evde yalnızken ışıkları sıralı açmak

ah o karanlık.

her şey karanlıkta gizli. ışığın tersini görenler müstesna.

tırsak çocukluk günlerimizin anılarından. hani kapı pervazına ayak ve sırt marifeti ile tırmandığımız, döngel ağacından düştüğümüz, sabah evden çıkıp akşam ezanında bizimkileri peşimizden koşturduğumuz, komşu diye bir kavramın olduğu, satın alınan odunun bodruma taşınması, soba borularının aktarılması, haftada bir ya da iki ısınan kazan eşliğinde zorla banyo yaptığımız; hatta biraz ileri gideyim; cumartesi saat 4'de kara şimşek ilk gösterimi izlediğimiz günler.

aileler misafirliğe gittiklerinde; bir başka odaya geçmek iyice zorlaşırdı. pür karanlıkta kalmamak adına, önce gidilecek yerin ışığı açılır, sonra çıkılan yerin ışığı kapatılırdı. hatta o karanlık odadan çıkarken sırtımdaki ürperme duygusunu hala hatırlarım.
devamını gör...
az önce yaptığımdır.
yatak odası, salon, mutfak şeklinde ilerledimm.
evet korkuyorum, ateist değiliz kardeşim ne yapalım.
devamını gör...
karanlıkta her an arkanızdan bir elin omzunuza dokunma tehlikesini ortadan kaldırmaktır. ışık bizi tüm metafizik varlıklardan muhafaza eder. gerçi elinizi ışığın anahtarına atar atmaz bir el dokunabilir elinize, onun da garantisini veremem. "ben korkmam ki, yalnız kalırım evde ne olacak!" artistliğimin arkasında bunlar yatıyor işte sözlük. rezilim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar