fazıl say dan hükümete mektup

gayet samimi ve gerçek bir sanatçıya yakışır bir bille yazılmış mekturdur. mektuptaki şu ifadeler dikkate değer: lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın

mektubun detaylarını okumak isteyenler şuradan mektuba ulaşabilir: http://www.murekkephaber.co...
devamını gör...
muhtemelen derdini anlatan mektuptur.

ancak mesele saygıya ve anlamaya geliyorsa kimse kusura bakmasın da herkes ektiğini biçiyor.
sen inananlara saygı duymadığın gibi onları anlamaya da çalışmadın vakti zamanında.
evet, savunduğun şeyde haklı olabilirsin.
yasakçı zihniyetler doğru işler yapmazlar.
ancak istemeye yüzü olmalı insanın..
devamını gör...
tek kelimeyle harika bir mektuptur...

islam düşmanlığı, Allah düşmanlığı, peygamber düşmanlığı başka bir mecranın konusu. adam türkiye'de sanata ve sanatçıya verilen değeri (!) hükümetin yüzüne çarpmış. ben böylesi bir ülkede yaşadığım için çoğu zaman hicap duyuyorum. insan haklarına gram saygının olmadığı, 300 kişinin öldüğü maden kazasına takipsizlik kararının verildiği, asansör kazasında mağdur olanların umursanmadığı bir ülke burası...

böylesi insana değerin verilmediği bir ülkenin sanata değer vermemesi kadar olağan bir şey yok...

bir ülkenin büyümesi yollarla, havaalanlarıyla, metrolarla, hızlı trenlerle ölçülmez. insanla ölçülür. sanat insana ait bir değerdir oysa. sanatçı bir toplumun en naif, en entelektüel, en duyarlı insanıdır.

dine karşı söylediklerinin hep karşısında durun da. adam doğru şeyler söylemişse "evet ya doğru söylüyor aslında" da diyin.

sizin zihniyetinizle bu ülke bir adım ileri gitmez. kimseyi dinlemeyen, etiketleyen, sanata ve sanatçı ancak kendi tarafındansa saygı gösteren adamlarla, kadınlarla nereye kadar?..
devamını gör...
yakında say tarafından yapılacak provakatif bir çıkışla unutulup gidecek mektuptur.
devamını gör...
sanatın s sinden anlamayacak, herkesin kendi gibi dusunmesi şartıyla kabullenebilecek, yasakci zihniyeti benimseyen gözleri paradan başka bir sey görmeyen hükümete ithaf edilmiştir.
devamını gör...
mektubu ''şöyle kaliteliyim, şöyle müthiş sanatçıyım, şu kadar popülerim, dünyada eşim menendim az bulunur'' güzellemeleriyle doldurmuş, halâ burnu kaf dağında, etrafına halâ yukardan yukardan bakmaya pek bir hevesli...
''dünyada şu kadar ülkede şu kadar konser veriyorum, şöyle şöyle eserlerim var'' cümleleriyle de bana recep ivedik tiplemesini hatırlatmıştır: ''ağresifiim, kompleksliyiim, yonjacom üyesiyiim. 540 tane testemoniyelim var, 670 tane frendzim vaar, 74 tane mesıj requstim vaar.''

buna benzer rakamları sayıp sayıp aklınca ayar vermeye çalışmış yine birilerine.

sanata, sanatçıya değer verilmesini istiyormuş muhterem, ''yersek'' derdi falan tek buymuş yani...

bu zevat değil miydi 'arabeski sevmek vatan hainliğidir' diyen? 'arabesk yavşaklığı' gibi terimler icad edip milleti aşağılayan?

devamını gör...
--- alıntı ---

bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? dünya`da pek çok sanatçı var, aralarında dinlere inananı, inanmayanı, budist olanı, deist olanı, ateist olanı var. kimse sanatçıları bu yüzden sorgulamıyor. açık olabilelim.

--- alıntı ---

benim üzerinde düşünmeye değer bulduğum kısımlardan biri bu. zaten eleştirilen kısım da burası. yani adam seninle aynı değerlere inanmayabilir, senin gibi düşünmeyebilir bu ayrı bir konudur ama kardeşim adamın eserlerine sansür uygulamak nedir?

hükümetin bir sanatçıya uyguladığı sansürün, o sanatçının dünya görüşü, hayat felsefesi ile icra ettiği sanatın birbirlerinden bağımsız ve ilgisiz olduğunun idrak edilebileceği ender mekanlardan biri olan/olması gereken şu sözlükte bile savunulması durumumuzu özetlemeye yeter...

haa bize feyk sosyalistler yılmaz erdoğan, yavuz bingöl gibi yalakalar, orhan gencebay ya da kocadan torpilli ebru gündeş vb. gibi sanatçılar yeter diyorsanız eyvallah...

önemsediğim mektuptur vesselam. devletin sanatçıya sırf düşüncelerinden, dünya görüşünden, felsefi ya da dini inanış ya da inanmayışından ya da herhangi başka bir sebepten dolayı eserine sansür uygulaması çok ayıp bir şeydir, açık faşizmdir...

devamını gör...
(bkz: durumum vardı okudum)

güzel bir yazı kaleme almış. hükümetin tutumunu eleştirmiş kendi açısından. çoğu halledilebilir. ama kendisinin tweetlerini unutmadık. o yüzden yazdıkları samimiyetten uzak geliyor.
devamını gör...
islam düşmanı ya da islam ile alakasız olduğu için her iyi şeyi reddetme faşizmini de ortaya çıkarmış mektup. fazıl say'ın hükümete, islam'a, kur'ana, peygamber'e elhasıl bu ülkenin ekseriyeti için bir anlam ifade eden değerlerine ters olması ayrı bir şeydir. zaten o twitleri attığında ya da çıkıp bazı beyanlarda bulunduğunda insanlar eleştirdiler, hatta sövdük saydık. buna eyvallah...

lakin adamın icra ettiği sanatın bu konuyla ne ilgisi var? o zaman marks'ın, freud'un, proudhon'un, sartre'ın, nietzsche'nin vs. bütün kitaplarını yakalım, ülkeye sokmayalım... sansür işte böyle saçma bir şeydir. haa bizimkiler burada da durmazlar. iş büyür ali şeriati, seyyid kutup, muhammed esed vb. adamlar bile aforoz edilir. nitekim ediliyor... daha düne kadar devlet bu ülkede necip fazıl'ı da nazım hikmet'i de sansürlemişti... idris küçükömer, aziz nesin vb. de sansürlüydü. sonuç? sıfır...

ama o sıfıra kadar yaşananların artık bir birikime dönüşmesi gerekmez mi? fazıl say'ı zerre sevmem, müziği de ilgimi çekmez. şahsen senfoni ile filan işim olmaz. neşet baba dinlerim, müslüm gürses'e hastayım ama bu fazıl say ölsün halk konserinden selamlar demeye de gerenk yok. az akıllı olun...
devamını gör...
dört tüp boyası, domuz kılından fırçası asgari ücretten fazla ise bana sanattan bahsetmeyin. böyle yapınca köpeğine kedisine aylık binlerce liralık özel ithal mama alan zengin züppelerinin bir gariban çöpten ekmek topladığını gördüğünde suratını ekşitmesi gibi bir şey oluyorsunuz. asıl sanat odur ki Allah teâlanın yarattığı en büyük sanat olan insana sahip çıkmaktır. onun yarattıklarını taklit etmek değil.
devamını gör...
bu kadar haber olmasina gerek olmayan mektuptur. her an küçümsedigi halkının ülkesinin imajını ne zaman bu kadar düşünmeye başladı acaba?

cumhurbaşkanlıgı senfoni orkestrasını bir defa dinledim bi naneye benzemiyor ahaha... yok canım şaka.. güzeldi elbette ama fazıl say olmasa da güzel olmaya devam edecek.

devamını gör...
dün kültür bakanlığı iddiayı tekzip etmişti, bir de açıklama yapmıştı detaylı olarak.

özetle say'a sansür uygulanmadığını, eserlerine yer verildiğini tarih ve rakamlarıyla bildirmişti kamuoyuna.

ben de burada tanım girerken herhalde herkes haberdardır bu tekzipten diye belirtme gereği dahi duymamıştım.
anlaşılan o ki ya halâ haberdar olunmamış tekzipten, ya inanılmamış tekzibin doğruluğuna ya da duymamazlıktan bilmemezlikten gelinerek hala sansür varmış gibi tanım giriliyor ki enteresan yani...
niyet üzüm yemek demek değil bağcı dövmek, anlıyoruz da bari bunu fazıl say üzerinden yapmayın be kardeşim... hiç mi başka adam kalmadı, mevzu yok hükümeti eleştirecek? ne güzel bakara makara falan vardı, alın ordan yürüyün işte.

tekzip metni için; http://tinyurl.com/pjy6kro

devamını gör...
bakanlık açıklama yapmış. sansür yokmuş. tamam o halde.
devamını gör...
sivri dilli, toplumun değerlerine saygısız, antidemokrat olduğunu düşündüğüm şahıs. saygısız insanın saygı istemesi ne büyük bir ironi. bu şahıs önce milletin kalbine girsin ki millet onun fikirlerini, eserlerini dinlemek istesin. saygısız, hakaretvari milletin değerlerine pervasızca saldırsın sonra ben onun sanatçı kişiliğini kabul edeyim öyle mi? benim meşrebim, mezhebim geniş değil. beni tanımayanı tanımak zillettir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar