fethullah gülen in başörtüsü fetvası

1970 yılında yapmış olduğu konuşması

''dini emirlerini yerine getiremeyeceği bir okula bir kadının gitmesi caiz değhttp://ildir.ne pahasına olursa olsun başını kapamalıdır.mektep de okumayı kendisine zaruriyet sayıyorsa ki böyle bir zaruriyet bilmiyorum ancak oradaki kızlara dini diyaneti öğreteceğim ileride inşallah faydalı olacağım gibi bana göre makbul olmasa bile kendine göre şahsi içtihatları var ise şayet ve bundan büyük hayır umuyorsa ne pahasına olursa olsun bu irşad yolunda cehenneme gitse dahi bu yolda azmi var ise evvela kendi düşünsün daha işin başlangıcında dini emirlere taviz vermemeye kendini alıştırsın ''devamı için http://www.cogitosozluk.net...


..yıl 1995

kadınların başını örtmesi şart mıdır?

-kadının başını örtmesi meselesi bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Allah'a karşı kulluk, umumi manada kulluk meselesi ölçüsünde önem arz etmez bunlar. teferruata ait meselelerdir. nitekim, yani Allah'a iman meselesi ta mekke'de efendimize tebliğ edilmiş. namaz meselesi orada bize farz kılınmış, daha sonra zekat farz kılınmış. ama tesettür meselesine gelince biraz farklı. zannediyorum peygamberliğin 16'ncı, 17'ncı senesinde müslüman kadınların başları açıktır.hürriyet, ertuğrul özkök'ün röportajından bir bölüm, 23 ocak 1995..

..ve 28 şubat 1997

türban meselesi

'okullarımızdaki başörtüsü sorunu, çok hassas hale geldi. ancak şu kadar söyleyeyim, okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı' ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır. bana göre okumayı tercih etmelidirler.'akşam, orhan yurtsever'in fethullah gülen'le yaptığı röportaj, 13 mart 1998

başörtüsü eylemleri

üniversitelerde devam eden başörtüsü direnişini nasıl değerlendiriyorsunuz?

genç kızlarımızın zorlanmaları halinde tercihlerini eğitim gören hedefinden yana yapmalarını arzu ederim. tabii ki dini mülahazalarla başlarını örten hanımlara müdahale edilmesine karşıyım. onların dinin detayına ait bir konuyla tahsilleri arasında tercih yapmak zorunda bırakılmalarına üzülüyorum. ama toplumumuz hassas bir dönemden geçiyor. herkesin bunu göz önüne alması lazım. bir taraf bunu kavga sebebi yapmamalı, diğer taraf da tepkileri kavga başlatıldı diye görüp üzerine gitmemeli... hukukçu bir dostumuz yazdığı kitaba 'müntesiplerinin cehaleti, hasımlarının kör düşmanlığı arasında talihsiz müslümanlık' adını koymuş.. çok doğru.. durumumuzu özetliyor kitabın ismi. iki taraf da cehalete yenik düşüyor.radikal, avni özgürel, 21 haziran 1998

özetle
yıl 1970 - ne pahasına olursa olsun başını kapamalıdır
yıl 13 mart 1998 ( 28 şubattan sonra ) - bana göre okumayı tercih etmelidirler

röportajın tamamını okumak için http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
fetvasını falan bilmem de 28 şubat sürecini yaşamış bir başörtülü kadın olarak gördüklerimden anlatabileceğim şeyler var. o dönem cemaatçi kızlar daha ilk "başörtülü olarak derslere girmenize müsaade edilmeyecektir" ikazıyla başlarını açtılar bu bir cemaat kararıydı, cemaatin dershanelerinde ve kolejlerinde çalışan kadınlar da başlarını açtılar, hatta sonraki yıllarda stv'de staj için başörtülü kızlar çok göz önünde pozisyonlarda çalıştırılmıyorlardı, gayet de iyi biliyorum hiç öyle bizim bir arkadaş var geyiği değil yani boşuna bakınız vermek zahmetine girmeyin cemaatçi arkadaşlar. tüm bunlar olurken din, iman elden gitmiyordu da dershanelerin kapanması en büyük islami meselemiz mi oldu, her şey teferruat olabiliyor da alt tarafı sınava hazırlık kursu olan dershaneler mi çok mühim oluyor. çelişkiler yumağı. yoksa dershane sadece dershane değil miydi, evet galiba değildi, kadrolara adamlarınızı yerleştirmeniz gerekiyordu değil mi bu yüzden hukuk istemeyen çocuğa hukuk tercih ettirdiler, mühendis olmak isteyen çocuğu polis akademisine gönderdiler, askeri okula soktukları çocuğu da "aman sakın ha namaz kıldığını bilmesinler" dediler. işte bunlar hep hizmet.
devamını gör...
cemaate karşı iyiniyetli olma kararı almış biri olarak hep inanmak istemediğim fetva.
bir kabus gibi çöküyor üzerimize.
sonrasında da mavi marmara söylemi.
ne olur uzaklaşsa bu bildiklerim,milyonlarca müslüman ve samimi müntesibi bulunan bir cemiyet bizden ayrılmasa.
hep duam böyle.
erbakan hocamızın bu konuda şöyle bir hikayesi vardır,on sene kadar önce bir konferansta şevket yılmaz'dan dinlemiştim;hocaya diyorlar ki,hocam fethullah gülen sizin için şöyle yanlış şeyler söyledi.erbakan hoca diyor ki;karşıdan bakıldığında biz onlarla terazinin aynı kefesinde görünüyoruz o yüzden bunlar bizi sevmesede sonuçta müslümanız ve aynı potadayız..
işte bunu kaybetmek istemiyorum.bu kabus bitsin artık.
devamını gör...
toplumda eğitimin işlevini anlamayan insanlarca paradoksal bir biçimde eleştirilen fetvadır. moderniteyle birlikte toplumsal statüdeki değişimler eğitim dolayımıyla kurulmaya başlandı ve buradan hareketle egemenlerin en önemli stratejilerinden biri eğitimden dışlama ve eğitimi niteliksizleştirme halini almaya başladı. dolayısıyla 28 şubat döneminden yaşanan da apaçık türkiye'de muhafazakar kesimin üniversite düzeyinde bir eğitim alıp, toplumda önemli mevkilere gelmesini engelleme çabasıydı. şimdi hal böyleyken darbecilerin işlerini kolaylaştırırcasına "aman kızlar da okumayıversin" demek, bana kalırsa olsa olsa yapılabilecek en büyük hata olabilir.

buradan hareketle şunun altını çizmeliyiz ki; fethullah gülen eğitimin bu bağlamdaki rolünü, bu toplumdaki tüm muhafazakar-islami hareketlerden daha iyi kavramış ve bu sayede cemaati bu noktalara getirebilmiştir. tüm türkiye'ye yayılan dershanelerden tutun tüm dünyaya yayılan özel okullara, bütün bir yayıncılık faaliyetine uzanan kurumlardan tutun bütün bir entelektüel hareketlerle iletişim kuracak aracı kurumlara kadar tüm bu başarılar, bu doğru akıl yürütmenin bir sonucudur.

unutmadan; kadınların okumasını gereksiz gören türbanlı erkeklere diyecek söz yok; siz eleştirmeye devam edin...
devamını gör...
adam taa o zamandan kendini belli etmiş. hayır buna "hoca" diyenler hiç mi çıkıp demedi "bu nasıl hocalık diye?" fetvanın islamla uzaktan yakından alakası yok.

neyse o gün şaşırmayanlar 15 temmuz'da Allah'ın izniyle fazlasıyla şaşırdı zaten.
darısı diğer islam'ı eğip büken soysuzların başına. Allah onların da oyununu bozacak; dua ile bekliyoruz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar