er mektubu

yazılanlar her ne kadar klişe olsa da, canlı kanlı eşin, kardeşin, dostun arkadaşın atmışsa o mektubu, anlarsın ne denli duygu yüklü şeyler olduğunu. saf salak gülerken birden ağlarsınız ama bir sonraki cümlede güldürür sizi iyice manyak eder koyar. bi de yanına kesin toplu tüfekli çektirdiği fotoğraflardan koymuştur. mermilerle isminizi yazmıştır falan. bi kaç da aşağıdakilere benzer sözler yazmıştır mektubun sonuna ki.. dur lan daha fazla yazamicam..


*karsa girdim yeşil ağaçlar. nizamiye’ye girdim kesildi saçlar. dediler buradan askerlik başlar, gözümden akmaya başladı yaşlar!
*sizlerden ayrıldım 20 yaşında, kendimi gördüm nöbet başında, ismimi görürsen mezar başında, üstüme kapanıp ağlama anam!
*kendim uzak hayalim yakın, resmime bakıp ağlamayın sakın, kıymetim varsa duvara asın, kıymetim yoksa ateşe atın.
*rüyamda gördüm ana kucağı, uyandım baktım asker ocağı, felek ayırdı evi bucağı, ağlama anam dönerim bir gün..
*yalnızlıklardan yoruldum usandım. sensiz gecelerden sıkıldım bunaldım, sımsıkı saran ateşi gözlerim, o sımsıcak bakan gözleri özledim. *
*tek kişilikmiydiki bu şehir sen gidince bomboş kaldı.
*460 gün vatan için.. gerisi senin için birtanem
*zengin evlatları 3g ile gezerken, biz dağlarda g3 ile dolanıyoruz

cevaben yazılan mektupta şunlar yazılabilir

*bu ülke seninle gurur duyuyor! vatani görevinde başarılar. adam olmak adına son şansını da iyi değerlendirmeni dilerim.
*ilk başlarda kaç gün kaldı yerine kaç gün geçti diye sayarsan senin için daha kolay olacaktır
*aşkım yatağın, sevgim yorganın, yüreğim yastığın olsun.. asker ocağında rahat uyu birtanem.
*aşkın şarabından bilmeden içtim, sevda yolundan bilmeden geçtim, aşkn bir alevmiş yar yar, bir ateş parçası, bilmeden gönlümü ateşe verdim. *
*spora gidememekten yakınıyordun ya.. al işte spor senin ayağına geldi, iyi değerlendir.
*üç günlük dünya dediler 460 günü kitlediler. heaa nasılmış


tezkerenizi almazdan önce de sağa sola şunu yazabilirsiniz: ne albay, ne yarbay. alayına baybay.

derviche den beklenen mektuptur aynı zamanda. unutma, unutulanlar, unutulmayanları asla unutturmazlar. ya da böyle bişeydi.
devamını gör...
bir uğur arslan şiir. standart bir tınısı var ama sçzleri güzel geliyor yaşanmışlıklar olunca. umut mürare de eşlik ediyor sanırım.



anne! o elinde tuttuğun zarf,
bir ihanet anında örülmüştür
ve zarfın içindeki kağıt
er mektubudur görülmüştür.

doğum günüm bugün; 3 aralık...
ve şafak karanlık
bu mektubu sana yazıyorum anne
dün sevdiğimle ayrıldık
son mektubuymuş bana yazdığı
bir daha yazmayacakmış
demek sevda ayrılığa bir ay dayanırmış
ve asker ocağında terkedilmek de varmış

bu mektubu sana yazıyorum anne
bugün doğum günüm; 3 aralık...
ve şafak karanlık
3-5 nöbetindeydim dün gece
bir şarjörün boşluğunda içtim son sigaramı
ve yorgan gibi örttü üstümü kar siperde

sabaha karşı biraz içim geçmiş
hayalin gözümün önüne geldi anne
kız kardeşimi de verdiğinden beri sevdiğine
bir ben bir de sen kaldın geriye

üzülme anne, üşümüyorum
bekliyorum elim tetikte
bekliyorum memleketi ve seni
ve artık beklemiyorum
beni beklemeyen sevdiğimi
beklemiyorum yüreğimi ve aşkımı
soğuk siperde yalnız bırakan sevgiyi
ve bekliyorum anne, elim tetikte
eğer girerse menzile vurup öldüreceğim
hem aşkı hem sevgiyi

geçen gece karakolu bastılar
kurşunlar yağmur gibi yağdı üzerimize
garip gelecek belki sana ama
ortalık bayram yeri gibi oldu anne
biliyor musun, o an hiç korkmuyorsun
herkes kendini bir sipere atıyor
ve gecenin karanlığında kurşun yerine
ışıl ışıl yıldızlar yağıyor sanki üzerimize
ve ölüm aklına bile gelmiyor anne
yıldızlar yağıyor üzerimize
ve kurşundan yağmurlar...
ama sadece şehitler ıslanıyor anne
canlar! canlar gidiyor canlar...
kim bilir ne zaman bahar?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar