evlenecek erkeklerin bizi bulmakta zorluk çekmesi

evlenilecek kızların yakınması.

evlenilecek kız, evlenilecek kız olduğu icin herhangi bir girişimde bulunamaz. sessizce beklemelidir. çünkü evlenilecek kız olmak bunu gerektirir.

edit: bu tanım tamamen laf olsun tanım dolsun diye bakınızı doldurmak için girilmiştir. evlenmek istediğim sanrısına kapılanlar olmuş * . kapılmayın. ya da kapılın banane.
devamını gör...
evlenilecek bir kızın en önemli özelliği bekar olmasıdır. gerisi hikaye. zekama bak maşaallah !

ee erkekler kapı kapı dolaşıp bekar mısınız diye soramayacaklarına göre ? eskiden kakül sarkıtılırmış ee tabi ince ruh diye bir şey var...
devamını gör...
eğitimli, iş güç sahibi olmaya aday türk erkeği çekingenleşti, dolayısıyla sessizce beklersen daha çok beklersin.
dinen de dediğinin bir savunması yok bunun zira önümüzde hz. hatice (ra) annemizin efendimiz'e (sav) evlenme teklif etme hadisesi var.
evlenmek istiyorsan insanlar arasına karışmalısın (saçını başını dağıtmadan). ya da bir büyüğünden rica et seni birisine göstersin.
ayrıca insanları beğenmeme, kendini bir şey zannetme tarzı kişilik sorunların varsa, onları çözümlemelisin. çevremde gördüğüm ve henüz evlenmemiş insanların çoğunda bu maraz var.
kendilerini mükemmel zannettikleri için evlenecekleri insanın da mükemmel olmasını istiyorlar. dolayısıyla da evde kalıyorlar.
bunu düzeltmek için psikolojik destek almak ayıp bir şey değildir.
ayrıca babacım; rumuzunu ve onun temelinde yatan estetik anlayışını değiştirmelisin.
bir kız cazibe sahibi olmalı ki erkekler tarafından seçilsin.
Allah hayırlı birisi nasip eylesin.
devamını gör...
çamlıca gezintilerinde bekar erkekler bıyık burduğunda mendilini mahsuscuktan düşüren türk kızlarının bu harika buluşu ile tarihe karışmış hadisedir.

tarih: kız mendilini düşürür, erkek hemen yetişir ve alır koşarak kıza yaklaşır, «efendim mendiliniz mi düştü, yoksa kalbime bir aşk ateşi mi düştü bilemedim» der. kız peçesini biraz indirip tebessüm ederek gözlerini kırpar. erkek artık meftun olmuştur ve kızı izler adresi öğrenir sonra da kız istemeye gidilir ve mutlu son.

aktüel: kız facebook ve twitterda hesap açar, bekar erkekler bu hesaplara konulan ve çoğu sahte olan resimlere bakarak kız beğenirler. sonu tam bir facia ile bitecek serüvenler başlar. kimi zaman da olumlu sonuçlar alınır nadir de olsa bir kız gerçek fotosunu koymuştur ve delikanlı ona aşık olur onu facebookta dürter. kız karşılık verir ve mesajlaşma özelde devam eder. sonunda oğlan bir e-mail ile "seni istemeye geliyoruz müsait olunca haber ver" gibi bir şeyler yazar. kız e-postalarına bakmayı unutmazsa annesigile söyler onlar da kabul eder ne yapsınlar ve mutlu sona gidilir.

not: nadir de olsa cogito sözlük gibi yerlerde başlayan aşklar da olmuştur. sonu evlilikle bitsin de gerisi mühim değil demiyorum ama gençler evlenebilsin diye her şeyi yapmak lazım diyenlerdenim. ne genç kızlar koca beklesin, ne evlenebilecek durumdaki bekâr erkekler çile çeksin. yazık ya.
devamını gör...
bir yakınma değildir. yakınma olsaydı şöyle birşey olurdu: "evlenecek erkekler niye bizi bulamüyür, niye bizi görmüyür" ya da "evlenecek erkekler bizi görmüyür. erkek değil mi ayol hepsi kör, boyları devrilsin" ya da "şekerleer hadi görün artık bizi."

evlenecek erkeklerin, evlenmeyi isteyen kızları bulmakta zorluk çekmesinin sebebi, yanlış yere bakıyor olmaları olabilir. bunu sadece açık bir tanım olsun diye yazdım. böyle başlıkları ben uyurken açıyorsunuz, eğlenceyi kaçırıyorum, çok bozuluyorum.

tam bu başlığa uygun bir şarkı biliyorum: "birileri gelse de beni alsa, yanağımı ıslatan yağmur olsaa..."
aaa ne güzel şarkıydı ya.

devamını gör...
saçmalıktır. osmanlı istanbulunda beyefendiler bir hatuna, gönlünün olup olmadığını sormak için şerbet yapar, bu şerbeti o hatuna ikram ederlermiş. şerbet dediysek öyle su, şeker değil sadece; içinde nar çiçeği mi arasın, tarçın mı ararsın, kuru elma mı arasın, demir hindi mi ararsın hepsinden olurmuş. elbette burada seçilen çeşniler de önemliymiş her birinin bir manası varmış! hatun kişi şerbeti baştan kabul etmezse "sen hiç uğraşma bebeqim!" manasına gelirmiş. tabi kabul ederse heyecanlı bir süreç başlarmış. bir sonraki karşılaşmada be yorum yapacak? eğer hatun kişi "efendim, pek ferahmış şerbetiniz, şifa buldum" derse "bu iş olur" manasına gelirmiş. eğer "şerbetiniz biraz tatsızdı, içtikten sonra biraz rahatsızlandım" gibi terennümlerde bulunursa sanırım sonuç anlaşılmıştır. ha, bu ikinci durumda şansınızı sonradan yine dener misiniz; evet denersiniz ama bence düşük ihtimal "o kız baqmaz sana qanqa!" şeklinde tepkiler almanız muhtemel.
tüm bunları niye anlattım; çünkü osmanlı'da bile hatunlara bir şerbet ikram etme imkanı olurmuş. e siz hep evde oturup beklerseniz eve şerbet getirecek halimiz yok! ona göre...
devamını gör...
koordinatların doğru olarak verildiği bir yerdeyseniz navigasyon falan derken sizi bulur evlenecek erkekler ya da niye rapunzel gibi kulede tıkılıp kaldınız ki azcık yürüyün.*

şimdi gayet ciddi bir tespit yapıciiiym sözlük; tanıdığım epeyce bekar erkek ve bekar kadın var. bunların da genelde yaşları 25-40 arası, bir kısmı için "evde kalmış" ifadesini kullanmakta beis görmüyorum. bunların ortak özelliği artık bekarlıktan şikayet etmeleri, evlenmek istemeleri ama bir türlü evlenememeleri. çoğu da az çok dindar öyle bir liste yapacak sevgili geçmişleri yok, bir kısmı çekingen vs. elimizde bekar erkek var mı, vuaaar. bekar kızlar var mı, vuaaar. eee ne duruyoruz helva yapsak yaaaa... diyorum ve bu tanıdıkları bence birbirine uygun düşebilecek, anlaşabilecek olanları tanıştırmak görüştürmek istiyorum ama olmuyor çünkü hem evde kalmış hem de burnu kaf dağında vatandaşın. tanıdığımız bir kız var görüşsen diyorsun hemen soru "kaç yaşında?", başka sorular "çalışıyor mu" "güzel mi" "boyu uzun mu" "kaşlarını alıyor mu ben kaşını alan avrat istemem" çıldırıciiiiiiiiiiiim sözlük. oğlum, kızım bu kadar saçma kriterler belirleyecek konumda mısın yavrucuuuum hııı geldin 40 yaşına neyine senin 23 yaşında kız aramak, boyun 1.75 neyine senin 1.70 lik kız aramak, menopoza girecen niye adamın kafası kel diye dünya iyisi adamla görüşmeye bile tenezzül etmiyon? sonra da niye evlenemiyoruz. niye acaba.
öncelikle erkekler 30 yaşını aşmışlarsa lütfen 25 yaş altı bir kızla evlenme hayalinden vazgeçin çünkü o yaşta bir kız muhtemelen üniversiteden falan kendisine bir sevgili, bir nişanlı yapmıştır ya da öyle bir durumu yoksa da o da tıpkı sizin gibi belli bir yaş sınırı koymuştur sizi düşünmeden şutlar. ve 30 yaşını bulmuş ve de aşmış kızlarımız siz de lütfen kafası kel, göbeği var, aramızda 10 yaş var, bıyığına aklar düşmüş, boynunda fuları, şalı yok diye kısmetleri savmayın. tamam mı anlaşıldı mı. bu tavsiyelerimi dinlerseniz işimi çok kolaylaştıracaksınız, hayırlı bir işe vesile olmam yolunda bana yardımcı olmuş olacaksınız. hayret bir şey yahu bu kadar bekar kız erkek var ama birbirlerini bulup evlenemiyorlar, onlara birbirlerini buldurtmaya çalışanları da bezdiriyorlar sonra yine "kırkıma geldim hala bir yuvam yok" diyorlar. lütfen şimdi sakin ol ve o kriterleri yere bırak canım. kib bye öpmedim caiz değil.
devamını gör...
eskiden, islam ahlakının yaşandığı beldelerde evlilik çağında kızı olan baba arkadaşlarına sorarmış evlilik yaşında oğlunuz var mı diye. böylece evde kalma derdi falan olmazmış.
devamını gör...
(bkz: biz)

ahir zaman sorunudur. mükemmelliyetçilikten kaynaklandığı söylenebilir. ama mükemmel nedir?

erkek istiyor ki, namazını kılsın, kuranını okusun, ev işi ve yemeği bilsin, okumuş olsun*, gerekirse çalışabileceği bir işi olsun, tüm bunların yanında sevecen, güler yüzlü, kültürlü, çeyizinde havlu kadar kitap olsun, modern gibi olsun ama çok da modern gibi olmasın, yani batının iyi yanlarını almış olsun, misalen çoğu şeyin en iyisini bilsin ama bunun karşılığını alamayınca trip atmasın, yani kısaca yok böyle biri.

elimizde ne var, kendini bir şey zanneden ukala kızlar, islamcıymış gibi görünüp sekülerleşmiş kızlar, islamı asosyallikle bağdaştırıp kendini geliştirememiş kızlar, kendini bi şekilde geliştirmiş ama biraz taviz vermiş kızlar, çok kitap okumuş hiç yemek yapmamış kızlar, çok ilgi gösterip çok ilgi bekleyen kızlar... bunlardan birini bulmak kolay aslında.

ama bu işe bir de kız tarafından bakarsak, namazını kılsın, kuranını okusun, işi olsun, evi olsun ya da almaya meyilli olsun, kültürlü olsun, ilgili olsun, düşünceli olsun, nazik olsun, bizi el üstünde tutsun, şiir okusun, komik olsun vb. böyle biri de yok.

elimizde ne var, işi olan ama o maaşla ev alamayacağı kesin olan bir kuru ekmeğe razı kız arayan müslüman erkekler, her fırsatta türbanlı kızlara bir şekilde giydirip 90-60-90 kızlara göz diken erkekler, çok kültürlü olan ama namazını kılmayan erkekler, çok kitap okumuş ama kuran okumamış erkekler, yine islamı asosyallikle eşdeğer görmüş kendini hiç geliştirememiş erkekler, karısının sadece yemek yapmasını yeter görecek kadar geniş erkekler, hiçbir şekilde kendinden ödün vermeyenler, kendinden ödün vermek isteyip şartları buna yetmeyenler vb. bunlardan birini bulmak da kolay.

o yüzden ortada bir yanlış anlayış var, bu anlayış düzeltilmeli.
herkes bunların içinden hayalindekine en yakın olanı seçmeli ve evlenmeli. başka türlüsü zor.

not: bu tanım aşkın varlığı görmezden gelinerek yazıldı, çünkü aşk varsa bunların hiçbirine bakmayacaksınız. yine de Allah'a inansa sizin açınızdan iyi.
devamını gör...
türk kızları aşkı trip olarak algıladıklarından ortaya çıkan durum.
diyelim ki tanıştın kızla bir iki buluştun sonrası? anlatayım..
üçüncü buluşmadan itibaren soru bombardımanı, neredeydin, niye aramadın, telefonda kiminle konuştun?
dördüncü buluşma... bana neden sevdiğini söylemiyorsun? hönk!!
beşinci buluşma facebook şifrelerimizi birbirimize verelim.hınk!
altıcı buluşma sadece elimi tutabilirsin evleninceye kadar.. zınk!!!



devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar