evrim ve deneme yanılma yöntemi arasındaki ilişki

ilk önce deneme yanılma yönteminden bahsedelim. hayat tecrübelerimizi bu şekilde elde ederiz değil mi? mesela elimizi sobaya değdirirsek bunun canımızı yaktığını algılar ve bir daha bunu yapmayız veya bizim için zararlı olan davranışları yapmaktan çekiniriz. neden? canımız yandığında beynimizde amigdala dediğimiz organ vücudumuza sinirsel iletiler yollar, elimiz yaktığımız yeri ciddi şekilde uyarır. peki bunu neden yapar? yok olmamamız için. yani zararlı olan davranışı tekrarlarsak ölürüz değil mi? bu yazılımlarda da geçerlidir, algoritma prensibi a koşulu varken b yolundan git prensibindedir yani algoritmayı yazarken bir doğru seçeriz ve o şekilde gider. bilimde de bu şekildedir sanırım bundan sonrasını açıklamaya gerek yok. deneme yanılma yöntemi doğada da aynı şekilde ilerler mesela su hangi yoldan ilerler? sadece ilerleyebileceği çatlaklardan veya oyuklardan ilerler. neden? suyun aşındırıcı etkisi vardır ve en zayıf bölgeyi delerek geçmeye başlar. aynı prensipte ilerleyen bir şey daha vardır o da evrim. nasıl oluyor peki bu evrim? elimizde x,y,z canlıları olsun. bu canlıların hepsi hayatta kalmaya çalışıyor yani bir ortama uyum sağlıyorlar. eğer tüm kuşları x canlıları yerse nolur? y ve z canlıları ölür. eğer x canlısı y ve z canlılarını yiyerek soyunu tüketirse nolur? x canlısı kazanır ve kendi başarılı genlerini yavrularına aktarır. burası çok net bir deneme yanılma yöntemidir çünkü su en zayıf yolu aşındırıp yoluna devam etmiştir. peki bu x canlısı bu ortamda olan en iyi genlere sahip oldu? basitçe kanserden bahsedelim, kanser dna'nın yanlış replikasyonuyla, kimyasal nedenlerle(sigara) ve radyasyondan olur. olan şey dna'ya olur, yani en yanlış kodlanır ve bu hücrede türeme geni de olursa metastaz(kanser hücrelerinin yayılan tipi, yani kötü huylu tümör) gerçekleşir.müdahale edilmedikçe canlı ölür. aynı kanser tüm canlılara olup durur ama çoğu zaman zararlı şekilde. bazen yararlı şekilde de olur, bir gen sizin daha iyi görmenizi sağlayabilir. bazılarımızın gözü bozuktur, bazılarımızın değildir? işte bu en iyi genin ortaya çıkma şekli iki olasılığa dayanır. birincisi kanser şeklinde gelen genin iyi bir özellik olması, ikincisi ise bu genin ortama sizi daha uygun olmanızı sağlayacak şekilde gelmesi. evet bu yüksek bir ihtimal değil? ama bu sürecin uzunluğu hiç azımsanacak da değil. şu an gördüğümüz canlılar 3.8 milyar yılın geçmesiyle bu şekline gelmiştir. sizde birer ara formsunuz, bunu unutmayın.

edit: adam nerdeyse ben paylaşmadan eksiledi, ön yargınızı seveyim.
devamını gör...
kafamı kurcalayan ilişki. mesela mevsim değişikliklerinde göç eden kuşların sol veya sağ tam hatırlayamadım şimdi gözlerinden birinin dünyanın manyetik alanını gördüğü keşfedildi. böylece nerenin kuzey nerenin güney olduğunu gözleriyle görebiliyorlarmış.

aklıma takılan bu hayvanlar hangi arge çalışmalarının ardından böyle bir teknoloji geliştirdi. nasıl bir deneme yanılma sureci geçirdiler. bir de şu sonar kullanan hayvanlar var. yunus, yarasa falan. baya baya bildiğin sonar kullanıyorlar. sonra kendini dişi arıya benzeten çiçekler, kanatlarını açtığında kaplan gözüne benzeyen kanatları olan kelebekler. yok ya deneme yanılma değil baya baya mübarekler arge yapmış.

(bkz: evrim teorisine inanmanın delilikle eşdeğer olması)
devamını gör...
sözlükte evrim konusunu sol framede görmediğim tek bir gün yok. gündem durgun mu, başlıyor bı evrim muhabbeti. ortalık toz duman. yine denk geldim, bu konuda ben de birkaç kelâm edeyim.

her canlı muhakkak bir değişim sürecinden geçer. bunu basit bir örnekle açıklamak gerekirse, londra'da sanayi devriminden önce kavak pervanesi adında, narin gümüş renginde bir kelebekler yaşardı. yaşadığı ortamda bulunan kavak ağaçları da tıpkı bu renkte olduğu için kendini kamufle ederek av olmaktan kurtulabiliyordu.
19. yyda sanayi devriminden sonra kavak ağaçlarının rengi siyah sis bulutları ve dumandan dolayı değişince, bu gümüş rengi zarif kelebekler hedef haline geldi, ve soyları tükenme noktasına gelinceye kadar av oldular.
işin ilginç yanına gelmek gerekirse, bu olaydan sonra kelebekler siyah renkte kanatlarla doğada tekrar çoğalmaya başladı. ve böylelikle kararmış kavak ağaçlarının arasında tekrar kamufle olabilerek, yaşamaya devam edebildi.
bu yasaya biyolojide doğal seçilim yasası denir, yani güçlü olanın soyunun devam edip zayıf olanın elenmesi prensibi. doğal seçilim için daha verilebilecek onlarca örnek var.
doğal seçilim bize şunu söyler, türler kendileri için (fiziksel şartlar,besin bulma, av olmama vs) en iyi olanı bulurlar, ve bunu aktarırlar.
başlığı açan arkadaş da en iyi olanı bulma sürecinin upuzun bir süreç olduğunu, ve en iyi olana ulaşana kadar karşımıza her türlü mutasyon çeşidinin çıkabileceğinden bahsetmiş.

kelebek örneğinden de anlaşılacağı gibi canlılarda tür içinde bir değişimin olduğu reddedilemez bir gerçek. evrimde sıkıntılı olan kısım türler arasındaki değişim. değişim milyonlarca yıl aldığı için gözlem ve araştırması hayli zor bir konu.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar