gökyüzüne bakmak

gökyüzünün yaratılışındaki ustalık için mülk suresi'nde emir kipi ile kullanılan fiil.

yedi kat göğü birbiriyle tam uyum içinde yaratan o'dur. rahman'ın yaratmasında hiçbir nizamsızlık göremezsin. gözünü çevir de bak: her hangi bir kusur görebilir misin?
sonra tekrar tekrar gözünü çevir de bak! gözün bir kusur bulamadığından, eli boş ve bitkin geri döner.
(mülk, 3-5)
devamını gör...
istanbul da geceleri sadece bakılır. gökyüzü sana bakmaz. Allahım ışık kirliliği ne pis bir kirlilikmiş dedirtir. köyüne gittiğin zaman köyevinin damında yatarken izlediğin gökyüzünü başka hiçbir yerde bulamazsın hele bir de ay yoksa..... hele bir de damda semaverde çayın yanındaysa.
devamını gör...
gökyüzüne bakmak, kişinin kendine bakması gibidir biraz. kendi alemine. fazla hareketlilik ve değişim göremeyiz orada. ağır ağır akıp giden bulutlar, gülümseyen yıldızlar ya da mavinin, ufkun kızıllığına bulanması. buna rağmen kendini ne çok sevdiren bir eylemdir o. düşüncenin akışına set çeken uyaranlar yoktur, dikkatleri dağıtacak yan faktörler. zihnin kalabalıklarını teselli eder, yorgunluğunu alır düşüncenin. hızın peşine takılmış hareketleri hizaya çeker, kendine getirir, manasını giydirir. durup, kendine bakmanın yeridir göğe bakmak. eşyayı/oyalayıcı varlıkları arkaya alıp, kendine ait sorular sormanın yeridir. kainatı, kainatın bir noktasına yerleştirilmiş insanı ve varlıkları; gürültüden ve yuvarlanıp durduğumuz olaylardan uzaklaşarak anlamaya çalışmaktır. sırtüstü uzanıp evreni kucaklamaktır. kişinin kendiyle halleşmesi, sohbet etmesidir.
devamını gör...
özellikle bahar aylarında köy yerinde, çimenlerin üzerine uzanıp fona da kuş sesleri alındığında insanı inanılamayacak derecede rahatlatan eylemdir. önce kişi ne kadar uzun zamandır bu kadar boş bir gökyüzü görmediğini düşünür. sonra gökyüzünün ne kadar mavi olduğunu düşünür. mavi renginin nasıl da homojen olduğunu inceler. hemen başucundaki vişne ağacının yapraklarını da gökyüzü manzarasına eklemeye çalışır. ortada kocaman bir gökyüzü, biraz yanında ağaç yaprakları ve biraz daha aşağısında evlerinin çatısı... işte mutluluk bu diye mırıldanmaya başlar. dert ettiklerim bu manzaranın yanında ne ki der...

*
devamını gör...
yeryüzünün insanın ayakları altında döndüğü vehmine kapılmasına sebep olan eylem. alır götürür insanı.

imam gazali hazretleri, gökyüzünü "duaların kıblesi" olarak niteler; ve gökyüzüne bakmanın vesveseyi, hüznü, kederi, korku ve vehimleri azaltıp karamsarlığı ve kötü düşünceleri giderdiğini, Allah'ı hatırlatıp kalpte ilahî azametin tesisine vesile olduğunu, aşıkları teselli edip sevenleri birbirine yakınlaştırdığını söyler. insanlar ancak bir manzaranın ufkunda rastlıyor gökyüzüne. arada bir başını kaldırıp neyin içinde bulunduğunu görmek ihtiyacı duyan kaç kişi var?
devamını gör...
gece vakti bir şehirde gerçekleşen eylemse eğer iç karartır, onca ışığın içinde gökyüzü karanlık ve belirsiz gelir.
ama bir köyden bir damın üzerinde gökyüzünü seyretmek insanın içini aydınlatır. gökyüzünde sadece ayın olmadığını sayısız yıldızın gök yüzünü aydınlattığını fark edip mest olursun. karanlık içinde kalmış köye inat ışıl ışıl bir gökyüzü ümidini neşeni artırır. sınırsız ve muhteşem bir sanatı müteşekkir seyrettirir.
devamını gör...
yüksek ve birbirine çok yakın binalar ile engellenmektedir.

gökyüzüne bakmanın kendini özgür hissetmekle doğrudan bir ilişkisi var çünkü.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar