benzer tespitler çokçadır hatta tam olarak bu söz de biri tarafından söylenmiş olabilir* bilemiyorum. ancak yaklaşık 1 saat önce bağlı bulunduğum meslek birliğinin başkanıyla ki sevmem kendisini ayaküstü yaptığım sohbetin ardından şimdi eve dönüşte otobüs camının kenarında vaziyet alıp kulaklığımı ofiste unutmuş ve kitabım da taze bitmişken bu tarz konuları konuşma zaruriyeti doğmuştur. aslında bunu müşahede edişim ilk değil.

evet optik yanılsama. mesafeler sevgiyi de nefreti de büyütüp, başkalaştırıyor. burada bahis konusu nefret. hiç karşılaşma ihtimalimiz olmayan öyle bir ihtimal bulunsa dahi bire bir iletişim kurulmayan insanlardan nefret etmek daha kolay. zira mesafeler ve özellikle kitle iletişim araçları insanları nesneleştiriyor. uzakta bulunan kişiyi bir yemek masasını eleştirir gibi değerlendiriyoruz. yanı başımızda bulduğumuzda ise benzerliklerimizi görme imkanı buluyoruz ya da anlamaya çalışıyoruz. muhatap isterse büyük bir ikiyüzlülük içinde olsun gözlerine baktığınızda tanıdık bir şeyler bir parça buluyorsunuz.

insan bir anda şunu sorgularken buluyor kendini velev ki tüm hepsi yalan olsun bunlara inanmakla ne kaybedilebilir? hepimiz kucaklaşalım falan demiyorum severken de söverken de ortada durun. sonra bir gün o kişinin gözlerine baktığınızda büyük bir riya içinde bulmayın kendinizi.

gerçi efendimizin* şu sözü varken bu kadar lakırtı boşuna:
sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olabilir. kızdığına da ölçülü kız, belki bir gün dostun olabilir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar