frengi

zührevi bir hastalıktır. bulaşıcıdır. tıp dilinde sifilis denir. frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar. mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda vajinada şankr adı verilen bir yara meydana gelir. bu yara dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. zamanla akıntılı bir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir.
mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları, ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına oturur.
tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir.
devamını gör...
cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. ileri derecesi ölümcül bir hastalıktır. pek çok başka hastalığa da sebep olur. bakteriyeldir. erken tedavi edilmezse tüm vücuda yayılır ve felç'ten menenjite kadar bir çok hastalığı tetikler.
devamını gör...
her toplumun bir diğerinin adıyla andığı hastalık. kötü şeylerin kaynağı hep diğerinde aranır ya.

kesin kökeni bilinmemekle birlikte başlıca iki hipotezden biri kristof kolomb’un amerika kıtasına yaptığı yolculuktan dönen denizciler yoluyla avrupa’ya taşınmış olduğu iken, diğer hipotez ise frenginin avrupa’da daha önceden mevcut olduğu fakat tanısının konulmadığını öne sürmektedir. bunlar sırasıyla “kolomb” ve “kolomb öncesi” hipotezler olarak anılır. kolomb hipotezi en iyi mevcut kanıtlar ile desteklenir.bir frengi salgınına yönelik ilk yazılı kayıtlar 1494/1495 yıllarında bir fransız işgali sırasında napoli, italya’da tutulmuştur. geri dönen fransız askeri birlikleri tarafından yayıldığından başlangıçta “fransız hastalığı” olarak bilinmekteydi- halen de bu şekilde anılabilmektedir. *
devamını gör...
okuyup değer verdiğimiz yazarların çoğu bu hastalık yüzünden ya delirmiş, ya akıl hastanesine yatmış ya da intihara teşebbüs etmiş. guy de maupassant kırklı yaşlarında frengiye yakalanmış. bu sebeple, bir süre sonra maupassant'ta da ruhsal ve akli denge bozukluğu görülmeye başlamış. büyük bir ölüm korkusu ve yalnız kalma isteği ile dolanmış uzun bir süre. frenginin tedavisi o dönemlerde yok tabe. bir kliniğe yatar ve burada akıl tedavisi görmeye başlamış. defalarca intihara teşebbüs etmiş. boğazını kesmiş bir keresinde.
devamını gör...
frenklere (fransızlara veya arupalılara) has, onlaraait, onlarla ilgili. [fr. tr. is.]

cinsî münasebetle bulaşan vücutta ve akılda sakatlıklara yol açan ve iyi tedavi edilmediğinde ırsî olarak çocuklara geçen hastalık. [tıp]

kilit.
*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar