etliye sütlüye karışmadan yazmak

eksi almaktan çekinen korkak yazarların yaptığıdır.
korkmayın arkadaşım fikriniz neyse açık açık beyan edin. kendinizi kimseye kanıtlamanıza gerek yok. hele yalakacılık oynamaya hiç gerek yok.
devamını gör...
aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın tarzında yazmaktır. ha bana sorarsanız, arada küçük heyecanlar yaşamak adına sarkastik takılmak lazım.
devamını gör...
sözlüklerde dünyayı kurtarmak için yazmıyorsak çok da şeyetmemek lazım. herhangi bir şey ya da kimse canımı sıktığı anda ben yokum. keyfimi bozamam doğrusu.
devamını gör...
pek katılmıyorum.
herkes fikrini açıkça söylesin, zıt fikirler tartışabilecek ortam bulsun ki zihinsel olarak gelişme imkanı bulabilelim.

ama ne yazık ki tartışma boyutunu yanlış anlayıp kişisel ve dini değerlere hakaret boyutuna varacak cümleler kurulabiliyor bu tür ortamlarda.

belki de birbirimize bu denli saygı eksikliğimiz “vay efendim biz niye ay’a mekik gönderemedik...’in sebeplerinden biridir.
devamını gör...
niye bulasmiyoz? gerekiyorsa yağlı kara olalım lan. etliye sütlüye buluşmaya bulasmaya iyice posta gazetesi aşk şiirleri köşesi gibi olduk. lan olm sacma sapan hezeyanların şairliği de bi yere kadar.
devamını gör...
şu sözlükte yapmak istediğim şey... ama olmuyor... ikiyüzlülük almış başını gidiyor... fıtrat ise müsaade etmiyor... eninde sonunda dayanamayıp etliye sütlüye dokunarak yazıyoruz...

tanım: zatım adına ikiyüzlülüğün alıp başını gitti şu dünyada yapması en zor şey...
devamını gör...
mümkün değildir. "a" yazarsın, "b" kızar. "beni niye yazmadın" der. b'yi eklersin c çıkıp: "a ile b'yi yazdın beni niye yazmadın, faşist" der. en iyisi düşündüklerini yazmak.
devamını gör...
etliye sütlüye karışmadan yazmak ; kimseye sen şusun busun demeden yazmaktır.
bildiğini yazar bilmediğini okur öğrenirsin. bildiğinin de eksiği yanlışı varsa birileri hatırlatır anlatır yine öğrenirsin.
üst perdeden habire ahkam kesersen kimse seni ciddiye almaz , ortalıkta dolanır durursun kndi haline.
devamını gör...
patlak balon gibi zigzaglı, fikirsiz olmak gibi bir şey değildir. ilgilendiği, kendine mal ettiği, biriktirdiği konuları vardır onları yazıyordur... bilmediği ya da eksik bildiği ama ilgisini çeken konularda da okuyup yazıyordur... onun inancına, bunun takıntısına sataşmıyor ya da alkış tutmuyordur... kimseye yaltaklanmadan ya da kimseyle didişmeden bildiğini, inandığını yazmaya devam eder gider... *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar