gül ile bülbül

edebiyatımızın vazgeçilmez timsalleridir, manevi aşk olsun bedeni aşk olsun karşımızdadırlar hep, kim bulduysa icat ettiyse halal olsun, bu bülbül gül olayından şu çıkarımı çok rahat yaparım, demek ki teknelojisi her ne kadar değişmiş olsada çağların tripleri, nazları, usulleri değişmemiş.

bülbül erkeği gösterir edebiyatta, gül'ün etrafnda bi bakarsın pır döner olmadı fır döner. gül sabittir, sadece güzelliği ile kokusunu salar, bakana güzeldir, bakana gülümser ama tepkisiz hep tripler, hep bi nazlar! velhasılı bu bülbül ve gül olayını bulan adam ya müneccimdi bu günlere ithafen yazdı yada şu bizim kız kısmı hep aynı modda tek tipler hacı! hep nazlı hep kayıtsız!
devamını gör...
bülbül, ötüşleriyle ağlayıp inleyen, durmadan sevgilinin güzelliklerinden bahseden bir aşığın sembolüdür. gülün dikenleri nasıl bülbülün bağrına saplanıyorsa sevgilinin işkenceleri de aşığın ciğerini deler. gerek tasavvuf gerek de divan edebiyatında bülbül ile gülün halleri neşe, ayrılık, vuslat konuları içerisinde ele alınır. gül naz, bülbül ise niyaz eder.
devamını gör...
mevlana Hazretleri mesnevisinde:
"gülün taraveti /tazeliği/ bozulup, gül bahçesi hazan mevsimine girince, artık bülbülün hoş nağmeleri ve feryatları işitilmez olur."

insanın insanla muhabbeti ve bu muhabbetin meyvesi olan aşıkane sohbet de gül ve bülbülün macerasına benzer. insanlardan ekseriya, muhatabın istidad ve ruhi taleplerine uygun söz ve fikirler sadır olur. konuşan kalptir, dil sanki kalbin tercümanıdır. ifadeler, adeta yanık bir ney napmesidir. dinleyense onu üfleyen bir neyzen... o neyi üfleyen acemiyse, o meclis hazan mevsimine girmiş bir gül bahçesine benzer.

ab-ı hayat katreleri

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar