ev taşımak

hic esyam yok, valizi alir cikarim desen bile, beladir, tüm evi sirtinda tasiyorsun gibi zordur. hele ki ayrildigin evle ilgili hatiralarin varsa, geride biraktigin mekan icin aglar, öyle cikarsin.
devamını gör...
üç kısıma ayrılır;

1-evi toplama kısmı. çok yorucudur. anandan emdiğin süt burnundan gelir. her şeyi tek tek sararsın. çay bardağından tut ayakkkabıya kadar bütün eşyaları kolilere doldurursun ve bu sırada bunun tekrar açması da var diye vah vahlanırsın.

2-eşyaları gideceği yere götürme kısmı. bu aşama çok möhümdür. eşyaları taşıyacak ekip kibar olmalıdır. ya da zarif. yoksa bütün cam eşyanın köküne kibrit suyu döker. mobilyayı boydan boya çizer. ayakkabısıyla koltuklara basar. yani eşyaların sahibini çileden çıkarır.

3-yerleşme kısmı. bu biraz daha kolaydır. ev güzelse eğlenceli bile sayılır. yoruculuğuna laf yok ama en azından sona yaklaşılmıştır. kırılanlara üzülünür ya da kaybolanlara. *
devamını gör...
bana göre beş kısımdan oluşur;

taşınılacak evi bulma,

taşınılacak evi temizleme,

eşyayı toplama,

taşınma,

yerleştirme...

8 kez ev taşımış ve 9. ya hazırlanan biri olarak henüz bu işten sıkıldığımı söyleyemem..
devamını gör...
dün gün boyunca uğraştığım / uğraştığımız durum.
bir de bu durumlarda eğer ki öğrenci iseniz ve evsahibiniz çekilir gibi değilse iki kere kolay gelsin.
şimdi biz ayıptır söylemesi mutfağın lavabosunu kırdık, küçük oda ile salona açılan kapının dilini içine geçirttik, tuvaletin kapısının kulpunu içeriden balkonunkini ise dışarıdan kırdık.durum tam bi felaket yani. he bide üç yıl önce ilk taşındığımızda benim odanın camının kulpu çıkmıştı ben de baktım kulp eski attım.gittim yenisini aldım.
evsahibi taşınma olayı esnasında geldi şöyle bi kolaçan ediyor evi.
durum belli,cıngar çıkacak.
adama dedim abi böyle böyle mutfak lavabosu...önemli değil ya dedi.... Allah Allah dedim, hadi hayırlısı.
abi tuvalet, salon oda, balkon kapıları falan...önemlii değil ya dedi. iyi dedim ulan, boş yere adamın günahını almışız,meğer melek gibi bi kalbi varmış.
neyse, biz devam ediyoruz o hengamede bi taraftan kamyona konulacakları atıyoruz, bi taraftan bizce önemli olmayan ama başka öğrenciler için 'dünyalar' anlamına gelecek olanları dağıtıyoruz bi taraftan kamyoncu ile pazarlık.
o ara içeriden bi ses.
"gelin buraya, benim evimin pencere kulpunu ne yaptınız?
girdim içeri, abi hayırdır dedim.
adam burnundan soluyor.
baktı bana.
benim evimin pencere kulpu n'oldu?
ya dedim böyle böyle, o eskiydi hem kırılmıştı bende bak yenisini aldım.
yok, adam anlamıyor,tutturmuş illa eskisi olacak,o almışmış,özelmiş, önemliymiş...
ulan dedim içimden, tamam bn seni manyak bilirdimde, bu kadar da değil...
senin lavabonu resmen kırdık bi şey demedin, kapılarının dilini içine soktuk , kırdık bişey demedin, şimdi tutturmuşsun kıytırık bi pencere kulpunun lafınımı ediyorsun?
yahu harbiden ne acaip evsahipleri varmış şu dünyada.
insana evden taşındıktan sonra şükür namazı bile kıldırtıyorlar.
rahatsız herifler...
yemişim sizin pencere kulpunuzu.
gitttik aldık onun istediği gibi eskisinden bi kulp.
psikopat, benim ki daha eskiydi demez mi bi de.

sonuç olarak, ne açıdan bakarsanız bakın zordur ev taşımak ama arkanızdan sizi hayırla yâd edecek bir evsahibi bırakamamışsanız işiniz iki kat daha zordur.
devamını gör...
önce market market dolaşır bulabildiğiniz kadar katlı koli bulur onları eve taşırsınız.
sonra yine eş dost market vb dolaşır bulabildiğiniz kadar eski gazete bulur, onları eve taşırsınız.
sonra eşyaları odadan odaya kutudan kutuya taşır, en sonunda tamamlanan kutuları bir odaya taşırsınız.
sonra nakliyeci gelince iş çabuk bitsin diye taşıyıcılara yardım eder, bir kısmını siz arabaya taşırsınız.
sonra gidilen evde yine yardım eder, bir kısmını eve siz çıkarırsınız.
sonra eve giren eşyaları yerlerini bulana kadar oradan oraya, tabakları dolaplara şunları buraya bunları şuraya yine siz taşırsınız.
o da yetmez çıkan çöpleri çöpe siz taşırsınız.

sonuç? bir dünya parayı nakliyeciye verirsiniz. neden? eşyaları taşıdı diye.
devamını gör...
korkunçtur tüm sosyal çevrenin değişmesi bir yana siz taşıyorsanız eğer ertesi gün dayanılmaz kas ağrıları çekersiniz, her adımda baldırınız gerilir, kolunuzu kaldıramazsınız...
devamını gör...
bittikten sonra "allaha şükür be!" denilesi durum.

Allaha şükür be!

hala klavyenin tuşlarına basabiliyorsam o koskoca elbise dolabı ve çekyattan sonra, üstelik 5 kattan indirerek...

Allaha şükür be!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar