türbanın gösterişçi dindarlıkta en mümeyyiz kimlik belirtme sembolü oluşu, erkeklerin kadınlar üzerinde bir nevi sulta kurma aparatı olması hasebiyle erkek islamcılar türbanla ilgili konularda kadınlara nazaran daha hassas ve asabi. tüm baskın ve baskıcı ideolojiler gibi yönetici erkin ideolojisi kadınları kuluçka makinesi ve toplumsal vajinanın sahibi olarak görüyor. kadınlar ise kendi arasında böyle ayırımlara hiç girmeden dostane münasebetlerini sürdürüyorlar. kendilerini örtülerinden ötürü hedef alan hemcinsleri olursa tepkilerini gösteriyorlar ancak bunu toplumsal bir çatışma durumuna getirmiyorlar. çünkü türbanlı kadınlar da diğer hemcinsleri gibi neye inanıyorsa ona göre yaşamak ve mutlu olmak istiyor. demek ki önceleri fransız tipi laiklerin dinci kadınlara bakış açısı şimdi de dinde zorlama yoktur ama müslümanın müslümana zorlaması ve tebliği vardır adı altında tüm kadınlara dayatılıyor. tabi burada bazı aklı evveller çıkıp da açık kadınlara ikna odaları mı kuruldu diyeceklerdir. şunu söylemek lazım ki tüm sosyal, siyasi, eğitimsel ve bürokratik müesseselerde dini söylemleri günlük konuşma diline yayarsanız, insanlar doğal refleksleriyle buna intibak etme temayülüne girecekler, kalibresi düşük olanlar dini bir görünüm çizmeyi bir çeşit yükselme aracı olarak görecek, diğerleri de buna uyacaktır. işin doğrusu bu çok daha sinsi bir şey. bu durumda meselenin türban ya da açık giyinmek değil bir güç kavgası olduğu ortaya çıkıyor ki erkek islamcılar, seviyesizlik ve vahşilik konusunda seküler hemcinslerini aratmayacak ölçüde fütursuz.
devamını gör...
ilginç bir mevzu değil. erkekler kadınlara özgü bilinen birçok şeyin asıl ilgilisidir makyaj, başörtü, kıyafet, topuklu vesaire. çünkü kadın onun ilgi alanı o yüzden şalı çatı yapmış, topuklusu dolguymuş, dore de banelmiş adam tabii ilgilenecek. kadınlar zevklerine uygun giyinmiyorsa islamcı falan dinlemez asabileşir. bırakın o kadar söz hakkı olsun.

misal kadınlar da babet çorap giymiş erkeğin adamlığını sorgulamıyor mu? sorgulasın o da onun ilgilisi.

not: tanım farklı yönelimlere ilişkin faşist bir tutum içerir.
devamını gör...
belki şundandır. yaşı müsayit olanlar bilirler 28 şubat zamanlarındaki mücadeleyi. bu mücadelede kadınlarla beraber erkekler de mücadele verdi. yani olması gereken tesettürü-başörtüsünü savundular. bunu belki ihlasla belki siyasi olarak yaptılar bilemiyoruz ancak ve ancak...gelinen raddede, başörtülü kişilerin instegram, ya da tik-tok uygulamalarındaki hali "başörtülü bacılardan ziyade" bu erkekleri düşündürüyor. mesela islamcılıkla başörtüsünü savunup da sonrasında ligh'laşan çok kadınlar var. bakın bundan 20 sene önceki başörtüsüne ve şimdiki kıyafetlerine. buna e.erdoğan hanımefendi vb dahil. yani kılık kıyafetin şeklinin değişmesi sadece yukarıda olmadı alt tabaka da da oldu. şimdi bir film sahnesindeki gibi bizim islamcı oğlanlar "ulan biz sizi mi savunmuşuz be" diyorlar. ihanete uğramış hissediyorlar. değmezmiş diyorlardır muhtemelen..maalesef nedendir bilinmez islamcı erkek ya da bayan, bozulma her ikisinde de olsa da "kadın" imajı üzerinden yürüyor bu. belki de kendilerini daha ziyade ifşa ettikleri için olabilir bu.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar