felsefe ehlinin tamamı cehennemliktir

gazali'yi herkesin okumaması gerektiğini bir kere daha gözümüze sokmuş beyan...

şöyle söyliyeyim bunu...

gavurun gustav jung'u bile ulysses'i okumak için 3 koca sene hazırlanır başka kitaplar okur ve sonunda alır eline (gerçi joyce'un son anında ''ne kimse anlamıyor mu'' dediği rivayet edilir ya neyse )...

ama bizde okuma yazma bilen herkes herşeyi okuyup anlama muhtariyetinde ne hikmetse...

bende orta mektebe giderken seyyid kutup'un fizi'lerini okurdum...

sonradan ahmet kekeç bir konuşmada imkanım olsa tüm fizi'leri yakarım sadece ehil olanlar okusun minvalinden konuşmuştu...

yunus'a gidiyor aklım...

''çıktım erik dalına/anda yedim üzümü....''

çok şükür ki cennetinde, cehenneminde anahtarı biz insanoğlunda değil...
devamını gör...
aziz sıddık kardeşlerim,

madem risale-i nur, makine ile taammüm etmeye başlamış ve madem felsefe ve hikmet-i cedideyi okuyan mektepliler ve muallimler çoklukla risale-i nur a yapışıyorlar; elbette bir hakikat beyan etmek lâzım geliyor. şöyle ki:

risale-i nur un şiddetli tokat vurduğu ve hücum ettiği felsefe ise mutlak değildir. belki muzır kısmınadır. çünkü felsefenin hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye ve ahlâk ve kemâlât-ı insaniyeye ve san atın terakkiyatına hizmet eden felsefe ve hikmet kısmı ise, kur ân ile barışıktır. belki kur ân ın hikmetine hâdimdir, muaraza edemez. bu kısma risale-i nur ilişmiyor.

ikinci kısım felsefe, dalâlete ve ilhada ve tabiat bataklığına düşürmeye vesile olduğu gibi, sefahet ve lehviyat ile gaflet ve dalâleti netice verdiğinden ve sihir gibi harikalarıyla kur ân ın mucizekâr hakikatleriyle muaraza ettiği için, risale-i nur ekser eczalarında mizanlarla vekuvvetli ve burhanlı muvazenelerle, felsefenin yoldan çıkmış bu kısmına ilişiyor, tokatlıyor; müstakim, menfaattar felsefeye ilişmiyor. onun için mektepliler risale-i nur a itirazsız, çekinmeyerek giriyorlar ve girmelidirler.

fakat gizli münafıklar, nasıl ki bir kısım hocaları bütün bütün mânâsız ve haksız bir tarzda ehl-i medresenin ve hocaların hakikî malı olan risale-i nur aleyhinde istimal ettikleri gibi, bazı felsefecilerin enaniyet-i ilmiyelerini tahrik edip, nurlar aleyhinde istimal etmek ihtimâline binaen, bu hakikati asâ-yı mûsâ ve zülfikar mecmualarının başında yazılsa münasip olur.


said nursî
devamını gör...
burada bir mecaz var ise doğru!

kendi cehennemi var felsefenin, içinden çıkamazsın. aklın aklı aşması na-mümkün. aklın ötesi yok, var mı?

fizik ötesi var. akıl sınırlıdır, sonu vardır. sonu olmayan daha doğrusu “ öteye uzanabilen “ nur/ruh vardır.

akıl düzdür, lineerdir. nur öyle mi? ötelere sızabilir, uzanır.

evrilir. evrim teorisi mi? belki.

sadece akıl ile mütemmim olsaydık delirirdik muhtemelen insanlık bu ana gelemezdi. nur ile donatıldık, üflendi bize. böylece ötelere uzanabiliyoruz.
devamını gör...
açıklarının ve dinde yaptıkları tahribatın farkedilmesini istemeyen gelenekselcilerin uydurmasıdır. insan düşünecek ve kur'an'ı zorlayacak hee? vay babam vay! insanın ömrü hayatı anlamaya yetmiyor ki kur'an'ı da tam anlasın? üstelik kitabın içinde 4- 5 yerde geçen meydan okuma ayetleri var, dahası, düşünmeyi ve sorgulamayı bizden Allah istiyor.


"körle gören, inanıp yararlı iş işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. ne kadar az düşünüyorsunuz?"

mu'min 58
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar