feminizm

bu akımın dünya örgütü tarafından hazırlanmış bi zeka sorusu vardır. kevın costner'in golf oyuncusunu canlandırdığı filminde geçiyordu. sanırım soru şöyleydi:

bir baba ve oğlu haftasonu balık tutmak için birlikte arabaya binip şehir dışındaki bir göle doğru gidiyorlar. yolda elim bir trafik kazası sonucunda baba ve oğlu ağır yaralanıyor.olay yerine intikal eden 2 ambulansın birine babasını ötekine de oğlunu koyuyorlar. ve bir karışıklık sonucu ambulanslar farklı hastanelere gidiyor. oğlanın götürüldüğü hastanede hemen acilen ameliyathane hazırlanıyor ve oğlanı ameliyat için salona giren başhekim çocuğun yüzüne bakıyor. gözleri doluyor ve diyor ki :
- bu benim oğlum. ben bu ameliyatı yapamayacağım. dayanamam.

?
devamını gör...
feminizm erkek düşmanlığı değil, patriyarka karşıtlığıdır. en çok yanlış anlaşılan kavramlardan biridir ben feministim diyenler yüzünden bu kadar yanlış anlaşıldığını da biliyorum. ilk orataya çıkışı emekçi kadınların erkeklerden çok daha az ücrete daha uzun saatler çalıştırılmasıyla olmuştur.
çünkü savaş döneminde erkekler cepheye gittiğinde çalışma işi kadınlara kalmıştır. kadınların bu elimahkumluğunu bilen sermaye sahipleri kadınları sömürmüştür. ve feminizm hareketinin ortaya çıkışı böyle emekçi kadınların varlığıyla gerçekleşmiştir.

ama nedense ülkemizde emekçi olmayan kadınların dillerine pelesenk iken emekçi kadınlar bu kavramdan habersizlerdir.
(bkz: tarih bilmemek)
(bkz: tarihi okuyamamak)
(bkz: kavram karmaşası)
devamını gör...
erkek kadın kimliklerinin, cinsiyetlerin yeniden tasarlanmasını savunan perspektif. ama yine kadın erkek olarak. cinsiyetler yok olsun dense mesela, daha makul karşılanır. bu durumda dileyen dilediği kimliği seçebilir 2 değil belki bin kimlik arasından.

revize, yeniden tasarlama yönüyle statükoya başkaldırı feminizm. eşitlik deniyor, sürekli dillerdirdiğimiz erkek egemen toplumum imajını değiştirmek için erkeğe atıf yapılıyor, erkek-kadın eşitliği isteniyor. aynı pozisyondaki kadın erkekle aynı muamele görsün demekse bu, hiç de kadınların tercih edeceği bir durum değil.

erkek egemen toplumun sorumlusu da yine kadın görülüyor erkeklerce, "siz egemen olsaydınız" deniyor. oysa zaten erkeğe toplumun biçtiği rol bu, itiraz etmiyor yenileri, anneler de itiraz etmiyor, ezilen kadınlar oğullarını başka kadınları ezecek şekilde yetiştiriyor. bilirsiniz, nazi kamplarında görevlendirilen yahudiler de kötü muamele ediyor diğer yahudilere.

"kadına cinsel obje değil insan muamelesi yapılsın, bu gözle bakılsın." kimse itiraz edemiyor bu bakış açısına etik değerlerimize de uygun olduğundan. ama kadının elinden işvesini, cilvesini, vücut kıvrımlarıyla, kadınlığıyla var olmak hakkını almak istiyorlar. bu yolla kadın daha çok anne denen, cinselliğiyle var olamayan bir birey haline gelir, bu en büyük soyutlama olur onu fıtratından. erkeklerin cinsellikle kadınların kirlendiği inancına da katkı sağlar bu bakış açısı. "e demek siz de aynı fikirdeydiniz" denir.

dert bedenin, kadın erkek bedeninin eşit ölçüde cinsel kimlik olarak algılanması ise, erkek bedenine de değer verelim, ikisini de sıfırlamaktan iyidir. erkekte de güzellik arayalım. paraya, güce bakmayalım mesela. cinsel obje olarak algılanmaktan iyi mi sanıyorsunuz para kaynağı bir obje gibi algılanmayı? katiyen değil.
devamını gör...
feminist iddialara gore toplumsal bir haraket haline gelisi 19.yy i bulmussa da tarihin daha erken donemlerinde de var olmus bi akimdir. aristo kadin icin tamamlanmamis, eksik erkek derken, platon politeia'da aile kavramina karsi duran ve bekciler sinifina erkegin yaninda kadini da alan tavriyla iki cinsin statulerini esitler, bu anlamda, kadinlari asagilayici bulunabilecek dier soylemlerine ragmen platon bile ilk femnistlerden sayilir onlar icin.

feminizm tek bir hareket degildir. kabaca iki ana gruba ayrilabilir. birinci feminism kadin ve erkegin esitliginden yola cikar, bugunku sorun iki cinsin arasindaki biyolojik farkliliklarin bir sonucu degil, toplumda kadin ve erkek arasindaki sosyal ekonomik ve politik farkliliklarin bir sonucudur der. ikinci feminism, kadin ve erkegin farkliligi temelinden yola cikar ve buna biyolojik birbirinden farkli yapilarinin sebep oldugunu savunur. onlar kadin ve erkegin esitligini deil, toplumda kadinin erkekle esit muameleye tabi tutulmalari ve esit haklara sahip olabilmeleri fikrini savunurlar.

bunun disinda feminizm radikalinden ayrilikcisina, porno positivinden, lezbiyeninden islamcisina kendi icinde bir cok alt gruba http://ayrilir.ve bu gruplar da kendi iclerinde birbirilerine kritik gelistirirler. son ayrimda dikkat ceken islamcı feminizm musluman nufusa sahip ulkelerde son yirmi yilda var olan ve yayilan bi durumdur. aslinda tercume edilirken islamci feminizm denmisse de, islam& gender arastirmalarinda musluman ulkelerindeki feminist hareket ikiye ayrilir: islami feminizm ve müslüman feminizm. islami feminizm kendine kaynak olarak dinin temel dayanaklari kuran ve sunneti alirken, musluman feminizm, insan haklari, uluslararasi anlasmalar vesair dier politik bati soylemlerini de referans olarak gosterir. bu anlamda aslinda birinci grup, islamic feminism, kendine verilmis bu isimlendirmeyle barisik deildir. cunku feminizm batida dogmus bi kavramdir ve islam ruhuyla celisir. onlarsa islam icinde var olan fakat toplum tarafindan gormezden gelinen haklarini geri alabilmek icin ugrasirlar.fakat konsepti ve toplumda basgosteris nedenleri geregi yine bati tarafindan boyle adlandirilmaktan kurtulamaz.

islam dunyasinda ilk kadin organizasyonlarinin en bilinen ornegi malezyadaki sisters in islam dir. ulkenin akademisyen,hukukcu ve teolog vasfiyla en onde gelmis kadinlari tarafindan 80li yillarin sonunda kurulmustur. kendi ifadeleriyle islamin 1400 yil once kadinin statusunu iyilestiren reformcu ruhunu takip ediyorlardir. ulke kadinlari icin basarili calismalari vardir. bunun disinda endonezyada da rahima adli musluman kadin orgutu unludur. musluman feminizm dendiginde akla gelen unlu isimler margot badran, fatima mernissi, irshad manji, shirin edabi, amina vedud, asma barlas, laila ahmad, nawwal al sadaavidir

devamını gör...
tek tip değildir. versiyonları ve diğer idolojilerle eklemlenmiş çeşitleri mevcut olan kadının mevcuttan ön planda olmasını savunan idolojidir. ayrılıklar kadının nasıl ön plana çıkacapı konusundadaır. diğer idolojilerden farklılıkları vardır. net bir devlet tipi falan önermezler bencilce bir harekettir. ayrıca kıskançtırlar. velhasıl kadının tüm özelliklerini barındıran bir düşünce akımıdır.
devamını gör...
feminizm, sosyoloji, politik akım ve etik alanlarından oluşur, temeli ya da temel endişesi daha çok kadın özgürlüğüne dayanmaktadır. bazı versiyonları geçmiş ve şimdiki toplumsal ilişkilere karşı eleştireldir. çoğu toplumsal cinsiyet (gender) ve cinselliğe (sexuality) ilişkin toplumsal inşa olduğuna inandıkları unsurları analiz etmeye odaklanmıştır. yine çoğu feminist cinsiyet eşitsizliği ve kadın hakları, ilgileri ve kadın sorunlarını araştırmaya odaklanmıştır.

feminist teori toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğasını anlamayı amaçlar ve toplumsal cinsiyet politikaları, iktidar ilişkileri ve cinsellik üzerine odaklaşır. feminist hareket içinde kadın ve erkeğin eşitliğini savunan gruplar olduğu gibi kadının biyolojik ve duygusal olarak erkeğe üstün ve erkeğin "tamamlanmamış kadın" olduğunu savunan daha radikal gruplar da yer almaktadır.
devamını gör...
islam hukukunun kendilerine verdiği yetkiyi çok iyi bilmedikleri için kadın haklarının savunucusu görevini üstlenen modernleşme kurbanlarının oluşturduğu akım. 1983 yılında amerika senatosunun kendi çıkarları için aslından uzaklaştırıp çarpık halini dünyaya yaymaya başladığı demokrasi, insan hakları, hayvan hakları vb. sözüm ona fikir akımlarından bir tanesi. ülkemizde türk aile yapısnı bozmak için kullanılmıştır ve bugün kü boşanma olaylarındaki artış örnek gösterilerek başarılı olduğu kesinlikle söylenebilir.
devamını gör...
felsefesine karşıyım ama şu erkeklrin hatta müslüman ve dindar erkeklerin eşlerine yaptıkları zulümlerden ötürü acaba mı demeden geçemiyor insan..
devamını gör...
kadın hakları diye bir şey uyduran saçmalık.

yav kadın hakkı, erkek hakkı diye bir şey mi var?

kadınlarla erkekleri eşitleştirmeye çalışıyorsun sonra tutturuyorsun bir kadın hakları!

insan hakkı o insan. kadının, erkeğin ayrı hakları yok her insanın hakları var.

değerli arkadaşım serhatla bu konuda bir sohbet etme gereği duydum.

akher; feminizm hakkında ne düşünüyorsunuz ?

serhat; efendim feminizm baştan başa yanlış saçma sapan bir erkek düşmanlığı, yani kadın hakları diye bir şey savunduları yok. amaçları insanları ikiye ayırıp ayrı ayrı haklar vermek.

akher; hmm, ama kadınlar erkeklerin egomanyası altında ?

serhat; öyle bir şey yok bu kadın erkek sorunu değil bir sınıf sorunudur. mesela zengin ahmet' in kızı ayşe iyi eğitim görmüş tahsilini yapmış, haklarından haberdar, kendi parasını kazanıyor. ayşe isterse kralı gelsin ezilir mi? tabi ki hayır. bir de köylü hüsam' ın kızı fatmaya bakalım, köyde tarla bahçe çalışmış, eğitim sıfır, okumayı yazmayı zor sökmüş. bu kadın ezilir mi ? tabi ki ezilir. ama eğer sen köylü hüsamla, zengin ahmet' e eşit koşulları eşit imkanları, eşit eğitimi verseydin fatmada ayşe gibi ezilmezdi. baştada söyledim sorun erkek kadın sorunu değil, sosyal sınıf sorunu.

akher; ama bu toplumda eğitim görmüş kadınlarda eziliyor, küçüklükten öyle şartlandırılıyorlar.

serhat; şartlanmasınlar efendim! burda sorun kadındadır, okumuş, doktora şu bu her şeyi yapmış, eline mesleğini almış kadın kendini ezdiriyorsa, hala şartlanmak gibi şeylerden bahsediyorsa, yazık aldığı eğitime de, okuduğu okulun sıralarına da, verilen emeklere de.

akher; kadınlar eziliyor !

serhat; ezilir, bu yerleşmiş düzende erkekte ezilir kadında. erkek kendine kadın tarafından evi geçindirmenin sorumluluğu verildiği taktirde, sosyal düzeni sıfır olan toplumlarda kadınlardan daha çok ezilir daha çok yıpranır. diyorum ya bu bir erkek kadın ayrımı ya da sorunu değil, sosyal sınıf ayrımı..

akher; teşekkürler serhat.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar