fernando muslera

#spor  #özgürler 

kızmayın darılmayın. bir özeleştiri yapacağım. içimden geçenler bunlar.
öncelikle kendi nefsime hitabım. fani şahıslardan kalbimizde sevgi ve muhabbetlerle birer mecazi maşuk yapıyoruz. kahramanlarımız oluyor.spor alet olmaktan çok amacımız oluyor. ve bizim gibi insanlar bizim meşguliyetimiz oluyor.
hangi takım hangi futbolcuyu transfer etmiş. hangi futbolcu ne kadar alacakmış?
bir öğretmen arkadaşım vardı. lise yıllarını anlatıyor. tüm maçları canlı izlerdim. kafamdan kadro kurardım. maç yaptırırdım. sadece türkiye ligi değil yabancı liglerdeki futbolcuları forma numaralarını, takımlarını sıralardım diyor?
sevgili narrateur kardeş senden bu sevda yok mu? elbette gıdıklıyor beni de mazideki yaşantım. yaşantılarım. ama bu hal bunu sorgulamaya ve bundan uzaklaşmama çalışmama engel mi olmalı? bu iş malayani demeye nefsimi ikna etmemelimiyim. ben insanım. kulum. ömrüm geçiyor. hepimiz gibi benim de fanim, malayaniyatım çok. bir arkadaşım futbolcuyu takip eder ben başka bir şeyi. ama bu şey beni asıl vazifemden uzaklaştırıyorsa o şey yanlış değil midir? evet ben de futbol izledim. evet ben de futbol takip ettim. sevindim. hüzünlendim. ama bu sevincimi ve hüznümü asıl baki lezzetler olan lezzetlerde yaşayamadım. bu hal benim kalbimin terbiyeye ihtiyacı olduğunu göstermez mi? yoksa yaptığım şeyde bir haklılık payı arayıp "hayır yaptığım doğru, bu da olacak hayatta mı" demeliyim her daim.

cennetin ucuz olmadığını zamanla anlıyorum. 30 yaşıma doğru giderken ömrümün kaçta kaçını ahirete maledebildiğimi sorguladığımda avuçlarımda koskoca bir hiç görüyorum. bugünkü fanim futbol, yarın ki fanim şehvet, öbürgünkü fanim mal, mülk, alışveriş tutkusu olabilir...

hepsi nesne. modern putlarımız diyeceğim ağır olacak. ama ben ağır abi değilim. ama her ne benim hissimi, hevesimi, duygularımı kendine alıyorsa ve bu fani bir şey ise ve Allaha bağı yoksa o şey benim için bir boşluk değil midir?

özeleştiri demiştim ya. kalbimin ne kadar gıdıklandığını, terbiye alamadığımı şöyle izhar edeyim. malumunuz şike mike olayları. fenerbahçe takımına olan sempatim. aslında banane fenerbahçeden. ligden düşürülmüş. şampiyonluğu alınmış falan demem lazım gelmez mi? belki ben dünya liginden cehenneme düşeceğim? hal böyle iken bile yine merak hissi...gıdıklıyor...

kedinin fare meselesi gibi. kediyi terbiye etmişler. oturup kalkıyormuş falan.uysallaşmış. aylar geçmiş böyle. sonra meydana çıkmış. bir fare. kedi durur mu... hurra...

bizimkisi de öyle değil mi?
kurtulmak için bu halden kardeş kardeş birbirimize dua etmek birbirimize borcumuz olsun...
ne diyelim...
Allah kurtarsın...
devamını gör...
muslera galatasaray forması ile ilk maçına olympiakos karşısında çıkmış fakat 1.dakikada gelen gole engel olamayınca takımı hazırlık maçından 1-0 mağlup ayrılmıştır. muslera ilk resmi maçına istanbul büyükşehir belediyespor karşısında çıkmıs fakat kalesinde 2 gole engel olamamıştır ve takımı 2-0 mağlup olmuştur. muslera, süper ligin 3.haftasında galatasaray'ın deplasmanda oynadığı karabükspor maçında rakibine yaptığı hareket sonrası kırmızı kart görmüş ve takımını 10 kişi bırakmıştır .bu maç ile birlikte 8 deplasman maçında kalesinde tek gol bile görmeyen muslera galatasaray'ın başarısındaki en büyük mimarlardan olmuştur. muslera, galatasaray'daki ilk penaltı kurtarışını ise süper lig'in 2011-12 sezonunun 10. haftasında oynanan mersin idman yurdu maçının 45. dakikasında yapmış ve takımının puan almasını sağlamıştır ayrıca muslera galatasaray forması ile ilk derbi maçına 20 kasım 2011'de beşiktaş karşısında çıkmış ve çok fazla kurtarış yaparak taraftarlar tarafından maçın adamı seçilmiştir. antremanlarda galatasaray'ın ve brezilya milli takımının efsane file bekçisi claudio taffarel ve taffarel'in türkiyeye getirdiği mekanik şut makinesi tarafından çalıştırılan muslera, bu makinanın ve taffarel'in performansındaki artışın baş mimarı olduğunu söylemiştir. idolünün güney amerikalı kaleci oscar cordoba olduğunu belirten muslera [4], en büyük hayalinin ise faryd mondragon ve claudio taffarel gibi galatasaray tarihine geçmek olduğunu söylemiştir.
devamını gör...
aslında galatasaray'ın kaleciden yana baht açıklığının değil, durup durup turnayı gözünden vurmasının son örneğidir. yoksa taffarel'e kadarki hayrettin demirbaş'lı, mehmet gönülaçar'lı, muslera'ya kadarki orkun usak'lı, leo franco'lu -bi' de afrikalı geldi la' o ara- dönemleri açıklayamayız.
devamını gör...
dünyanın en iyilerinden biridir tartışmasız. galatasaray seneye bomba transferler yapacak gibi duruyor sanırım o bomba transferlerin sponsoru muslere olacak gibi duruyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar