evlendikten sonra erkeklerin değişmesi

siz bekar ezikler için yazayım belki ipucu olur yararlanırsınız.

değişim kavramı kafkanin dönüşümü gibi çok anlamlı olmayabiliyor her zaman. zamana ve zemine bağlı olarak beklentilerin artmasına yönelik muhatabın bunu karşılamaması ya da karşılayamaması şeklinde tezahür ediyor. evlilikten çok şey beklemek zaten ciddi bir problem sonuçta insan ayni insan ama sırf resmî bir bağ oluşunca dunyanin sizin etrafınızda donmesini beklemeniz yanlış onu kafaya sokun.

evlenmeden önceki cicim süreçler, vıcık iliskiler ve duygusal yoğunluklar ebedi devam eden duygular olmaz. is hayati, yeni çevreler, evliliğin getirdiği ciddi yorgunluk, evlilik öncesi gorgusuz kızlardaki şımarık tavırlar ve fahis talepler inanır misiniz bilmem ama erkekleri aklınızın aldığından daha fazla yoruyor. gönül ister ki balayı yapıp doyabildigine sevişin ama hayat bu kadar basite indirgemez insani. önüne surekli engeller koyar. bir yandan eve ekmek getirirken öte yandan yeni bir hayata başlayan erkek rutin hayatından pat diye kopamiyor. alışkanlıklar bir çırpıda kaybolmaz ki. az makul düşünün köprüyü geçene dek ayiya dayı meselesi değil tamamen bu.

bazı erkekler gerçekten bu konuda sorunlu. mali götürünce artık rahat davranıyor ve kadını önemsemiyor bu bir realite ancak genel olarak erkekteki değişim hayatın yükünün eskisinden daha fazla omzuna binmesine binaen oluşan ciddi sorumluluk ağırlığıdır. yani eskisi kadar size öyle canim cicim yapacak takat kalmıyor. bocalamalar oluyor o da sizden kadınlık bekliyor her anlamda bu; cinsel, evsel, duygusal ve düşünsel... erkek mantıgi basit isler; evlilik her ne kadar başlangıçta duygusal bir birliktelik olarak lanse ediliyorsa bile bilahare artık ekonomik bir hale evriliyor. ekonomi deyip geçmeyin hanımlar kolay değil evi geçindirmek ve bir yandan da hem sizi hem isini hem hayatını devam ettirmek.
devamını gör...
taşın sertliğini anlamak zor değil. kafaya indim mi "taş baştan sertmiş" dersin. hepi topu kadında bir dürtü fazla erkekten. o da aşerme dürtüsü . en uçucu dürtüden en köklü , en şiddetli tutkuya kadar değişmeyen ne var ki erkek değişmesin? evlilik öncesi kullanılmış tüm savaş hileleri de böyle böyle değişir zamanla. doyuma ulaşmış her tatminin yavaş yavaş değiştiği gibi.

çamurdan yapılan insana şeytan bile öyle bir güvenmiş ki Allah'ın yanıldığını iddia etmeye kalkmış. bir kadının ve ya erkeğin baştan çıkarcılığının büyüsüne kapılır evlenirsin. ama evliliği çok ciddiye almanın sonu kendi tabutuna sağlam çiviler çakmaktan başka bir şey değildir. çünkü sadece kabuğa tutunarak bir aşk elde ediyoruz. adı ihtiras , enaniyet ,heves ve ümit olan bir kalitesizlik belki de. sonrası bu kalitesizliğin gerçekleşmesi beklentisi içinde koşturmalar. sonra da ruhun bir fırında acılı eriyişi. çünkü aşk dediğimiz ruhun en köklü hazinesine koşulşuz şartsız gönül vererek değil , gerçekten yaşamak ve sevmek için değil bir menfaatperestin , fırsatçının arzularının peşinden gittiği gibi gidiyoruz. sonra "neden değişti bu" zırıltıları. önce kendi duvarlarını yıkması lazım insanın. öbür türlü hüsran ve hicran hep kapıda bekler bizleri.
devamını gör...
gider de "parası var, entel tipi var, karıyeri var " diye çip! erkeğe düşersen değişir tabi ki. öylesi erkekler, ortalık olmuş kadınları gözünden tanırlar yanlız!

(bkz: çip! erkekle kaşar kızın evlilikte asla birbirine denk gelmemesi)

çip! erkek 40 manita edinir ve hepsinin de tadına bakar ,sonra da saf ve temiz bir kızla evlenir. evlendikten sonra da gerçek yüzünü ortaya koyar, çünkü artık hedefine ulaşmıştır.

kızcağızımızın da bu durum dikkatini çeker ve çip! erkeğe " evlendikten sonra değiştin" çıkışını yapar; lakin iş işten geçmiştir.

geçmiş olsun!
devamını gör...
ailesinden başka kimse ile yaşamamış kişi beyanı. hiç kimse aslında sizin gördüğünüz ve tanıdığınız insan değildir. aynı evde en samimi arkadaşınla bile yaşamaya başlayınca problemler zuhur ediyor. ama bu tecrübeleri edinmemiş insanlar bu adam evlendi değişti diyor; yok canım o hep öyleydi ama göremedin ve göremezsin de aynı evde yaşamak adı ne olursa olsun evlilik, arkadaşlık orda çok farklı bir ilişki başlıyor.
devamını gör...
kadınların suçudur. kadınlar erkeklere gerçekçilikten uzak gereğinden çok anlam yüklüyorlar. beklentiler, gereksiz beklentiler ve hayal kırıklıkları, pişmanlıklar.

birde en berbat olanı da insanlar gerçek yüzlerini evlilik öncesi süreçte gizliyorlar, aslında insanlar değişmiyorlar sadece tanımaya başlıyorsun.
devamını gör...
sizinle tanışırken olduğundan farklı davranmış olmasın o?

şimdi erkek ve kadın yeni tanıştığında kendilerini daha iyi göstermek için tonla yalan söyler. ilişkide bir süre sonra yavaş yavaş gerçek kişilikler ortaya çıkmak ister. artık yalanlar azalmıştır, gerçek kişilik özellikleri de ortaya yavaştan çıkmaya başlar. konu evlenmeye geldiğinde yalanlar tamamen kaybolur, erken boşanma ortaya çıkar. yok yalanlar devam ediyosa evlilik devam eder ama zamanla gene yalanlar azalmaya başlar. çünkü rahatsındır artık karşındaki her istediği an öyle ortadan kaybolamaz. bu gerçek kişilikler birbirlerinin hoşuna gidiyorsa evlilik devam eder, tam gaz yalanlar devam ediyorsa evlilik gene devam eder. o yüzden en mutlu evlilikler yalanlar üzerine kuruludur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar