güneş ülkesi

düşünceleri uğrunda yaşamının yirmiyedi yılını türlü işkencelere uğraya uğraya hapislerde geçirmiş büyük italyan düşünür tommaso campanella'nın (1569-1639) filozofça bir devlet tasarısıdır. platon'un devlet'i, thomas more'nın ütopya'sı çizgisinde, toplum yararını bireyinkiyle bağdaştırıp, haklı bir düzen tasarısı getiren güneş ülkesi, sosyal bilimlere eğilenlerin okumadan edemeyecekleri, dünya üniversitelerinde de yardımcı kitap olarak salık verilen ana yapıtlardan biridir.

*
devamını gör...
tomasso campanella’nın orta çağ avrupası’nda 1643’te utrecht’te yazdığı, kendince bir ideal devlet ve toplum yaşantısının (ütopyasının) kitabı. kitabın orijinali latince ve ismi “civitas solis” olup türkçe çevirisi italyanca, ingilizce ve fransızca çevirileri karşılaştırılarak yapılmış. campanella, güneş ülkesi’ndeki ideal düzeni en temelde mal ortaklığına bağlamış, sahip olmanın insanlar arasında yol açtığı sorunları çözüme kavuşturan bir hayat düzeni ön görmüştür.

kitap, genovalı bir denizcinin gezip tanıdığı güneş ülkesini, bir ospitalario’ya* anlatması şeklinde yazılmıştır. yazarın hristiyanlıktan etkilenerek oluşturduğu bir din ve toplum anlayışı mevcut. ancak hayat düzeninin bugün bildiğimiz hristiyanlık ile bağlantısını kurmak biraz zor. güneş ülkesi’nde her şey (kadınlar dahil) ortaktır. herkesin kabiliyetine uygun iş alanı, çocukluğunun ilk evrelerinden itibaren aldığı sıkı ama sıkıcı olmayan eğitim esnasında belirlenir ve yönlendirme yapılır. herkes çalışır ve aylaklık en büyük ayıp olarak addedilir, fakat herkesin çalışkanlığı sayesinde günde dört saat çalışma sorumluluğu vardır. günün geri kalanında insanlar okumak, görgüsünü artırmak gibi güzel uğraşlara ayırırlar vakitlerini.

üremek devletin sıkı kontrolündedir. güneş ülkesinin anlayışına göre, rastgele çiftleşmeler “aptal ve anormal yaratıklar”ın dünyaya gelmesine neden olur. çiftlerin belirlenmesinde de “denge” gözetilir.* amaç, hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da üstün özelliklerde bireylerin ortaya çıkmasını sağlamaktır. bu kısım, kitabın en dikkat çeken ve en çok tartışılan özelliklerindendir.

kitaptaki şu cümle, şimdiki hayatımızda da oldukça yer tutmasıyla alıntılanmaya değer: “… dikkat ederseniz görürsünüz ki, dinliler dinden uzaklaşıyorsa, din kurallarının sıkılığından değil, daha çok dinsizlerle düşüp kalktıkları, şan şeref peşine düştükleri, mal mülk sevdasına, ten isteklerine kapıldıkları için uzaklaşıyorlar.”

son olarak, “bilgisizlerin aklı, birini inandırmaya yetmedi mi ona hemen sapık der, çıkarlar işin içinden.”
devamını gör...
uğruna yağlı kazıklardan kazıklar beğenen üstad campanella eseri. bu kitabın en arka boş sayfasına "şahsım"a ait olan tüm şifreler, tarihler, unutmamam gereken rakamsal dizilimleri not etmiştim. gel zaman git zaman, kitap sırra kadem bastı. hayır o değil, 7 sülalem kitapsız, kitap almak için kimse gelmez evime. belki hemşirelerim gelir ama ekseriyet kısır yemek için geliyor. derken, ekşi sözlük şifrem ve mail şifrem de sırra basan kadem'e eşlik etmiş oldular.
laf aramızda, ekşi yokluğu, beni önce uludağ sözlüğe, sonra buraya getirdi. ulu'da maruz kaldığım yoğun kedi fotolarından burada sebat kılmaya çalışıyorum. twitter benlik değil. facebook'u 2006 yılında dondurdum, buzul olsun. sözlükler iyidir. diyeceğim, ev taşıma durumu ile kitaplığın arkasında güneş ülkesi kitabı ve dolayısıyla kayıp rakam dizilimleri renk verdi evvelki gün. ama ekşi tadım yok. ekşirsem güneşe iltica edeceğim, "şahsım" olarak. şahsım türkiye cumhuriyeti'nin yan kolu olan bir devletidir. bu arada, ütopik olan bu eserinde campanella büyük bir aileden, devletleşmiş aileden söz ediyor. sözgelimi değil, közgelimi, kişilerin bu ülkede tensel bir aidiyetleri mülkiyetleri yoktur. sevgi ve aşk toplumsal, şehvetli birliktelikler ise gökyüzü işaretlerinin, rüzgar ve yıldız hesabı yapılaraktan, kurul tarafından eşleşen bir kadın ve erkeğin tombaladan çıkmış beraberliği ile nesil ürüyor. doğan her çocuk toplumun, tohum toplum rahim toplum. ten mülkiyeti/aidiyeti özgürlüğü acaba campanella'ya edilen işkencelerde ne kadar etkin olmuştur?
buğdayı ekmeği suyu bölüşmek tamam da tenler üzerinde komün tasarruf da yenilir yutulur şey değil. sayın campanella! sizler bu fikrinizle nasıl yaşadınız. yani adamlara ten komünizmi fikrini zerk etmek de başlı başına bir intihar girişimi. ne ise sağlıcakla kalsın ruhunuz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar