eşinden boşanan kızını eve alan baba

bir üstteki tanımın yazarı gibi bir oğula sahiptir ve ona baktıkça kızının değerini daha iyi anlıyordur.

ironi yapıyor olsanız bile bir parça saygılı olun. ortam nasılsa sanal deyip sallamayın ki, Allah da sizi iddianızdan vurmasın.
devamını gör...
taş gediğinden çıkmamıştır, kız evlendi diye evlatlıktan çıkmadığı gibi. normal işleyişi sürdürmüş babadır.
devamını gör...
boşanma sebebine göre değişebilen bir profil ortaya koymalıdır. saçma sapan bir sebepten bohçasını alıp geldi ise almaması ama evden de defol git dememesi gerekir. güzelce oturup konuşmak diye birşey var. bunun dışında kocası ayyaş pislik bir tip ise sahip çıkmak babanın asli görevi olmalıdır.
devamını gör...
müslüman baba kızan bakmakta bir ömür mükelleftir; bu sebeple böylesine tatsız bir durumda kızına sahip çıkması zaruridir. ancak zaruri olmasaydı dahi babaysan, adamsan zaten kızın en sığınılacak limanın sen olduğunu bilir; gelir. değilsen "bu başlık ne demek acaba?" der durursun.
(bkz: her daim odan senin kızım)
(bkz: kızını vermemek, yalnızca evlenme izni vermek)
(bkz: merhametsiz babayı dövmeyin dizini döver)
devamını gör...
neredeyse hemen herkesin başında mukadder bir haldir, yaşlılık... tc kendisine bakamayacak, şahsi ve mekan temizliğini yapamayacak kadar yaşlanan, doğal sonucu olarak da sağlığını kaybeden insanların sosyal devlet anlayışı gereğince bakımını üstlenen yerlere sahip olsa dahi bunlar yeterli olmaktan çok uzak.( haksızlık yapmamak adına belirtmeliyim ki, kanaatimce sağlık hizmetleri de dahil bu konularda sosyal devlet ilkelerini en çok yaşama geçiren akp hükümetleridir, yeterli olmaması gediğin çok büyük olmasından).

neyse...akrabam sayılacak, mekan olarak da çok yakın olduğum bir aile/ler var...iki erkek iki kız çocuğuna sahip orijin ailede ebeveynler artık iyice yaşlandı, baba uzun süren bir hastalık dönemi boyunca sık sık hastahanelerde ve evli olan büyük kızlarının evinde, insani her davranışı ile, bakıma alınmak durumunda kaldı. erkek çocuklardan biri zaten işsiz, bekar ve kendi kendisini alkol bağımlılığı nedeni ile nerede ise bakıma muhtaç hale getirmiş durumda...baba vefat ettiğinden sadece iki gün önce kızının evinden alınıp talebi nedeniyle kendi evine taşındı...iki gün sonra da vefat etti. ölüm herkesin başında, rahatsız edici bilindik ara hikayeleri geçeyim, bir süre sonra anne de rahatsızlandı, gelini kabul etmediği için onun da kızının evinde bakıma alınması gerekti.

her iki durum da sorumluluk yüklenen, kendi aile bağlarını dahi çaresiz kaldığı için göz ardı eden ve akla gelen her türden bakımı yüklenen bu kız çocuğu aynı zamanda çalışıyor. müdahale de edemedik gerek aile iç sorunu olması, birazda dış kapının mandalı kalmamız hasebiyle. tüm bunlardan bağımsız olarak düşünelim ( nasıl mümkün olacak ise! ) şimdi; eşinden boşanan kızını evine alan baba bir yandan hiç ama hiç sonlanmayacak ana-baba olma sorumluğunu yerine getirirken aynı zamanda bu türden rahatsız edici bir gelecek için kendilerini de korumaya almış, olmuyor mu?

bir de kendi yakın çevrenize, ailenize, yakın veya uzak akrabalara bakıverin bir...sizce anlattığım bu minik masalın(!) rastlanır olmasına ilişkin sıklık katsayısı kaçtır, nedir?
devamını gör...
dünyadaki tek vasfı damızlık gibi üremek olan, kızına bu durumda sahip çıkmayan tiplerin olduğu dünyada adamlık dersi verir.
devamını gör...
başlık ve elbette ilk tanım sahibi bir troll olduğu için hiç yazmamak lazım başlıklarının altına aslında. ölü taklidi yapıp muhatap olmamak en doğrusu ama işte neylersin hassas konu insan duramıyor.

mod korkusu tanımı: üstüne bir de, kızını sarıp sarması, sevgiye ve şefkate boğması lazım gelen babadır. babadır yani fazla söze gerek yoktur.
devamını gör...
esinden bosanan oglunu ise "aslan oglum" diyerek karsilar bunu elestiren ahlak fakiri. muslumanim diyen adamin asla ama asla yapmayacagi istir. ıslam'da kadinin yeri her daim en ust seviyede olmustur.
ıslami orguden cikaralim bir de oyle bakalim, yine neresinden tutarsan tut bunu elestirmek se ref siz lik! ayrica o kiz evlat da bir daha eve gelme diyen babanin yuzune bakarsa o da agir serefsizdir.
devamını gör...
trolleri seviyorum. kim sokaktan geçen adam gibi düşünüp tepki çekiyorsa hayranımdır. ince bir mizah anlayışı ya da ince ince dokundurmalar beklemiyorum, ne kadar sert ve ne kadar acımasızca bana göre o kadar başarılıdır. çünkü sokaktan geçen adamın ince bir zekası yok, net biri o. şöyle diyor. eşinden boşanan kızını eve alan adam şöyle böyledir. bu şekilde düşünülen bir toplumda bunların dile getirilmesinden rahatsız olmak ikiyüzlü bir tavır. rahatsız oluyorsan bir şeyleri değiştirmek için doğrusunu anlat, düşünceyi ayıplama, düşünceni anlat ve nedenlerinden bahset. bugün bu şekilde düşünen biri bir şeyleri okurken kendini sorguluyorsa o zaman sen toplum için faydalı bir iş yapmış oluyorsun çünkü. birini eğitmek güzeldir.

haliyle ben başlığı bu hali ile sevdim. şahane bir cümle. çok kötü niyetli. tam anlamıyla anne tarafını yansıtıyor. ataerkil bir düzen içinde yaşıyorlar ve gelinlikle çıktığın eve kefenle dönebilirsin. şiddet görmen ya da eşin tarafından kumar masasında bir başkasına satılmış olman önemli değildir. çünkü düşünce şu. kadının evlenene kadar namusu babasından sorulur, evlenirse kocasından sorulur, biz karışmayız. bu toplumda kadın kendi namusundan sorumlu değildir. eşi ne derse o doğrudur, sorgulanamaz, üzerine laf söylenemez.

çocukken annem zorla babasının evine gönderirdi. bir gün başımı çevirdim ve dayımın eşini gördüm. dayakla cezalandırıldığı bir anın içindeydi ki bu evlerinin önünde oluyordu, bana döndü ve gülümsedi. kadının yüzündeki o gülümsemeyi 20 sene geçti hâlâ unutmadım. dayaktan harika keyif alıyorum gülümsemesi değildi o, burada bir şey olmuyor, korkma ve lütfen kimseye anlatma gülümsesiydi. içinde bulunduğu durumdan yaşadığı utancın bir yansımasıydı. güçsüzlüğünü saklama çabasındaydı ki bana göre güçsüz olan o değil. annemin boktan kardeşi güçsüz olan taraftı. erkek olmasını ancak ailesine ve mahalle insanlarına böyle gösterebilen bir adamdan hiçbir kadın daha güçsüz değil.

o kadın dayak yerken gülümsüyordu çünkü dayak yemesini ayıplamayan bir toplumda yaşıyordu. toplum baba evine dönüp boşanırsa ayıplar ama gözünün önünde onu döven erkeği ayıplamaz. haliyle insanlar şöyle düşününüyor. komşular ne der? bir mahalle dolusu insanın toplam iq seviyesi 70 ve bir kadının hayatı bu insanlar için sabit kalıyor. bizim yüzümüzden oluyor çünkü bu düşünceleri biz besliyoruz, o aileleri kızlarını çekip alma konusunda cesaretsizliğe sürükleyen bizleriz. çünkü ayıplanacaklarını biliyorlar, kızlarının o noktadan sonra boşanmış kadın damgası yiyeceğini biliyorlar. cesur olma şansı yok öyle bir toplumda.

benim gibi biri için toplumun bir önemi yok. toplumun deli olduğunu ve herkesin aynı şeylere inanmasının delilikten daha ötesi olmadığını düşünüyorum. mesela kıyafetin üstüne bornoz giyip bakkala gittiğim zaman beni ayıplayan bir toplum şu kadar umrumda değil. ben biliyorum ki aynı toplum 4 küçük çocuğun kışın terlikle sokakta gezmesini ayıplamadı. o çocukların çöpü karıştırıp ekmek aramasını umursamadı. beni fazladan giydiğim bir kıyafet için ayıplamış olmalarının doğruluğu üzerine gelsinler ve tartışalım. bornoz giyip sokakta gezen bir kadın kışın terlikle sokakta gezen çocuklardan daha mı acınası sahiden? bugün eşim onu aldattığımı düşündüğü için beni çıplak şekilde sokakta gezdirse toplum helal olsun adama der, kendi isteğimle bornoz giydiğim zaman yazıklar olsun diyor. sıcak tutuyor ve kimseye anlatamadım henüz.

haliyle benim komşular ne der düşüncem yok. olmadığı için eşinden boşanan kızını eve alan anne olurum, kaç çocuğu varsa alsın gelsin. çocuğum kimden daha önemli? komşulardan mı? bugün öldürülse komşular yalandan teselli için gelecek ve cenaze sırasında bile yemek dağıtılmasını bekleyecek. kime komşularından bir fayda geldi de kendi çocuklarından daha üstün tutuyor hâlâ anlamış değilim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar