feminist

feminist toplumda anlaşŸıldığŸının tersine erkek düşŸmanı değŸil kadın düşŸkünü demektir. gerçek feminist olan birisinin lezbiyen olması kuvvetle muhtemeldir. erkek düşŸmanlığŸı misandrist kelimesinde karşŸılık bulur. yanlışŸ anlaşŸılmayı düzeltelim.
(bkz: misojinist)
devamını gör...
islamda kadın haklarını bilip, toplumda haksızlığa uğrayan kadınların, kendi haklarını geri istemesi üzerine, tu ka ka denilebilmesi için takılan lakap..

kısa ve öz;
başörtüsü sorunu neden var... cünkü yasak olup hakları elinden alınan kardeşlerimiz var...
işte değerleri olması gereken yerde olmayan kadınlar da var ki, haklarını arayıp, feminist damgası yiyen mümineler var...

benim anlamadığım ise, bir toplumda iki bireyin (kadın ve erkek) birinin ayakları zincirle yere bağlıyken, diğerinin(o da zaten nikahla bağlıdır) yükselmesinin mümkün olmadığını görememek... vesselam...
devamını gör...
tanım: kendisine aşık olabilecek bir adam bulmadığı için kadın ırkçılığı yapmaya karar veren; sevgili bulduğu an feminizmi bırakacak kadındır
devamını gör...
liberal marksist radikal diye devam eden türleri mevcuttur.
devamını gör...
"size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? nisa - 75

lütfen bunu manevi bir mücadele içinde düşününüz... *
devamını gör...
aslında kendi adına mücadele etmeyen,* * sorumlu olduğu mümine hanımlar adına mücadele eden hanımdır... kimbilir... ayrıca feminist ismini de kabul etmeyen, çünkü islamda zaten varolan kadın hakları olarak değiştirilmesini isteyen hanımdır...
devamını gör...
o da diğer bütün 'kılıf kavramlar' gibi elastik nitelik kazandırılmış 'hak ve hukuk' mücadelelerinde nefse hoş gelenlerdendir.
devamını gör...
- hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine, bir köle azat etmiş sevabı yazılır. r.nasihin.
- kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür. *

ilk şehit - hz sümeyye.
ilk müslüman - hz hatice.
resulun soyu - hz fatıma.

ali şeriati - fatıma fatımadır... *
devamını gör...
erkeklerden ve onların hareketlerinden bıkmış bir kişiliktir. doğuştan değil sonradan kazanılan bir alışkanlıktır.
devamını gör...
batı avrupa da demokrasiler yükselmeye başladığında ve genel oy olgusu oluştuğunda dışlanan kadınların tohumlarını attıkları hareket. ilk ortaya çıktığında amacı kadınların da erkekler gibi oy haklarının olmasıydı. bu haklar elde edildikten sonra, feminist hareket, iş hayatındaki ücret eşitsizliklerine ve kadınların eğitim haklarını erkeklerle eşit düzeyde kullanabilmesine kendini adadı. feminist hareketin bir kolu sosyalizm ile birleşmiş sosyalist feminist hareket ortaya çıkmıştır.
devamını gör...
akıllarında sorun olduğunu düşündüğüm topluluk. evde eşine bir bardak su getirmek kölelik, işyerinde elin adamının emriyle bilmem kaç bin kere getir götür işi yapmak eşitlik oluyor onların gözünde. ne diyeyim ki? ya da ne denebilir ki zaten?
devamını gör...
herbir fikrin çelişkili ve yaşanmaz nitelikte olduğu bir akım. kimin neyi neden yaptığı belli değil.
devamını gör...
feminizm destekçisi.
toplumun her kesminin ortaklaşa nefret ettiği şey feminizm.çok acıklı, kadınlar bile nefret ediyor. zaten kadın diye bir şey kalmadı artık bayan var. kadın demek bile hakaret.
tüm izmler içerisinde feminizmden komünizmden daha çok nefret ediliyor buna eminim.
http://www.bianet.org/biane...
devamını gör...
hakkında bir fıkra:

fadime feminist olmuş. ingiliz ve fransız feminislerle sohpet ediyorlar. ingiliz feminist: "bir gün bulaşıkları yıkamadım. birinci gün bir şey görmedim. ikinci gün de görmedim. üçüncü gün baktığımda kocam bulaşıkları yıkamıştı."

daha sonra fransız feminist:"bir gün bulaşıkları yıkamadım. birinci gün bir şey görmedim. ikinci gün de görmedim. üçüncü gün baktığımda kocam bulaşıkları yıkamıştı." ardından bizim fadime anlatır:

"bulaşıkları yıkamadığımda birinci gün bir şey görmedim. ikinci gün de görmedim. üçüncü gün gözlerim yavaş yavaş görmeye başladım. bir de baktım ki dağ gibi bulaşık duruyormuş."
devamını gör...
bazen ihl degil mizah sozluk tadında girdiler vardır ya..bu da o baslıklardan.

yazmak bedava, sulu gozlu ask siirleri yazmak bedava...

istemek bedava... biraz dunyadan haberdar bir kadın ( feminist olması da gereksiz ) karsına cıksa ona yaltaklanmak bedava..

ruhun bedava.. ne zaman fikir ve bunları savunan insanları ciddiye alacaksın ?
kendi hayatını tamam ciddiye alma da baskasına bu ofken neden ?


aklı basında feminist kadın seni incitmeden ne hallere sokardı bunu da biliyorsun da bilmeyi yediremiyorsun.

buralarda laf da bedava... bedava hayatların bedava ...

feminizm uzerine tek kitap olumadan konusmak bedava...

emek vererek laf ettigin ,sagcı devralınmıs olmadıgın neyin var senin ?


devamını gör...
'sözlük'teki feminist güruh'' diye sık sık zikredilen topluluk.

ulan diyorum, ben niye bilmiyor, görmüyorum. 2-3 kişiden ibaret sanıyordum. (bu kadarcık bildiğim nick var) hakketen ''güruh'' var burada. biraz şakayla dokundursan -hassas oldukları konulara- eksi yağıyor, demek ki var baya bir.

ben 18 yaşında feminist görmedim, duymadım.

ne diyordum; birisi alsın şunları. (her anlamda anlaşılabilir)

ben almayayım. *

devamını gör...
vermek terimi ne kadar bayağı ne kadar avam bir tabirdir. insanlığınızın ön düğmesini iki dakika ilikleyin.

kadınların değil insanlığın eşitliğini savunan görüştür. ataerkil toplumlarda kadınlar eşit sayılmadığı için, kadınların haklarını savunan akımdır.
devamını gör...
erkek düşkünü veya kadın vericisi olmaktan öte bir akım. kadın haklarını savunan, özgürlük ve eşitlikçi bir yaklaşım.

ataerkil toplumların sorunu, her ne kadar "kadına değer veriyoruz" denilse de bunun sadece lafta olmasıdır, kadına değer verildiği falan yoktur. kişiler sadece vicdanen rahatlasınlar diye, din, inanç, hatta bu ülkede laiklik kisvesi altında kadını ezmektedir. en basit örneği, kadının temel haklarından eğitim, kesinlikle eşit şartlarda sunulmaz. kıyafet özgürlüğü yoktur. başkalarını yaptığı siyasetin kahrını hep kadınlar çekmiştir. şimdi bunun neresi adil, neresi eşit, neresi özgür?

bu şartlar altında, erkekler sadece kendi davaları için piyon olarak kadını kullanırken birilerinin de kadın haklarını gerçekten savunması lazım. işte bunu da erkek düşmanlığı yapan feminist görünümlü kadınlardan çok gerçek feministler yapar.

örnek vermek gerekirse; esra elönü.*
devamını gör...
olayı hala organ olarak görenler, nedense sokakta karıya kıza sarkanlardan farksız.

ne olduğu anlaşılırsa tecavüz ve kadın ölümlerine son verilecek görüş.
devamını gör...
feminizm yanlısı kimse denir.

azılı bir erkek düşmanı değilseler de yakıcı bir kadın düşkünü oldukları su götürmezdir.
devamını gör...
fıtratı reddeden kimsenin bir diğer adıdır.
devamını gör...
adalet, eşitlikle karıştırılan kavram..
yok arkadaş kabul etmiyorum ata erkil bir dünyayı, kızlar şunu yapamaz, erkek adam göğsünü gere gere bunu yapar martavallarını..
yanlışsa bayana da yanlış erkeğe de yanlış halbuki..
dini boyutta sınırlar zaten bellidir..benim isyanım bunu geçmiş öğretilerle, gelenekle, büyük büyük atasından gördükleriyle yanlış şekilde yansıtan baskıcı güruha..
yok efendim bayanlar siz çalışmayın, erkekler işsiz..az akıllı ol da kap o güzelim işi..bayansın bir adım geri dur hopp bıla bıla bıla..hangi devirdeyiz, olması gerekenler nasıl bir kelimeye sığdırılıp feminist/antifeminist şeklinde kutuplaştırılır? o zihniyetten şüphe ettim şimdi..
devamını gör...
ilk çağlarda amazon denilen kadın topluluğunun şimdi; derince yırtmaç, biraz çatalı cüretkar ifşa eden dekolte ile erkek diyarında yaptıramayacakları şebeklik olmadığını bilen güruhtur...
devamını gör...
yanlış ata oynayan hipodram müdavimidir.

zira feminizm, kadını anlamsızlaştıran ortaçağ'ın ardından, aydınlanma ve reform adı altında kadını özgürleştireceğini ilan eden algıdan doğmuştur. kadını cadı diye krematoryumlarda yakan, kadını sadece kırbaçlanması gereken bir kısrak olarak gören bu vahşi anlayışın sahipi adamlar, kadına yepyeni bir tuzak hazırlamışlardı. adı feminizm. feminizm, kadınların özgürlük hareketi ve kadının toplumdaki varoluş kimliğinin idealize edilmiş adıydı onlara göre. böyle sarmışlardı bu yalancı dolmayı. -cemil meriç'in "her türlü izm, dimağımıza giydirilmiş deli gömlekleridir" lafzını da unutmayalım-. kadın, özgürleşeceğini düşünerek bu dolmaları sofraya servis etmeye başladı bir an önce. ama bunun, erkeğin kendisine yaptığının aynısı olduğunun farkına varması yıllar sonra farkedilecekti kadın tarafından. ataerkil algının kendilerine yaptığı kadın düşmanlığını, bu kez feminizm adı altında erkeklere yaptılar. feminizm, kadın haklarını savunmak değildir. feminizm, kadın hak ve hürriyetleri adı altında erkek düşmanlığı yapmanın adıdır. işte kadına "kötülüğe kötülükle cevap ver" denildi gizlice ve kadın bu zokayı yuttu. işte bu yüzden hala tez üretmektense antitez üretiyor sosyal statüde bir yerlere varmış kadınların bir çoğu.

işte bizim müslüman hanım yazarlarımızın, düşünürlerimizin bir çoğu bu gerçeği hala farkedemiyor ve söylendiğinde bu zokayı yutmadığını ifade ediyor. ama dışkılarına bakıldığında bu yalancı dolmaların midesine cup diye oturduğunu görmek zor olmuyor. * işte feminizm, tam manasıyla bu tufaya gelmenin dini jargondaki adıdır.

haklarını savun, sana zulmeden erkeklerden hesap sor, ataerkil algının anlamsızlaştırdığı kadının titreyen sesi ol. ama bunu yaparken varlığının sesi olan islami perspektifi kullan ve kadın haklarınının savunuculuğu yerine erkek düşmanlığı yapma. aksi halde sana düşmanlık yapan o rezil ve necis erkeklerden hiçbir farkın kalmayacak ve aynı tuzağa, aynı zalimliğe sen de düşeceksin. batı'nın 'yara üstüne tuz' meşrepli yalancı dolmasını yutup bu yörüngeden seyretme dünyayı. aksi halde senin gündeminde sadece başörtülü kızları zinaya sürükleyen çember sakallılar, kurumsallaşıp menfaat kapısı haline gelen cemaatler, muta nikahı yapan tarikat mensupları, islami gece ve sempozyumlarda başörtülü kız kaldıran kukumavlar olacak. ve sen kadını, kadınlığı, hz.hatice'yi, nur'u, ahzab'ı, meryem'i değil hep bunları anlatacaksın. hep burada vakit geçirecek ve antitez yazmaktan tez yazmaya fırsat bulamayacaksın. perihan mağden'in değil zeynep gazali'nin perspektifinden baktığın zaman dünyaya, yusuf'luk taslayan brad pitt'lerin ipliğini kendiliğinden pazara çıkarmış olacak ve brad pitt'leri hasıraltı edecek öz ve üvey yusuf'lar yetiştireceksin.
devamını gör...
zararları en fazla kendilerine dokunan kadınlardır.
devamını gör...
zıtlıktaki güzelliği anlamadan ve fark edemeden eşitlik açgözlülüğü ile eldeki bulgurdan olunması.
devamını gör...
sibel üresin feminist kavramını son yazısında şöyle açıklamış;

--- alıntı ---

islâm'ın kadını ezdiğini, kurtarılması gereken ikinci sınıf insan muamelesi uyguladığını ve kendilerince bu ezik kadın sınıfına cumhuriyetin gûya haklar tanıdığını savunan ancak bana göre birliktelik yaşayacak ve kendilerini özel hissettirecek bir erkek bulamamış, günü birlik ve geçici ilişkilerle kendini çaresizce avutmaya çalışan, yalnız, mutsuz ve erkeksiz kadınlar topluluğudur.

islâm felsefesini anlamış ve benimsemiş bir kadın bilir ki; erkeği onu korumak ve muhâfaza etmekle, onun ihtiyaçlarını karşılamak, çocuklarına babalık, kendisine kocalık görevini yapmakla yükümlüdür. islâm kadınları bu sorumlulukları kocasının taşıdığını bilmenin verdiği hafiflikle hayatlarını; kendilerini geliştirerek, sosyal yaşam içinde aktif olarak bulunarak, kimi zaman o her kadının bayıldığı alışveriş merkezlerinin birinden diğerine koşarak, parklarda çocuklarıyla oynayarak ve ailesiyle beraber keyifle yedikleri akşam yemeklerinin ardından son olarakta onu Allah'ın emaneti olarak seven, koruyan, kollayan, okşayan kocasının güvenli kollarında huzurlu bir uykuya dalarak, feminist kadınların sahip olamadıkları böylesi bir lüks içinde yaşarlar.

bu sebeple sevgili feminist kadınlar...
son sözüm şudur ki... ya akıllı gibi görünmek uğruna çaba harcayan mutsuz bir kadın olmaya devam edersiniz ya da sizin deyiminizle akılsız görünmeyi göze alarak mutlu olmayı tercih eden diğer kadın. tercih sizin...

--- alıntı ---
http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
kadını eşya olarak gören böceğin zamanında ezilmemesinden dolayı yıllardan sonra bazıları için alışkanlık haline gelmiş durumdur. sosyolojik açıdan irdelenmesi lazım olan hususları da vardır, dini açıdan değişmez hükümleride.

mor çatıya gidenlere gülüp geçenler, bir kavgaya bile arkadaşlarını almadan gitmez iken her kendini savunan kadını feminist olarak bir kalıba koymak vicdansızlıktır. fitille alması gerekirken ağzı güya içip kendini kaybeden bir erkeğin bir kadının gözü morartması ve haber bültenlerinde yürüyüş yapanlara feministler denmesi hangi akılla söylenir algılama da güçlük çekmekteyim.

evet kadının ve erkeğin toplumda yerleri farklıdır. kimisi dogmatiktir ,kimisi kültüreldir ama şu da vardır din evrenseldir. dini motifi kullanan bezgire sor bakalım . der mutlak "dur dedim durmadı. eşi olarak yaptım kırdım, döktüm" hangi hakla ? dini hususlar.. peki kadın hakkı kul hakkı mevzularında ne kadar bilgilisin? beyhude açacak güneş.. neden mi ? bu ülkede din , kadın üzerinde bir baskı unsuru olarakta kullanılmaktadır. kimisi bağırır, kimisi ise tabuların arkasına saklanır.. ya cümle kur anlamaya çalış, iyice bir oku bakalım hayat neymiş.. ama bu kadın içinde geçerli nereden durmam lazımmış kaideler ne imiş nasıl sorumluluklarım varmış.. bunlar olduğu sürece zaten feminism diye bir tanım kalmaz
devamını gör...
içten içe bütün kadınlar feministtir.
adı feminizm olmasa da kadının aşağılanmışlığına üzülürler.
siyaset, sanat, bilim, edebiyat, spor. felsefe...bütün kurumlar erkekler kulübü gibi.
kadınlar yok denecek kadar az. kadınlar bu işlerden anlamadıkları için mi? geleneksel görevleri, erkeğin bakış açısı, toplumsal ve hukuki normlar daha yeni yeni insan olabilmelerine müsaade etti de ondan.yakın tarihe kadar kadın insan mıdır diye tartışılan bir dünyada yaşıyoruz.16. yüzyıl avrupa’da kadınların ruhu var mıdır? kadın insan türünden midir? şeklinde sorular vardı.dinlerde de kadınlar hep ikinci sınıf insan olarak nitelenmiş. incil'de"kadın sükunet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum." diyor isa. yahudilikte de kadın malı üzerinde tam olarak söz sahibi değil. yahudilikte kadın, miras nikah gibi konularda islamla karşılaştırılamayacak kadar kötü. böyle bir durumda feminizm gibi bir akım oluşması son derece normal. işin magazinsel boyutuna takılıp kalındığı için arkasında yatan nedenler unutulmuş. "eşit işe eşit ücret" talebiyle ortaya çıkmıştı nitekim.
21. yüzyılda yaşıyoruz. kadınların da insan olduğuna birkaç yüzyıl önce karar verildi. birkaç yüzyıldır insanlar.dolayısıyla dünya medeniyetine daha yeni katkı yapabiliyorlar. bu yüzden "neden hiç kadın yok , demek ki kadınlar fıtratları gereği bu işlere yatkın değiller onların işleri sadece üreme ve erkeğe hizmet.erkeklerden bir adım geridedirler." düşüncesi çok sığ.


devamını gör...
feminist, toplum bilim öğretisi olarak feminizm yanlısı, kadınlığının sosyolojik, biyolojik, ekonomik, seksuel, hukuki bağlamda farkındalığını yaşayan, dayatan.

bachofen, 1861 yılında yayımladığı analık hakkı adlı eserinde, ilk insan topluluğunda kadın egemendi der. mülkiyet hakkının ortaya çıkışı ve babalığın, erkek olmanın temelinde yorum kazanması, kadın özgürlüğü ve egemenliğini yitirmesine neden olmuştur.
engels özel mülkiyetin ve devletin kökeni adlı eserinde aynı olaya değinir, çocukların babadan miras alabilmek için, çocuklara baba geninden bir ad verilme zaruretine değinir.
yine aynı eserde engels, analık hukukunun yıkılışını, kadın cinsinin en büyük yenilgisi olarak not eder.
devam eder, boşanma hakkı erkeğe geçmiştir. ihanet erkeğin tekelindedir.
napoleon yasası bu hakkı perçinler. tek önemli husus, erkeğin ikinci kadını eşinin evine getirmemesi-bizdeki kuma uygulaması- şartıdır.
feminizm, feministler kapitalist düzenin ağır baskısı altındadır.
feminist için ideal olan ve dolayımla feminizmin geleceği, yine engelsden aktarırsak; çözüm yepyeni bir kuşağın yetişmesine bağlı. bu kuşakta erkekler, para ve toplumsal statüyle kadına sahip çıkamayacak, aklından bile geçirmeyecek. bu kuşakta kadınlar, kendini gerçek bir aşktan başka hiçbir nedenle kendini bir erkeğe vermeyecek. bu kuşak yetiştiği anda kadınlar, kadınların hareket tarzını belirleyen eski erkek egemen kuralların hiçbirini tanımayacaktır.
yirminci yüzyıl sonlarında yükselen, çağımızda hız kazanan feminist hareket, kadın dayanışması ve bu dayanışmaya artan şekilde destek veren erkek cinsi, yeni kuşağın habercisidir.
devamını gör...
genellikle batılı kızdır ve zannedildiği gibi çirkin veya kendisine aşık olabilecek bir erkek bulamadığı için feminist olmamıştır, otu boku genellemenin alemi yok.
bana göre kadın kadınlığını erkek erkekliğini bilse hiç gerek olmayan hede. önemli olan adaleti sağlamak.
devamını gör...
hakkını koruyan kadın her zaman takdir edilmelidir. ama feminizm olayı sapkınlık boyutuna vardırmaktır. amaç üzüm yemekten çok bağcıyı dövmeye dönmektedir.
devamını gör...
genelde mutsuz ve yalnız kadınlardır.kendine egemen olacak erkek bulamadıklarından , bulan kadınlara nispet erkek egemenliğine karşı çıkarlar bunlar.
devamını gör...
erkek öküzen dünyada ortaya çıkmışlardır.

bir kadın erkeğin görünüşte egemen olduğunu bilir ona göre davranır.

her damarınızı, sizi acıtacak her yönü/yanları da bilir.

feministleri sevmiyorum fakat kızmıyorum da. etraf delikanlılığı bir kadına her şeyiyle hükmetmek olarak algılayanlar ile dolu.



--- alıntı ---

bakara 187:

oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılınmıştır. onlar sizin için giysidir, siz de onlar için giysisiniz. Allah sizin öz benliklerinize yazık etmekte olduğunuzu bilmiş, tövbelerinizi kabul edip sizi affetmiştir. artık şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığı şeyi arayın. tan yerinin beyaz ipliği siyah ipliğinden sizce seçilinceye kadar yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın. mescitlerde itikâfta bulunduğunuz sırada zevcelerinizle cinsel temas kurmayın. işte bunlar Allah'ın yasaklarıdır, bunlara yaklaşmayın. Allah, ayetlerini insanlara işte böyle açıklar ki korunabilsinler.

--- alıntı ---


devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar