gözlük

takan kişi arkadaş çevresinde hep alay konusu olmuştur. okula gidersin; dörtgöz diye dalga geçerler. arkadaşlarla futbol oynarsın, ıska şut çekince zübüğün teki başlar, oğlum Allah dört tane göz vermiş hala tutturamıyorsun şu topu! diye.. askere gidersin; uyuz uzman çavuşun biri gelir, lan gözlük buraya gel! o anda belindeki silahını çekip vurasın gelir ama hiçbir şey diyemezsin. kimisi kör diye dalga geçer. zordur babam zordur.bir daha dünyaya gelecekseniz sakın ola gözleriniz sağlam olsun yoksa hayat boyu dalga konusu olursunuzâ…ve bir gün sinirlenir ellerinizle paramparça edersiniz ama yine mecburen en sadık dostunuzdur. o sensiz olur ama sen onsuz asla olamazsınâ…
(bkz: dörtgöz)
devamını gör...
gözlük takmak cumhuriyet de başlamıştır. bundan önce böyle birşey yoktu bunun sebebi de harf ınkılabı dır. istanbul adalarında eskiden göz doktorları sağdan sola okuyun gözünüz düzelir diyorlardı. bu harfler aynen hıristiyanlıktaki mimari gibidir. kiliseleri kaknus ağacına benziyor ve korkutucu gözüküyor oysaki camilerimiz ne ahenkli ve ne muhteşem dir.
devamını gör...
eğer devamlı takılmayan; sadece pc başındayken, tv izlerken ya da kitap okurken takılacak olan adına da dinlendirici denen gözlükse; evin içinde sürekli kaybolan, belli bir yeri olmayan, insanı aramaktan yoran nesnedir. **
devamını gör...
ilginç bir şekilde bende kullanma isteği oluşturan gereç. kaç kere doktora gittim, belki dinlendirici verirler diye, gözlerin sağlam deyip vermiyorlar. bu nasıl bir iş ben anlamadım, istemeyene veriyorlar gıcıklığına herhalde..
devamını gör...
* erkek çocuğun futbol oynamasını da, kavga etmeyi öğrenmesini de engelleyen tıbbî gereçtir.

eğer 3 yaşında gözlük kullanmaya başlamışsanız ve o yıllar kenan evren'in hâlâ cumhurbaşkanı olduğu yıllarsa, sapları birbirine don lastiği ile bağlanan eziyet aracıdır. şimdiki gibi envâî çeşit cam ve çerçeve olmadığından, en küçük camının çapı 15 cm olan, yüzün yarısını kaplayan, elmacık kemiklerinin güdük, burun kemiğinin çökük olmasına sebep "kişisel gelişim" engelleyicidir. çocukların oynadığı her düşmeli, koşmalı oyundan önce "senin gözlüğün var ama, oynayabilir misin?" sorusunu duymanıza ve akabinde "ı ı oyanayamazsın" cümlesine muhatap olmanıza sebep yalnızlaştırıcıdır.

ağız tadıyla yağmur altında gezdirmeyen, kışın eve girince "camekânı silsene oğlum" diyen zevzeklerin gülüşmelerinden sıcağın tadına vardırmayandır. herkes bardağa çay koymak için işe demliği kaldırmakla başlarken, buğulanmasın diye önce burna kadar indirilip zaman ve emek kaybettirendir.sahilde, denize girmeden önce "nereye koysam acaba?" çilesi çektirip, bi' havlunun altına koyup denize girince de , "acaba biri basar mı üstüne?"" diye eğlenceyi zehir edendir. surata gelen penaltı atışı sonuçlu top, herkeste tümden bi' kızarıklık yaratırken, gözlüklüye bir de surata gömüldüğü için ikinci işkenceyi çektirendir. yerli yersiz her arkadaşın, "bi takim mi?" sorusunun arkasından cevabı beklemeden kafasına geçirdiği için genişleyen, yamulan, vidası gevşeyen, sapı düşen can sıkıcı, bezdirici, nefret edilesi aksesuardır. sizi tanımayanlarca isminiz olarak, tanıyanlarca lakabınız olarak kullanılandır. sokakta biri çağrıldı mı herkes bakar ama "gözlükkk!" dendiğinde kimin bakacağı bellidir.

zile basıp kaçma hevesini de cam çerçeve indirme zevkini kursakta bırakan ömür törpüsüdür. ***

devamını gör...
baş ağrısı yapan görme aleti. araba camı nasıl ki sileceklerle temizlenirse , onun da sileceği : küçük havlu bezidir. onunla ovala ovala dur, bir toz kaçmış , ovala ovala dur
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar