hakan altun

bu entryi yazmaya çalışırken yazıp yazıp sildim,
yazıp yazıp sildim
yaz.. ya... sil..
bi karar veremedim ne olduğuna.
ya ne menem bir insan bu.
bazen gıcık oluyorum, nefret ediyorum,
bazen de radyoda şarkısı çıktım mı dinliyorum.
ya ben de bi dengesizlik var ya da bu adamda bi acaiplik.
ama yine de pek hazetmem.
devamını gör...
bu adamın her şarkısı kendisini bal gibi dinletiyor. dinlerken de yüreği dağlanıyor insanın. eğer kalbinizdeki acı büyükse açın bi hakan altun bak ne güzel gidiyor.
devamını gör...
yıllar önce bi sabah programında, sunucu ''ya hakan, sen bu kadar derin şarkıları nasıl yazıyorsun, bir yaran mı var?'' diye bir soru yönelttiğinde, mahallesinde çok sevdiği bir kız olduğunu, sonra askere gittiğini ve döndüğünde kızın yakın arkadaşıyla evlendiğini söyledi. sanırım ne kıza ne de çocuğa söylemiş hayvanlar gibi sevdiğini. niyeti askerden gelip, iş bulup kıza açılmakmış. ama işte işler öyle gelişince dımdızlak kalmış ortada.
tabi tüm bunları daha romantik bir şekilde anlatmıştı ve sunucu kızın için parçalanmıştı. acıyla ''eee? peki sen ne yaptın onlar evlendiklerinde?'' sorusuna, gayet doğal bir şekilde ''napcam, gidip çeyrek taktım.'' demişti.
çok hoşuma gitmişti bu cevap. kahrolsun bağzı şeyler, bazen size çeyrek takmaktan başka bişey düşmez.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar