günah ve tövbe

insanlar bir günah işlediğinde bunun sadece hesap defterine yazıldığı, yeryüzünde bunun bir karşılığı olmadığını sanır. günahları işler her türlü pisliği yapar, ilahi yargının yeryüzünde kendisine dokunmayacağını düşünür. sizde bu düşünceye sahip olanlardansanız size günaydın diyelim. ilahi yargılama sadece ölüm sonrasına bırakılmaz, yeryüzünde de ceza size kesilir. yaptığınız günah küçük ise hesabınız ahirete bırakılır ama eğer büyük günahlardan birisini işlerseniz 24 saat içinde karşılığını yeryüzünde alırsınız. nasılmı;

günah tövbe ve şeytan üçgeni: huy ve denge

insanlar karakterleri hakkında şöyle bir kanaate sahip; "can çıkar huy çıkmaz" veya "allah beni böyle yaratmış benim ne suçum var". sizde bu tür söylemleri söyleyen veya buna inanlardansanız sizlere tekrar günaydın diyelim. siz öyle yaratılmadınız, siz denge ve huzur içende yaratıldınız. nice ayetinde denge ve ölçüden bahseden bir Allah, kendisi haşa dengesiz hareket eder, bizleri aşırı duygulara sahip insanlar olarak var edermi, elbette etmez. o zaman insanlarda gördüğümüz o aşırı duygular, o öfke patlamaları o aşırı kıskançlık duyguları vs nereden gelir? sizi o dengesizliğe iten o temiz özünüzden koparıp sizi aşırılığa iten güç ne? günahlarınız!

günah tövbe ve şeytan üçgeni: günahlar dengenizi bozar

insan ölçü içinde yaratılmış, bizleri ayardan çıkaran ise günahlarımız. bunu açalım; işlediğiniz günahlar bedenlerinizde birer kapı açar, ilahi korumayı üzerinizden kaldırıp şeytanların size bulaşmasına izin verir. şeytan bedenlerinize girdiği anda duygularınızı manipüle eder, karakterinizdeki açıkları bulur ve o yönde sizleri aşırılığa iter. eğer asabilik, hiperaktivite ve inat gibi aşırı duygular çocuklarda görünüyor şeytan çocuklara sinmişse o zaman günahı atalarda aramak gerekiyor. örneğin; haramı boğazınızdan geçirdiğinizde o haram lokmalar gelecek nesillerinizin bedenlerinde de birer kapı açar ve o kapılar üzerinden şeytanlar onların bedenlerine girme ruhsatı, izninide alır. neden Allah o masum yavrulara böyle birşeyi müstehak görür, onların ne suçu var, bu ilahi adalete yakışırmı gibi sorular aklınıza geliyorsa, bunların her birin çok mantıklı açıklamalarımız var, bu ama yazımızın konusu olmadığı için bunlara değinmeyeceğiz. bu konuda şu ayete değinmekle yetinelim; "onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vâdetmez" (isra süresi, 64). birisinin bedeninde şeytan varmı yokmu merak ediyorsanız; (1) duygusal gel gitmeler yaşıyormu buna bakınız. (2) cimrilik, asabilik, kıskançlık, öfke patlamaları, sinir krizleri varmı buna bakınız. (3) fobi, panik atak veya temizlik gibi obesessif takıntıları varmı buna bakınız. özet: şeytanlar o bedene girdiğinde sizleri kontrol edebilecek noktalara saldırır. bunlar duygularınız ve aklınız olur. duygularınız üzerinden sizleri hırçınlık, asabilik gibi ve takıntılara benzer boyutlara iter, aklınız üzerinden de sizleri akıl almaz, kontrol edilemez bir varlığa dönüştürür.

Allah beni böyle yarattı, kabullen bunu diyenler aslen, "ben içimdeki şeytanları kabullendim, onların bana sahiplenmesini kabullendim, onların beni özümden koparıp beni çirkef, kötü, asabi birine dönüştürmesini kabullendim" demektedirler!
devamı için(http://www.biyoenerji.net/?...)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar