evlilikte mutsuz olmak

ezik yetiştirilmenin sonucu olarak; toplumun evlen baskısına dayanamayıp, ne gelse kabulümdür diyerek evlenmeye karar vermek ve yine aynı eziklikle yıllar boyu bu evliliğe katlanmak.
herkesi mutlu etmeye çalışmak ama içten içe mutsuz olmak.
yapılacak görevleri angarya olarak görmek. hayattan zevk alamamak. boşanacak kadar da cesaretsiz olmak. işin işten geçtiğini düşünmek.
işte tam olarak mutsuz bir evliliğin, mutsuz bir ömrün tanımı bu.
devamını gör...
bu ülkede her şeyi abarttığımız gibi evliliği de abartıyoruz. içine düşen gerçeği anlatamiyor bile. saklı kutu. evet mutsuzlar. bişey var ve saklıyorlar, söyleyemiyorlar, mutsuz oluyorlar. bence kandırıyorlar.
devamını gör...
-evlilikten beklentimizin ne olduğunu,
-evliliği nasıl gördüğümüzü,
-tabular ile mahalle baskısı arasında sıkışıp sıkışmadığımızı tartmadığımız sürece o evlilik mutsuzluğa doğru süreklenir.
bunun ekonomik faktörleri de var tabii. insan evlenirsen düşünüp kendisine sormalı; acaba ben işsiz olursam ne gibi sorunlara yol açar. uzunca bir süre iş bulamazsam?
yani bunun üzerine tezbile yazılır da ben şöyleciğime bir satır karaladım.
devamını gör...
eğer sevdiğiniz insanları Allah rızası için sevip, birlikteliğinizi de Allah rızası için kurarsanız mümkün olmayan durumdur.
lakin bende dahil tüm insanlık nefsine esir olduğundan umduğunu bulamadığından, bulduğunu ummadığından mutsuz olur.
devamını gör...
açıkçası pek de gözümü korkutmayan bir durum.
ve hatta bahisleri artırmak adına şunu söylüyorum ki her daim en iyi-en başarılı-en güzel-en temiz-en titiz- en en en olmaya zorlanan -nispeten doğuda daha ağırlıklı olduğunu düşündüğüm- kültürün kızlarında gerçekleşmesi daha muhtemel.
evlilikte mutlu veya mutsuz olmak ölçülebilir bir şey değildir zira. ama eğer siz doğuştan mukayese mekanizması kurulu yaşamaya başlarsanız işte o zaman afedersiniz şey yarıştırır gibi mutluluk yarışı yaparsınız.
oysa mutluluk daha çok iki kişinin paylaşacağı bir duygusal doyum hali bence. ama işte duygularda bile yarışır olunca insan, gemi su almaya başlıyor.
sanırım bu konuda en tatlı cümleyi halil cibran kurmuş olabilir " bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gelgit çalkalanan bir deniz olsun sevgi"
belki de mutluluk dediğimiz şey eşin medcezirine alışmak ama onun limanını terk etmemekle mümkündür kim bilir?
devamını gör...
kardeşim madem mutsuzsun niye evlendin. hadi evlendin niye boşamıyorsun. hadi çoluk çocuk var diyorsun. niye o kadar çocuk yaptın.
hadi o kadar yaptın ne oldu birden mutsuz oldun. izliyonuz akşam tv de dizileri. görüyonuz güzel kızları veya erkekleri aklınız gidiyor. sonra eşinize bakıyorsunuz. " la bu ne " diyonuz.
oğlum onlar dizi dizi. bakmayın dizilerde full makyaj ve 5 bin dolarlık takım elbise ile kahvaltı masasına oturduklarına. walla onlarda tuvalete gidip yaldır yaldır sıçıyorlar. banyoda her tarafa su sıçratıyorlar. sen zannediyor musun böyle bir hayat yaşayacaksın. patron seni uçağı ile alıp italyada pizza yemeye götürecek.
la önce bir aynaya sonra o kendine bak. o kızlar o erkekler sana bakmaz. götünün tezeği ile hayallere dalma.
sonra ortalığa düşer. müge anlı da kaynım bana kaydı durumlarına düşersiniz. yada sizden en az 7 ay haber alınamıyor durumlarına düşersiniz. neymiş efendim mutsuzmuş. yemeğin önünde. elbiselerin yıkanıyor ütüleniyor ama bizimki mutsuz. aslında adriana lima yı hak ediyormuş. ayyy gotüm.. o da boşanıp ona koşmanı bekliyordu.
aynısı kadınlar içinde geçerli. o izlediğiniz filmlerdeki karakterler aşklar senaryo.
adamı alın nikâhınıza. 3 ayda evdeki hâli eski kocanıza döner. ayrıca türkiye ortalaması 1.5 dk falan. başka hayallere dalmayın. artık ne izliyorlarsa herkes dünyayı öyle sanıyor..
ayaklarınızı yere basın. oturun la oturduğunuz yerde. olmadı anlaşamıyorsan tek celsede boşa. etrafta mutsuzum diye ağlayıp dolanmayın..
la bana ne oluyorsa anlık bir atar yaptım.
siz beni dinleneyim. kafaniza göre takılın.
devamını gör...
burada enteresan bir şey var gerçekten.

evlenmeden önce pür neşeli, hayat dolu, hoppidi hoppidi enerjik insanlar evlendikten sonra böyle bi anda cosa nostra kanunlarının yılmaz uygulayıcıları gibi buz gibi kesiliveriyorlar. sanki o arada bi eşik var, o eşiği geçen buza dönüşüyor, saklanması gereken çok gizli bir sırrın sahibi gibi davranıyorlar, ilginç.
devamını gör...
ya gidin boşanın ya da söylenip durmayın Allah rızası için. son zamanlarda o kadar çok ki bu tür insanlar, artık baydı. yeni evlisinden eski evlisine hepsi mutsuz, hepsi hayattan ve eşinden bezmiş, hepsi "şimdiki aklım olsa evlenmem" modunda. tamam da sizi zorla mı bir arada tutuyorlar? madem mutsuzsun, madem herkese şikayet ediyorsun, ayrıl bitsin gitsin. yapamıyorsan da söyleyip insanları sıkmanın alemi yok. sonuçta kimse bu hayata sizin evlilik şikayetlerinizi dinlemeye gelmedi.
devamını gör...
kararsızlık sonrası açılmış başlık. korkuları var insanların. çünkü alıştıkları hayat ile sorumluluk getirecek bir hayat arasında denge kurmak zor şey. rahata alışmış biri bu işe girmeye korkar.

yok sevmekmiş sevmemekmiş. birbiri için ölebilecek insanların birbirinden ne kadar nefret eder duruma geldiğini gördü bu gözler. evliliğin farklı yönleri var. girift,karışık.


en önemli yönü sorumluluk. insanlarında şu dönemde en fazla kaçtıkları şey sorumluluk.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar