gece yolculuklarında görülen cılız köy ışıkları

yolculuklarda * * uyuyamama gibi bir sıkıntısı olan insanların tek vakit geçirme aracı pencereden dışŸarıyı seyretmektir. kapkaranlık bir gecede, hele ıssız bir yolda gidiyor ise aracınız ya da bulutsuz bir akşŸamda, fazla yükselmemişŸ bir uçak ise dışŸarı baktığŸınız yer, insana farklı düşŸünceler kurdurur bu ışŸıklar...hep düşŸünürüm, o cılız ışŸıkların bambaşŸka bir hayatı barındırdığŸını, oradaki insanların farklı bir hayatı olduğŸunu, sevinçleri, hüzünleri, acıları, pişŸmanlıkları olduğŸunu...gitmek istersin de gidemezsin, yaşŸamak istersin de yaşŸayamazsın...böyle birşŸey işŸte...

(bkz: orda bir köy var uzakta)
devamını gör...
şimdi uygulanan sigara yasağını doğru bulsam da, sigaranın serbest olduğu zamanlarda yapılan yolculukları hatırlatan ışıklardır. özellikle yaşadığınız şehirden ayrılmışsanız, yol ayrılığa, gurbete doğru ise o an evinde, ailesinin, sevdiklerinin yanında olma şansına sahip insanların evlerinden yayılan ışıklar olarak düşünürsünüz. onlar evlerinde, ben yollardayım ne mutlu onlara bir yerlere gitmek zorunda kalmamışlar dersiniz. yaktığınız sigara, gitme mecburiyetine duyulan öfkeye melhem olmaz ama yakarsınız. 'keşke evim şu uzakta görünen köyde olsaydı da ondan uzaklaşmış değil ona yaklaşmış olsaydım der insan.' uzun yolculuklara sık çıkmış insanlara evini hatırlatan ışıklardır, bizim evin ışıkları da hâlâ yanıyor mu acaba sorusunu akla getirir.
devamını gör...
özellikle kışın, daha bir sıcak, daha bir hüzünlü görünürler insanın gözüne. uçsuz bucaksız düzlükte uzaktan selam eden, yolcu bekleyen kurtarıcılar gibidir bunlar. "olur da yorulursan gel bize sığın, iyileş, yoluna öyle devam et" derler. sanki onca yolun sonunda neticede dönüp geleceğimiz yerler oralarmış gibi.

içinde herhangi bir ev, aile ortamı olsa da, uzaktan içinde bir sobanın etrafına kurulmuş, kitabına kapanmış bilgelerin yaşadığını zanneder insan. veya bir oyukta yanan kandil, bir mum gibidirler. nur suresindeki o içinde kandil yanan evler bunlardır sanki.
devamını gör...
tumturaklı şehir aydınlatmaları veremez o gece yolculuğunda görülen cılız ışıkların aydınlattığı köylerdeki duyguyu. koca koca hayallere gebedir o ışıklar. karanlığa gömülü hazineleri çıkarmaya meftundur adeta. şehirde görmeye alışmadığımız gökyüzündeki gelin güzeli yıldızlara kafa tutar cılız ışıklar köy camiisinin yanında bir minarenin gölgesine sığınarak. cılız köy ışıklarının altında dua etmek ise makbul kelimelerin salınmasıdır dilden gönüle. gece yolculuğunda görülen cılız köy ışıkları altında bakınmak dünyaya; doğallığın, masumiyetin sanatını temaşa etmektir. aydınlığın ne demek olduğunu anlamaktır. ışığın altında karanlıkla hemhâl olabilmektir. ayazı kucaklayan ateş böceğinin parıltısını görmektir, dağların efendisi çobanların yaktığı ateşi görebilmektir uzaktan gördüğün cılız ışıkların yanına varmak. bugüne uyarlanmış haliyle değil de özünden türküler söyleyebilmektir. söyleyemediklerinizin söz olduğu yerdir o cılız ışıkların altı.
gece yolculuklarında görülen cılız köy ışıkları köyden bakılınca daha başkadır.
devamını gör...
bahsi geçen köy yazdan yaza sadece bir ay gidebildğiniz ve içinde sevdiklerinizin olduğu köyse o cılız ışıklar sizin için ayrı bir anlam ifade eder.
devamını gör...
tutunamamışlığın, hayatın dışında kalmışlığı belki çaresizliği anlatır o cılız ışıklar. bizim için hüzünbaz bir görsel nesneden daha öteye geçemeyen o köyler, içinde yaşayanları için çoğu kez bir prangadır. yaşlıları değil belki ama gençlerine sormak lazım o köy ışıklarını. onlar umutlarını görürler o cılız ışıklarda. karanlığın içindeki zerreler kadar umut! öyle ya bizim için gece uzaktan kız kulesinin buğulu silüeti neyse, karanlıktaki o köy ışıkları da aynı şey aslında. ama sorsanız kız kulesi nedir diye o ışıkların sahiplerine, öylesine bir masalda geçen yerin ismini duymuş gibi bakacaktırlar yüzümüze.
ne gitmek isteriz ne yaşamak isteriz o cılız köy ışıklarının olduğu yerde. o ışıklardaki çarsizliği kendi iç bungunluğumuz zannedipde hüzünlü bir ilhama bürünüveririz yalnızca. fırsat eşitliği bu olsa gerek...
devamını gör...
milyonlarca insanın bir arada yaşadığı şehirlerde yaşadığımızdan, zaman inanılmaz hızlı geçtiğinden, hayatın hızına yetişemediğimizden, sokakta caddede yürürken insanların yüzlerine bakmadan bir tebessüm etmeden geçtiğimizden, insanların birbirlerine karşılıksız, hiçbir menfaat gütmeden herhangi bir iyilik yapmadığından insana o cılız köy ışıkları bir umut bir yoldaş olur,arayışın adresidir cılız ışıklar. insan bütün beklentilerinin o cılız köy ışıklarında olduğunu zanneder yada zannetmek ister.pılını pırtını toplayıp cılız ışıklara karışmak ister kaybolmak ister yeniden başlamak ister insan ama yapamaz edemez her şeyin bedeli olduğu gibi bununda bir bedeli vardır her insan bu bedeli ödeyemez.
devamını gör...
köylünün tarhana çorbasını aydınlatan sarı ışıklardır onlar. küçük bir tebessümle tarifi imkansız bir duygu dolar içe. cılızdır, naiftir, kimi zaman gözden akan damlalarla nurani bir ışıktır.
devamını gör...
beni etkileyen ışıklardır. acaba orda nasıl bir hayat yaşanıyor diye düşündürür ve merak ettirir. sıkılmadan otobüsün camından izlerim o ışıkları.
devamını gör...
içimden her zaman bir çılgınlık yapıp oralara gitmek gelmiştir otobüsten atlayıp. acaba hayatlarını nasıl yaşıyorlar diye düşünmekteyiz hepimiz istemsizce değil mi ?
lakin bunu düşünüyoruz ama bundan 25-30 sene önce insanlar oralarda kasaba halinde yaşamaktalardı. ne değişti dediğimiz zaman cevap para oluyor ama cevap para değil bence arkadaşlar.

cevap, şehir hayatının genç kitlelerin yaşamını cezbetmesi. oralarda yaşayan insanların yaşları yüksektir tahmin ettiğiniz gibi. şehirde boğulurlar. şimdi biz gençler oralarda boğuluyoruz nedense. insanoğlu garip. özenti bir hayat ile sağlığını terkeder, sağlığına kavuşmak içinde aha böyle köylerde arsa alıp ev diker. senelerce biriktirdiği paraların hepsini oralara harcar. halbuki biraz sıla-i rahim eylese ve atalarını hatırlasa idi zaten elinde var olan bu imkanı kaybetmeden daha düzgün yaşayabilirdi oysaki.

ne değişti hayatımızda müstakil evlerden daha yükseklere çıkınca ?
devamını gör...
keşke o köyde yaşasaydım dedirtir. insan az. her şey daha samimi. her yaşamın bir zorluğu var elbette ama köylerde dostluk ve samimiyetin daha az yapmacık olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
insanın içi cız eder.
nedenini bilemezsin/ben bilemedim.
hangi ışık altında ne senaryolar geçiyordur.
ne acılar, ne hikayeler, ne canlar vardır kim bilir..
bir yaşamın uzağından geçerken gözlerin o ışıklara sadece bir selam çakar ne olup bittiğini bilmeksizin.
devamını gör...
çocukluğumda gecelerimi aydınlatmıştı
o ışıklardan biri

açık gecelerde
bakardım gökyüzüne
saydıkça yıldızları yenileri doğardı
gözlerimi kıstıkça karanlıktan fırlayıverirdi
sayamazdım

çoğu zaman da şehre doğru bakar
ne kadar uzak
ne çok ışık var derdim

yanıp yanıp sönerdi
yıldızlardan da kalabalıktı
şehrin ışıkları

acaba oradaki insanlar da
bizim gibi miydi?
devamını gör...
yolculuğun verdiği sıla özlemi, yuva hasreti ile o ışık yanan, sobası tüten evlerde yaşayanların çok şanslı olduğunu hissettirir. acaba şu an sıcak bir çay mı içiyorlardır, ya da anneleri yatakları sobanın yanına mı getirmiştir ısınsın diye. belki babaları avluda havlayan köpeklerin sesini iştip, kuzuları, tavukları kurt kapmasın diye elinde sopayla dışarı çıkmıştır. babaanne, torunla yer yatağında uyumaya çalışırken, uzak ülkelerin padişahları, peri kızları misafir olmuştur rüyalarına. ah.ben de orada olaydım...
sonra o evler için dua edilir: rabbim huzur versin, sıkıntılarını gidersin, yuvalarını kıymetlendirsin.
amin...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar