fransızca

güzel, zengin ve zor bir dildir. bir dönem ingilizce kadar yaygın olmasa da avrupada yaygın olarak kullanılmıştır. halen avrupa birliğinin iki resmi dilinden biridir. dünyaca ünlü birçok feylesof ve edebiyatçının ürün verdiği dildir.
devamını gör...
bilenlerin onca uyarısına ragmen ögrenmeye çalıştıgım,ve ögrendikçe hayran kaldıgım dil.grameri oldukça zordur,insanı yorar ama herşeye ragmen gerek kullanılırlıgı gerekse tellafuzdaki kibarlıgı için ögrenilesi bir dildir.
devamını gör...
iğrendiğim bir dildir. zannımca fransızcanın temeli hem konuşma özürlü hem de midesi bozulmuş iki kimsenin karşılıklı kusarak iletişim kuramaya çalışmaları sonucu ortaya çıkmıştır. eğer gerçekte böyle değilse o zaman dil telaffuz ve tını olarak en adi afrika dilinden daha adidir.

gerçekten sevmiyorum. kim kibar diyorsa karşı çıkıyorum. bence kaba. bir kere zarif hiç değil. *
devamını gör...
istanbul dışındaki türkiye kentlerinde, fazla konuşanı bulunmayan dil. ha bir de ankara var tabi, malum memurlar.

fransızca bilen kişi, istanbul dışındaki her kentte kolayca iş bulabiliyor. iyi valla.
devamını gör...
dilbilgisi zor ama ingilizce'ye benzeyen, yazılan harflerin anca yarısı okunduğu için telaffuzu da zor, 'r' harfinin boğazdan telaffuz edildiği, alışıldıktan sonra bırakması zor, latince ile çok yakından akraba, italyanca ve ispanyolca ile daha da yakından akraba, öğrendiğinizde akraba dillerde basit yazıları (gazete başlıkları) anlayabileceğiniz, fransa dışında belçika, isviçre, monako, quebec (kanada), afrika'da zamanında fransız sömürgesi olmuş fildişi sahili, senegal gibi ülkelerde, fransa'nın guyana, guadeloupe gibi denizaşırı topraklarında ve vietnam, kamboçya gibi uzakdoğu ülkelerinde konuşulan, zamanın lingua franca'sı, osmanlı'nın son zamanlarının elit dili. dünya üzerinde en fazla 150 milyon kişinin resmi dil veya konuşma dili olarak kullandığı dildir. yabancı dil olarak öğrenenlerin sayısı daha da fazla olabilir. *

telaffuzu fransızca bilmeyenlere çok zor gelebilir, ancak kuralları vardır. zaten fransızca'da herşey bir kurala bağlıdır. fakat, her kuralın bir istisnası da mevcuttur. telaffuz kurallarından bazıları:

'au' (tableau): o (tablo)
'ou' (coûte): u (kut)
'eu' (deux): ö (dö)
'e' (de): ö (dö)
'é', 'è', 'ê' (égard, père, même): e (egar, per, mem)
'u' (russe): ü (rüs)

efenim bu liste uzar. bir diğer zorluk hangi kelimenin masculin (eril), hangi kelimenin feminine (dişil) olduğunu bilmektir ki, başlangıçta ezberlemekten, sonrasında bol bol konuşma pratiği ile refleks haline getirmekten başka çaresi yoktur. niye önemlidir derseniz, aynen arapça'da olduğu gibi sıfatlar ve kelimenin önüne arkasına gelen prépositionlar * * kelimenin eril mi dişil mi olduğuna göre değişkenlik gösterir.

bir başka zorluk da 'subjonctive' denen, gayet gıcık, gayet mantıksız, gayet karışık dilbilgisi kuralıdır. bu kural ingilizce ve almanca gibi cermenik dillerde yoktur. ancak italyanca ve ispanyolca gibi latin kökenli dillerde vardır. ingilizce bilseniz de bu kuralı anlayamazsınız. 'subjonctive' askerlik gibidir, mantık aranmaz, ancak yerine getirilir.

fransızca aynı zamanda melodik bir dildir. kibar dil olma hikayesinin bir sebebi de budur. iki kelime arasında birçok harfte liaison * yapılır. normalde 'grand amour' kelimeleri gran amur olarak okunması gerekirken grantamur, 'mes amis' me ami okunması gerekirken mezami okunur. kibar bir dil olmasının bir sebebi de kişilere erkek veya kadın, küçük veya büyük, tanıdık veya yabancı olmalarına göre farklı şekillerde hitap edilmesidir.

en iyi fransa'da, paris'te öğrenilir, zira paris fransızcası, tıpkı istanbul türkçesi gibidir. diğer bölgelerle ayrışır. fransa'da fransızca öğrenmek sabır, para ve vize ister ki gayet zor bir üçlüdür bu. yok ben türkiye'de öğrenirim diyorsanız istanbul, ankara ve izmir'de fransız kültür merkezleri vardır. hocaları hem türk, hem fransız'dır. fransız hocalar türkçe bilir, zira yıllardır türkiye'de yaşamaktadırlar. türk hocalar zaten türkçe bilir. ancak ilk ders haricinde hiç türkçe konuşmazlar. gayet güzel bir şekilde kurları atlarsınız, fransızca'yı da kaparsınız. bir de istanbul'da olanlar için galatasaray üniversitesi'nin fransızca kursları vardır, ama tecrübe edilmediğinden nasıl olduğu bilinmemektedir. her iki kurum arasındaki hoca transferlerine bakarak, üniversite'nin de iyi bir fransızca kursuna sahip olduğuna inanılır. fransızca öğrenmenin diğer bir yolu da fransızca eğitim veren bir okulda okumaktır. saint benã´it, saint joseph, galatasaray gibi ortaokul-liseler, galatasaray gibi üniversitelerde bu dil öğrenilir.

ihl'liler için özel not: hazır katsayıda kalkmışken sınava girip galatasaray üniversitesi'ni kazanın, hazırlık sınıfında fransızca öğrenip okulu bırakırsınız. hem dili de bedavaya getirirsiniz. tabi üniversite sınav sisteminde yapılan değişiklik öys konuları çalışmak zorunda bıraktığı için bu okulu kazanmak gayet zordur tahminimce.
devamını gör...
bu dili seri ve duraksamadan konuşmanın iki şartı vardır:
birincisi, malumunuz fransızcanın ana diliniz olması. ikincisi, fransa'ya küçük yaşta gelmek.

zor bir dildir. kuralları aşırıdır. evde öğrenirim diyorsanız yanılıyorsunuz. kendiniz çalışsanız bile temeli tam oturtamayabilirsiniz. dişil eril ayrımı vardır. dallamadır efendim bu fransızlar. afrikalılar tane tane konuşur, rahat anlarsınız ama fransızlar için aynı şeyleri söyleyemeceğim.

varsayılım ki 10 kişisiniz. 9 bayan 1 erkek var. fransızlar bu grubu "ils" yani 3.çoğul eril kişi zamiri olarak çağırırlar. nasıl yani? fransızcanın gramerine erkekler daha çok katkıda bulunmuştur. ayrıca eril kelime sayısı dişil kelime sayısından çoktur. passe simple yani basit geçmiş zaman kipi sadece yazılı metinlerde kullanılır. günlük dilde bu kipi kullanırsınız, fransız dönüp bir bakar.

arapça bilenler harflerin telaffuzu konusunda fransızca gırtlağına kolaylıkla sahip olabilirler. su gibidir. konuştukça devam etmek istersiniz. 7-8 satırlık cümleler kurabilirsiniz fransızcada. en azından lübnanlı arkadaşlarım bu konu da benimle hem fikir.

yabancı kökenli kelimelerin başına da "le" yada "la" tanımlığı getirirler. fransızcalaştırırlar yani. bir takım sıfatlar dışında sıfatların geneli isimden sonra gelir ve kelime dişiyse sıfatta dişi yapılır, çoğulsa çoğul. uyum yani. -di li gemiş zaman için "avoir" yada "etre" yardımcı fiilleri kullanılır. etre ile belli başlı fiiller çekilir. geri kalanları "avoir" ile.

kelime ziyanına uğrayan dildir. nasıl mı?
science sans conscience n'est que ruine de l'ame. (siyans san konsiyans ne kö rüin dö lan)
devamını gör...
kulağa çok güzel gelen dil. dinlemek bile keyif veriyor. sırf bu yüzden krc nin pate de limoges reklamlarını deli gibi izliyorum*. umarım birgün Allah öğrenmeyi nasip eder.
devamını gör...
konusurken sakiz cignerseniz eger, o sakizin bogaza kacmasi an meselesidir.
kibar olmasi, aslinda dilin kendisinden degil, dallama fransizlarin, herseye "lutfen", "tessekur ederim" demesinden, kivirta kivirta konusmalarindan kaynaklanir.
zaten, fransiz erkekleri de feminendir. konusurlarken, hele bide tuhaf mimik hareketleri yaparken,gulunc olurlar.
kadinlari ise, daha cirkinklestirir bu dil.
bu kadar manasiz mimik ve jestleri bi de japonlarda gordum.
Allah belanizi vermesin iki ulus.
konuda iyice dagildi, neyse..
devamını gör...
fransızca öğrenmek isteyen arkadaşlar için küçük bir sinopsis:

fransızca beacoup (okunuşu: boku) çok demektir. mouillã© (okunuşu: muye) ise ıslak demektir. yani çok ıslak demek istediğinizde beacoup mouillã© dersiniz ve bunun okunuşu da boku-muye şeklindedir.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar