem kargaşa olacak.
çatlamış bir patikada sürünürken
kalabilirsek hayatta oturup gülebiliriz de..
ama korkarım ben ağlayacağım
evet ben ağlıyor olacağım





devamını gör...
16.
bir king crimson şarkısı.


the wall on which the prophets wrote
is cracking at the seams.
upon the instruments of death
the sunlight brightly gleams.
when every man is torn apart
with nightmares and with dreams,
will no one lay the laurel wreath
when silence drowns the screams.

confusion will be my epitaph.
as i crawl a cracked and broken path
if we make it we can all sit back
and laugh.
but i fear tomorrow i'll be crying,
yes i fear tomorrow i'll be crying.

between the iron gates of fate,
the seeds of time were sown,
and watered by the deeds of those
who know and who are known;
knowledge is a deadly friend
if no one sets the rules
the fate of all mankind i see
is in the hands of fools.

the wall on which the prophets wrote
is cracking at the seams.
upon the instruments of death
the sunlight brightly gleams.
when every man is torn apart
with nightmares and with dreams,
will no one lay the laurel wreath
when silence drowns the screams.

confusion will be my epitaph.
as i crawl a cracked and broken path
if we make it we can all sit back
and laugh.
but i fear tomorrow i'll be crying,
yes i fear tomorrow i'll be crying.
devamını gör...
17.
bendenizden özgün çeviri..


peygamberlerin işlendiği duvar çatırdıyor
ölüm enstrümanlarına ışıyor güneş
herkes kâbuslar ve rüyalara bölünmüşken
ve sessizlik, çığlıkları mağlup ettiğinde
kimse defnelerden bir çelenk sunmayacak mı

kitabem kargaşa olacak.
çatlamış bir patikada sürünürken
kalabilirsek hayatta oturup gülebiliriz de..
ama korkarım ben ağlayacağım
evet ben ağlıyor olacağım

demirden kader kapıları arasında
zaman tohumları ekiliydi ve onları
bilenlerle bilinenlerin keşmekeşi besliyordu
ama kuralları yoksa bilgi, dostların en katilidir
ki sanırım insanlığın kaderi ahmakların elinde

peygamberlerin işlendiği duvar çatırdıyor
ölüm enstrümanlarına ışıyor güneş
herkes kâbuslar ve rüyalara bölünmüşken
ve sessizlik, çığlıkları mağlup ettiğinde
kimse defnelerden bir çelenk sunmayacak mı

kitabem kargaşa olacak.
çatlamış bir patikada sürünürken
kalabilirsek hayatta oturup gülebiliriz de..
ama korkarım ben ağlayacağım
evet ben ağlıyor olacağım
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar