hakikati aramak

bulanların bir çukura ceset olarak düştüğü arayıştır. insanlık tarihine bakıldığında bu arayışın meclislerini refah ve medeniyet oluşturmuştur. zira karnı aç bir insanın hakikat açlığı söz konusu değildir. felsefi meselelerin tokluk bilinci ile alakası olduğu gibi, edebi ve içtimai meseleler ise açlık dürtüsü ile atbaşı gider. atbaşı nedir? bu soru için ganyan bayiilerine müracat edin. ne ise, felsefe diyorduk; felsefe tokluktan nükseder ya da açlığın yarı deliliğinden. derler ki "aramakla bulunmaz, bulanlar arayanlardır..." kim diyor? mutasavvıflar diyor. eee? diyorsun. e'si yok diyor. umudumuzu alaya alıyor herifler. yazık.
devamını gör...
(#6744923)
akılsız hakikati aramak ! ilginç hem de çok ilginç.
akletmekle ilgili o kadar ayet varken, birileri bizim aklımızı arka cebimize koymayı salık veriyor.
akletmek sadece kur'anın ilk muhataplarına mı emrediliyordu ?
bugün bazılarını kur'ana tarihselci yaklaşmakla suçlayanlar kendileri ne halt yiyor acaba ?

hakikati arayanlara ben gösteririm. ama hakikat gibi derdi olmayanlar edebiyatıyla meşguller.
devamını gör...
doğuştan gelen bir itki midir, yoksa fayda sağlayacağı bilgisine erişmiş bilinçdışının yönlendirmesi midir çözemediğim eylem. hakikat bize ne fayda sağlayacak? insan acı-haz eksenli bir canlıysa hakikat insana dolaylı veya doğrudan haz vermeli ki insan onu istesin. şu da olabilir, hakikat insana kontrol etme gücü verir. bu güç doğrultusunda hazza ulaşmak, kontrolsüz ve sahteliklerin içinde hazza ulaşmaktan daha mümkün ve kolaydır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar