günlük tutmak

bir deftere, düzenli aralıklarla hayatınızla ilgili olayları, düşŸünceleri, gelişŸmeleri yazmak demektir.

günlük tutan insanlara çok imrenirim. sanırım 11 yaşŸımdan beri bir kaç tane günlüğŸüm oldu. günlük, tuttuğŸum kadar bıraktığŸım da bir şŸey malesef. bunun çeşŸitli sebeplerim var; okuduğŸum okulda sürekli arama yapılıyor olması ve ilk ele geçen ve ele geçtiğŸinde hocaları hastalıklı bir şŸekilde sevindiren şŸeylerin günlükler olması ve benim, günlüğŸüme yazdığŸım bir şŸey ile ilgili hesap vermek zorunda kalmışŸ olmam. sonra, başŸladığŸım işŸleri tamamlamak konusundaki beceriksizliğŸim, bir diğŸer neden de, duygularımın çok güçlü olduğŸu zamanlarda, yıllar öncesinin aksine artık yazmaya üşŸeniyor olmam..

dolabım, yarım kalmışŸ güzel defterlerle dolu. yine de 14 yıl önce yaşŸadığŸım, servise geç kalmak ya da annemle kaga etmekle ilgili bir anı beni şŸimdi özlemle gülümsetiyor.

devamını gör...
kimi okunduğunda acı veren kimi okunduğunda yüzde tatlı bir gülümseme belki gözlerde iki damla yaş peyda olmasına vesile olan, her okunduğunda yaşananları bir kez daha hissettirebilen, bazı insanların dostu kadar yakın gördüğü, defterden çok daha fazla bir şey
devamını gör...
aci tatli gecmisi en ince ayrintilarina kadar tekrar tekrar yasayarak gecmisini ölümsüzlestirme, ani dondurmanin farkli bir versiyonu olarak adlandirilabilendir.
sevincini, derdini, sikintini anlatacak birisini bulamadigin zaman tirkyakinin uzun bir aradan sonra sigrasina kavusmasi gibi duygularini en ince ayrintisina kadar sikilmadan, utanmadan, severek, gülerek eylenerek anlatabilecegin en sadik dosttur.
devamını gör...
hayatın kaydını tutmaktır.

tutulanlar değerli olandır.
özellikle çocukken her yaşadığımızı değerli gördüğümüzden,
hayatımızın anlarını zevkle kaydetme daha baskındır.

sonradan bakışlarımız değerliyi,
heyecan vericiyi fark etme yeteneğini kaybeder.
yazılan yaşam yazılmama üşengeçliğine dönüşür.
ancak büyüdükçe,
yaşamın harikalığını muhteşem görenler...
yapmış oldukları kayıtlarla, sürekli sanat üretirler.
ve onlara da sanatçı denir.

değerli bir yaşam kaydedilmeye değerdir.
devamını gör...
vakit kaybıdır. çünkü ne kadar yazarsan yaz adın ilerde heredot'la beraber anılmayacaktır. birde zaten yaşamışsın sonradan neden okursun ki? sonunun nasıl bitecegini biliyorsun zaten.
devamını gör...
ilişkiniz varsa kesinlikle yazmayın,yazıyorsanız sevgilinize söylemeyin.özel şeyler yazmışsınızdır okutmak istemezsiniz o ister kavga edersiniz ooooo.
devamını gör...
dünyanin en sacma isi. özellikle de monoton bir hayatiniz var ise, gününüz ev - okul arasinda gidip geliyorsa hicbir anlami yoktur. ha dersen, ben ne yaptigimi degil duygularimi ve sirlarimi yaziyorum, ben de sana derim ki "sirlarin kagitta duracagina aklinda dursun". sonra biri günlügünü büyük bir istahla okuyup bilmemesi gerektigi seyleri ögrendiginde hic bosuna aglama, akilsiz basin cezasini ayaklar cekermis.
devamını gör...
günlük değil de haftalık tutmak zevklidir. daha doğrusu ilerde okumak zevklidir.
mesela ben lisede bir ajanda tutmuştum. ama sadece kendim yazmamıştım. en sıkıcı hocanın dersinde ajandayı arkadaşların eline tutuşturur onlara yazdırırdım. sonra çok peşime düştüler o ajandayı ver bana diye ama vermem.
devamını gör...
orta okuldaki türkçe hocamızın bize yüklediği sorumluluk. yazdıklarımızı okuyup sözlü notu verirdi sonra.

yaşadıklarım benimle birlikte sır olup toprağa gömülecektir. hiç kimse ben öldükten sonra arkamdan günlük neyin aramasın.
devamını gör...
eğer sadece bir alışkanlık olduğu için yapılıyorsa bu eylem; bir noktadan sonra anlamsızlaşır.
eğer ihtiyaçtan ötürü yapılıyorsa; her yaprağın ayrı bir değeri vardır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar