felaket

doğal kaynaklı ve kasıt unsuru olmadan ortaya çıkan, büyük ölçüde can ve mal kayıplarına sebep olan olaylardır. örnek vermek gerekirse deprem, sel, fırtına, salgın hastalıklar ve yanardağ patlaması gibi olaylar felaket olarak adlandırılabilir.
devamını gör...
m nedim hazar'ın 14 mart 2011 günkü yazısı. müthiştir, okunmalıdır.


--- alıntı ---
Ne zaman bir deprem olsa benim aklıma kutsal kitabımızdan ayetler gelir.


Elbette Kur'an-ı Kerim'de bizzat zelzele ile ilgili sûre var biliyorum ama aklıma ilk gelenler Rahman ve Gaşiye sûreledir. Ve Rahman Sûresi denilince de hemen Ömer Muhtar filminin o muhteşem eğitim sahnesi gelir. Hani şu Anthony Quinn'in çocukları karşısına alıp Rahman Sûresi'ni okuduğu sahne. Şöyle soruyor bir noktasında: "Allah niye denge dedi?" Cevabı da kendisi veriyor: "Çünkü denge olmadan her şey dağılır!"

Hikmet ve basiret vizörüyle bakıldığında esasen evrenin dağılması değil, dağılmaması, hercümerc olmaması mucizedir. Eğer bu mutlak dengeleyiciden habersizseniz bu kadar ince hesabın, trilyon kere trilyon adedince çarkların birbirini etkileyerek kusursuz işlemesi mümkün olmasa gerek.

Şöyle buyuruluyor Rahman Sûresi'nin 5. ayetinde: "Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir." Ki bilim adamları depremler ile Ay hareketi arasında ciddi bağlantı olduğunu düşünür hep. Ne ki kutsal metinlerde de yaratılış anlatılırken 'yer ile gök' hep beraber anılır. Bakara, 117: "Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah'tır. O, bir işin olmasını dilerse, ona ancak 'ol' der ve olur." "Kün feyekün"; işin künhü burada sanırım... İnsanoğlunun, dolayısıyla bilimin yapabileceği tek şey, var olanı fark etmektir aslında. Newton'a atfettiğimiz 'Yerçekimi kanunu' bir fark ediş ve formülize ediştir. Yoksa elma Newton'dan önce de yere düşüyordu emin olun. Bilim adamları, Ay'ın son 18 yılın en yakın geçişini yapacağını ve bu durumun Dünya üzerinde sıradışı etkileri olabileceğini söylemiş bir süre önce ve buna 'Süpermoon' adını koymuşlar. Bazı medya organları başlık atmış: Depreme neden Süpermoon mu?

Sanki olacak olana sebep yok!

Rahman-7: "Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu." Başka bir sûrede ise tamamlayıcı bir tablo vardır adeta: "Ey insanoğlu! Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?" (Gaşiye-1) Hemen ilerisinde ise yine tanıdık bir uyarı var: "Göğe bakmazlar mı, nasıl yükseltilmiştir? Dağlara bakmazlar mı, nasıl dikilmişlerdir? Ve yeryüzüne bakmazlar mı, nasıl düzleştirilmiştir?" (Gaşiye- 18/20) Ve hemen akabinde yapılması gerekeni söylüyor: "Öğüt ver, sen ancak öğüt verirsin!" Zilzal Sûresi'ni hepimiz biliyoruz zaten. Yeryüzünün içindekileri dışarı fışkırttığında, insanoğlunun 'Neler oluyor?' sorusuyla şaşkınlığa uğrayacağını belirtiyor. Japonya'da yaşanan son deprem felaketinin görüntüleri, hele bizim gibi deprem kuşağındaki bir toplum için şüphesiz çok büyük bir etki yaptı. Ve elbette derin düşüncelere itti. Lakin insanoğlu nisyan ile malul sevgili dostlar. Japonya'dan gelen ilk haberler sevindiriciydi ancak ne yazık ki tablo giderek kötüleşti. Şimdi on binden fazla ölümden bahsediyor uluslararası ajanslar. On binlerce kayıp dahil değil bu listeye...

Deprem ve sonrasında tsunami... Kibirli insanlığa verilen bir ders mahiyetinde sanki. Koca koca binalar, son model arabalar, yılan gibi kıvrılan yollar... Şimdi bir de nükleer felaketten korkuluyormuş... Görünen o ki insanoğlunun açgözlülüğü, hep bir şeyleri talep etmesi ve çok şeyi tahrip etmesi felaketin boyutunu büyütüyor. Şehirlerde hayvan kalmamış ki, yaşanacak olan felaketi önceden hissedip kendi lisan-ı haliyle uyarsın. Karınca, böcek bilmem ne haşere şirketleri vasıtasıyla yok ediliyor. Kuşlar uğramıyor kirlilikten ve gürültüden. Sokak hayvanları telef ediliyor habire... Ve biz orijinal halini bozdukça, her fabrika ayarına dönüş canımızı yakıyor, acıları büyütüyor. Suçu toprağa, yer altı gazlarına, denizlere atarak en büyük sorumlu olan bizleri unutturmaya çabalıyoruz sanki. Oysa önce şunu kabul edip bakmalıyız olaylara: "Rabb'im isterse sular büklüm büklüm burulur..."

Ki ben bizzat bir din büyüğümden dinlemişimdir: "Gaz Allah'ın gazıdır, ister tek seferde bırakır hepsini, ister parçalara böler..."

Hakikat budur...

'Ya dize gel, ya kudur!'
--- alıntı ---
http://www.zaman.com.tr/yaz...
devamını gör...
felekten gelir. yani yıldızların (gezegenlerin), göğün ve hareketlerinin yol açtığı musibetler, böyle inanılıyordu.

göğün, semanın, gökyüzünün hareketlerinin yeri, dünyayı etkilediği bir gerçek. en bilindik olanı gel-git olayı. gökyüzündeola olan doğal hareketler elbette doğa'yı da etkileyecektir. göğün hareketleri dairesel sonuçları doğrusal mı? olabilir. gökyüzünün hareketleri yeryüzüne etki ediyorsa elbette dairesel hareketlerin doğrusal sonuçları da olabilir. doğa'nın hareketlerinin doğrusal olduğunu biliyoruz.

büyük felaket nedir?
devamını gör...
son zamanlardaki favori parçam. çekici bir tınısı var.

ezhel
zeynep bastık

[verse 1]
güneşi gülüşüne nasıl sığdırdın?
döndürür kalbimi çöle
gözünden akan yağmurlar
döndürür çölleri sele
saçına kopan fırtınalar
eserken ruhumda hala
dediler, "bu kız neymiş?"
dedim, "felaket felaket"

[nakarat]
fe-la-ket!
bu kız bi' afet bi' afet
gözün gözüme değse
kopar kıyamet kıyamet
yarattın dünyamda zelzele
hala sallanır bu hergele
kaybettim kalbimi ben yine
ah! felaket felaket

[verse 2]
bombalar yağar bu şehre seviştiğimizde
darbeler vurur ruhuma
seni düşünüp her içtiğimde, maddeler
susarım sana, konuşamam açım, susarım sana
seni bana, beni sana hiç anlatamadım çok
fırtınaların koptu, dalgaların boğdu
yalanlarım çoğaldı
yarınlarım lavlarının en altında kaldı
hiddetinin şimşeği tüm şiddetiyle çarptı
ne özleminin yüceliği uçurumdan farklı
ne yüzde biri kadar cehennemin sana rahat
evim, çatım, pencerem, kapım şu başımdan uçtu
göklere düştü, sıyrıldı sıtkı
fena fena, pek
hem aşk hem lanet
her an devam hep
bela ve zahmet

[nakarat]
fe-la-ket!
bu kız bi' afet bi' afet
gözün gözüme değse
kopar, kıyamet kıyamet
yarattın dünyamda zelzele
hala sallanır bu hergele
kaybettim kalbimi ben yine
ah! felaket felaket?
devamını gör...
bütün gün “dedim felaket felaket, fe-la-ket!” diye diye iç sesimin loop’a aldığı parça.

--- alıntı ---

güneşi gülüşüne nasıl sığdırdın?
döndürür kalbimi çöle
gözünden akan yağmurlar
döndürür çölleri sele

--- alıntı ---
devamını gör...
2019 yılında spotify türkiye'de en çok dinlenen şarkı olmuş.

içinde "güneşi gülüşüne nasıl sığdırdın?" diye bir ibare geçiyor ki nezih bir ibare gerçekten.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar