eski kimya

eski kimya hakkında ara ara okudukça bu başlığa bilgiler gireceğim sanırım. kimyacılar varsa ne mutlu.

aslında;
eski kimya = kibrit i ahmer
(bkz: kibriti ahmer)
(bkz: kibrit-i ahmer)

eski kimya binlerce yıldır yer altında bekleyen madenlerin oluşumunu dert edindikçe oluşur. çeşitli kimyasal işlemlerle bu uzun süreyi kısaltıp madenlerin oluşumunu hızlandırmayı amaç edinir ve aslında derdi sıradan madenleri en değerli olana çevirmektir. bunu yapmada çeşitli kuramlar oluşturmuşlar. '4 unsur kuramı' gibi, 'kükürt ve civa kuramı' ve 'iksir kuramı' ile bir madde başka bir maddeye dönüşebilirdi. bu dönüştürücü maddeye kibridi ahmer derlerdi. batıda felsefe taşı ya da kırmızı fosfor olarak da bilinir. Bu iksir ya da taş ile artık adına ne derseniz bu şey ile bayagı madde altına çevrilirdi.

eski kimya ne kadar simya ile ilişkilendirilse de aslında simya kitaplarda büyü ile ilişkilendirilip kimyadan farklı olduğu ortaya konmuştur. kimya kelimesi ibraniceden arapçaya geçtiği de söylenir ve buna göre kimya Allah'tan bir alamet anlamına geldiği yazılıdır. Ayrıca san'at-ı zeheb ameli de denilmiştir. eski kimya mısır'da gelişmiş ve mevcut metinlerin latinceye çevrilmesi sonucu da batı ya geçmiştir.

eski kimya da mevzu;
"maddenin mükemmelleştirilmesi" dir.
maddenin en mükemmel hali ise altındır ve her maden altına dönüşebilir fikri ile oluşur. neden altın? Antik çağ kimyacılarına, simyacılarına göre altın, insan bedenindeki tek ölümsüz parıltıyı simgeler. Yaşlılığa karşı olan bileşenlerde bile altın yer alırdı. Devlet büyüklerine ömürleri uzun olsun diye içtikleri şeyleri altın tastan içmelerini tembih ederlermiş. Çin dolaylarındaki bir inanışa göre ise altın, bedeni çürümeye karşı korurmuş. Mistik tarafları çok yanii. Bu eski kimya, çürümeyi durdurması, yaşlanmayı durdurma, insan bedenindeki yok olmayan madde oluşu derken işi tee ölümsüzlük mevzusuna kadar getirirler. Bazıları ölümsüzlüğü amaç edinir. * Yani aslında maddenin dönüşümü için kimyacının manevi gelişimi şart. böylece kimyacı manevi açıdan yetkinleşince, ruhu bu yetkinliği temsil eden altına dönüşecek. (bak hele yavv) aslında maddeyi altına dönüştürmeyi denerken kendisini mükemmel kılmaya çalışır. yani mükemmelleşme sadece kimyevi açıdan değil ahlaki ve psikolojik açıdan da olmalı. amaç kişinin olgunlaşmasıdır. yani altına dönüştürme olayıyla başlayıp aslında bu amaç bir noktada sembolik bir anlam olarak kalmaya başlar.

yani;
kimyevi dönüşüm+ kimyacının olgunlaşması= özgürlük , aydınlanma , ölümsüzlük ..

kimya, arifler için ise kamil insan olmak demek. Veli ve mürşid nazarına ve o aşka da kimya denir. Mevlana hazretleri, Mutlu olmanın sırrını (kimyagerliği) peygamber efendimiz’den s.a.v öğren de, Allah sana ne verirse ona razı ol.. " abdülbaki gölpınarlı 'ya göre (b:" asıl kimya, ayarı tam, saf altın haline getiren erenlerin nazarıdır)" der.


** kimya-yı saadet alıntısı ne hoş olurdu şu son kısma..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar