ilk olarak şunu belirtmek isterim. furkan vakfı’nın davasına gönül verenlere ‘furkancı’ ismini biz takmadık. bazılarının eleştirmek için bazılarının tanıtmak için kullandığı bir yaklaşım bu.

insanlar haklı olarak merak ediyorlar. kimdir bunlar? sanal ortamda birden bire ortaya çıkıyorlar, organizeli çalışıyorlar, birçok ilde konferanslar yapıyorlar, gerektiğinde kafa tutuyorlar…

aslında elbette yeni değil, alparslan kuytul hocaefendi 90’lı yıllardan bu yana her hafta halka açık tefsir dersleri yaptı hala da yapıyor. videoları sürekli furkan vakfı’nın sitesine yüklendi. ama kimsenin sesini çıkarmadığı olaylara ses verince tanındı, iyi ya da kötü niyetlerle takip edilir oldu.

gün geldi hükümetin paralelci dediklerine eleştirilerde bulundu: dinler arası diyalog projesinin, insanları haramlara alıştıran türkçe olimpiyatlarının vb. dini bozacak oluşumların karşısında durdu hükümet taraftarları alkışladı. gün geldi hükümetin müslümanlara yakışmayacak çıkışlarını eleştirdi. hükümet karşıtları alkışladı. bir gün bir taraftan baktılar şucusunuz dediler. bir gün diğer taraftan baktılar bucusunuz dediler. neci olduğumuzu her daim söylediğimiz halde bir takım insanlar illaki yapıştırdıkları yaftalara inanmakta direndiler.

bu arada sanal ortamda furkan vakfı’nı yeni yani birkaç yıldır gören ve bir takım çıkışlarıyla tanıyan bazı kişiler, yeni oluşmuş ve birden bire büyüyen bir yapı zannederek (arkasında kim var ki bu kadar hızlı büyüyebiliyorlar) diye şüpheleniyorlar.

hâlbuki biz türkiye’nin birçok ilinde 30 yıldır yoğun bir şekilde eğitim ve hizmet faaliyetleri yapmaktayız. büyük bir aileye dönüşmemiz hiç de kolay olmadı. önce bir kişi sonra üç, derken otuz ve böyle böyle tanıyan ve sevenlerimiz arttı. davamızı bizimle birlikte yüklenmek isteyenler uzun yıllar içinde gün gün, emek emek çoğaldı. buna binlerce insan şahittir.

peki, neden bu gayret ve faaliyet? sürekli bir hareket var, maksadımız ne?

muhterem hocamızın ifadesiyle ‘yeryüzü Allah’ın ama insanlar o’nun kelamına uymuyor. bu dünya Allah’ın ise insanlığın mutluluğu için ancak o’nun dediği olmalı!’

o’nu tanımalıyız. kur’an’ı anlamalıyız. mesajını duyurmalıyız. tüm insanlar bu güzel kanunlar manzumesinden haberdar olmalı. daima öğrenmeliyiz, yaşamalıyız ve öğretmeliyiz. islam davetçisi olmalıyız. böylelikle temiz bir toplumun oluşmasında bir payımız olsun… kur’an-ı kerim’in ifadesiyle, “deki ey rasulüm! ben müslümanlardanım diyen ve Allah’a davet edenden daha güzel sözlü olan kimdir”

biz islam davetçisi olmayı kendimize meslek olarak seçtik.

vallahi, billahi isteyen inansın isteyen inanmasın hocaefendi başta olmak üzere bütün kardeşlerimizin, zerre kadar bir menfaati olmaksızın tek gayesi budur. vakfımızın, derneklerimizin, sitelerimizin, konferanslarımızın, yaptığımız eğitimlerin ve yayın organımız olan furkan nesli dergisi’nin de tek gayesi budur.

derdimiz ne bir parti kurmak ne birilerine muhalif olmaktır!

derdimiz sadece ve sadece doğru bildiklerimizi konuşmak ve sonuna kadar savunmaktır! doğruya doğru, yanlışa da yanlış demek yani furkan olmaktır!*

davamız islam davası, hedefimiz tüm insanlığın ihtiyacı olan islam medeniyetidir. yolumuz ise Allah rasulü’nün takip ettiği metoda uyumlu olma gayretidir. alparslan kuytul hocaefendi başta olmak üzere bütün kardeşlerimizin samimane tüm gayretleri sadece bunun içindir. Allah’tan ve müslüman kardeşlerimizden başka dayandığımız ve güvendiğimiz kimsemiz de yoktur. bu da bize yeter!

bize bundan başka maksatlar yükleyenler, bilir bilmez ithamlarda bulunanlar, bu davaya gönül vermiş binlerce insanın hakkına girmektedirler. tam anlamadan, tanımadan konuşanları kardeşçe uyarmak isterim bu kadar insandan helallik istemek hiç de kolay olmaz. senin eleştirdiğin insanı belki de Allah seviyor. bu Allah’ın da zoruna gider. önce bir tanı sonra konuş…

şimdiye kadar sosyal medyada tanınmayışımızın ve aktif olamayışımızın nedeni de

bu güne kadar yaptığımız yoğun eğitim ve hizmet faaliyetleridir. hala da birçoğumuz yoğun işleri sebebiyle olabileceği aktifliğe ulaşamamaktadır. bizi sosyal medyada destekleyenlerin birçoğu ise, 30 yıldır emek emek sesimizi duyurduğumuz kardeşlerimiz, talebelerimizdir. çok şükür biz artık büyük bir aileyiz.

elhamdülillah hala da eğitim ve hizmet faaliyetlerimize ara vermeksizin devam ediyoruz.

daha yazacak ve konuşacak çok şey var ama burada bu kadar yeter. bizi tanımak isteyenlere, görüşlerimizi kabul etse de etmese de bizimle seviyeli bir şekilde muhatap olmak hatta tartışmak isteyenlere kapımız ve gönlümüz her zaman açık.

bu hayırlı hizmette emeği geçen ve geçmekte olan samimi ve fedakâr bütün kardeşlerimizden Allah razı olsun.

tüm kardeşlerimiz, destekleyenlerimiz ve sevenlerimiz Allah`a emanet...

rabbim bizleri, kötü niyetli olanlardan muhafaza eylesin…

*furkan: sözlük manasında bizim bildiğimiz fark kelimesinin arapça türemişi olarak doğru ile yanlışın, hak ile batılın, iyi ile kötünün, saf-temiz olanla karışmış olanın vb. ayrılması, farkının ortaya çıkması demektir.
devamını gör...
internette yazılanlara göre alparslan kuytul 1965 adana doğumlu ve http://furkanvakfi.net web sitelerindeki vakfımız başlığı altında yazıldığına göre :

" 22.11.1994 tarihinde kurulan furkan vakfı, kurulduğu andan itibaren eğitim ve hizmet çalışmalarına aralıksız devam etmektedir. muhterem alparslan kuytul hocaefendi’nin başlattığı bu hizmet halkasının temeli 1980‘li yıllara dayanmaktadır. "

yani 80'li yıllar hikayesi burda da önümüze çıkıyor, alparslan kuytul 80 darbesinde 15 yaşındaymış. 1994 yılı ise islamcılığın yükselişte olduğu yıllar. madalyonun bir tarafı böyle olmakla birlikte "devlet" tarafı ise karanlık olan yıllar.

"..1994 yılından beri devam ede gelen hizmet ve eğitimi ile sağlam ve öncü bir nesil hazırlamaya çalışmış .." bu ve benzeri ifadelere şimdi hep şüphe ile yaklaşılıyor haliyle.
devamını gör...
başındaki zâtın din adamı veya din alimi olduğunu düşünmüyorum. bilgisi olabilir lakin bu faydalı bir kişi olduğu anlamına gelmez. Allah'u alem iran'ın içimizdeki din ajanlarından olduğuna kanaat getirmemek için elimden geleni de yapmıyor değilim !

1- bir din alimi hükümetin politikalarına , devletin ve hükümetin siyasi ilişkilerine burnunu sokmaması gerektiği gibi insanları kin ve nefrete sürükleyecek , hükümeti ve devlet hedef gösterecek beyanatlardan da uzak durmalıdır.

2-eğer siyasete merakı var ise bunu din kisvesi altında değil açık kimliğiyle meydanlara çıkarak siyasi bir kimlikle yapmalıdır.

türkiye'nin suriye politikaları

bey efendi oturduğu yerde , tvlerden , oradan buradan veya etrafındaki elemanlarından gelen haberlere göre rahatça konuşabiliyor.devleti ve hükümeti fevkalade kolayca suçlayabiliyor. ki cumhurbaşkanı'nın '' suriye'nin kuzeyinde bir devlet kurulmasına müsaade etmeyeceğiz'' açıklamasını - devlet kurulmasından neden korkuyorsun ? sorusunu soracak kadar bilgisiz , yine http://c.başkanı'nın '' ırak'ın kuzeyine devlet kurulmasına müsaade etmeyeceğiz'' dediğini iddia edecek kadar cahil niteliklere sahip. ve sonrasında barzani ile olan ilişkileri aklının ermeyeceği bir üslup ile değerlendirmeye kalıyor olması iyi niyet taşımıyor gibi duruyor.

keza suriye'deki muhalifler için '' türkiye'ye güvenmeyin'' diyerek türkiye'yi güvensiz ülke olarak göstermesi , suriye bölgesindeki türkmen soydaşlarımızın maruz kaldığı zulmü görmezden gelip ağzına dahi almaması tamami ile provokatif çıkışlardır.
muhalifleri kötülemesi , esed'in zalimliğini ve katliamlarını görmemesi de tuzu biberi olarak görülebilir.


suriyelilere vatandaşlık verilmesi

http://c.başkanı'nın '' biz bunları buradan göndeririz biz milletin enayisi miyiz'' ve ''3 milyon suriyeliye vatandaşlık vereceğiz '' açıklamasında bulunduğunu iddia ederek yalan konuşuyor olması din alimliği veya din adamlığı sıfatını gölgede bırakmıştır.
http://c.başkanı hiç bir zaman ' biz milletin enayisi miyiz '' ve hiç bir zaman '' 3 milyon suriyeliye vatandaşlık vereceğiz'' dememiştir. ''suriyelilere vatandaşlık verilecek'' demiştir. türkiye de vatandaşlık için başvurmaya müsait 200 bin suriyeli var ve bunlar arasında 5 kriteri yerine getirmiş olan vatandaş olacak.
-5 sene yaşamış olmalı
-türkçe bilmeli
-meslek sahibi olmalı
-adli sicil kaydı temiz olması , gibi

e tabi kuytul hocamız bi yerlerden erdoğan'a çatacak ya ! şuursuz bilinçsiz yalan dolan bilgilerle çatmaya devam ediyor işte.
ki bu suriyelilerin vatandaşlığa alınma sebebini ise oy devşirme olarak göstermiş iyice mide bulandırmıştı. ya hu insan biraz araştırır öyle konuşur. 200 bin başvurunun tamamı vatandaş olsa 200 bin erdoğan'ı göklere mi çıkarır ? ak partiyi tek başına iktidar mı yapar ?

e tabi bitmedi
türkiye'den deniz yolunu kullanarak kaçak yollarla gitmeye çalışırken boğularak ölenleri ise devletin gizli güçleri tarafından ayarlanıp gönderildiğini söyleyerek bilmişlik taslamış yine devleti karalamıştı.


(evlilik programları


kuytul , 3 mart 2017 konuşmasında evlilik programlarının kaldırılmasının ak parti tarafından reddedildiğini ve evlilik programı yapan esra erol' un günlük 150 milyar maaş aldığını söyleyerek , hatta esra erol 'un kendisi hakkındaki eleştiriler hakkında ' bıktım,usandım ve yoruldum artık'' ifadelerini , 'yalan program yapmaktan bıktım usandım yoruldum artık'' dediğini iddia edecek kadar iftiralarına ve yalanlarına yalan eklemiştir. nitekim evlilik programları bakanlar kurulu kararı ile sezon sonunda kaldırılacaktır.
ne ak partinin reddettiği bir önerge vardır
ne esra erol'un maaşı günlük 150 bin tl'dir
ne de esra erol'un programın formatı ile alakalı bir beyanı vardır. beyan tamami ile kendisi hakkında eleştirilerle alakalıdır.

doğu ve güney doğu operasyonları

devletin sivilleri katlettiğini ,kürtlerin ezildiğini ve zulme uğradığını ifade ederken pkk ya ve pkk'ya destek çıkan kürtleri ( bir kısmını ) hiç diline almıyor olması komik duruyor.bakıldığında asıl amacının hak ve hukuk olmadığı devleti ve hükümeti suçlamak olduğu rahatlıkla görülebiliyor.

peygamberimiz miting alanında

ankara da yapmış olduğu mitinge ,2 kadının görmüş olduğu sadık rüyadan ötürü peygamberimizin de şuan da miting alanında olduğunu ifade etmiş ,elemanlarını sağlam gaza getirmişti. hatırlayalım ! f.gülen' de '' peygamberimizin olimpiyatlarda ,fatih kolejinin koridorlarında '' bulunduğunu ifade etmişti.

örnek göstereceğimiz çok konu var.

hasılıkelam kutyul 'un asla ve kat'a samimiyetine inanmadığım gibi iran muhaberatın elamanı olduğunu düşünüyorum. gülen cemaati amerika'nın , kuytul'un cemaati ise iran'ın tr deki kollarından. hiç dikkatinizi çekmiyor mu ? furkan vakfı ve alpaslan kuytul ak parti hükümetinden önce duyuluyor,biliniyor muydu ?


nitekim bir din alimi
ak parti ,chp,mhp vs tüm partiler , hükümet,devlet ,muhalefet gibi konulara burnunu sokmaz. olur olmaz yalan ve iftira açıklamalarla halkı kin ve nefrete sürüklemez.




devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar