nasıl bir hastalıktır bilemiyorum. ineceği durağa yaklaşan yolcu kapıya doğru yanaşır, otobüsün o durakta durması için zaten 319 kişi tarafından basılmış duracak düğmesine ısrarla tekrar basar. gözümle göreyim, feyk meyk olmasın diye düşünür heralde.
devamını gör...
zaman zaman benim de yaptığım bir şeydir. yok, ben görmüyorum biri bastı mı basmadı mı ondan tekrar basıyorum. içimde hiç art niyet yok bu eylemi yaparken. hele ki son durağa yaklaşırken bir anlık dalgınlık sonucu düğmeye basmanın utancı hiç yok.
devamını gör...
kimileri safariye çıkar avlanır, kimileri duracak düğmesine basar.

imkana göre kendini tatmin etme yoludur.

paramız vardı da safariye gidip fil mi avlamadık?
devamını gör...
aklıma bir araştırmayı getiren durun. şöyle ki, yeni takılan ve hizmete açılan bir asansörün bir yıl sonra en çok hangi düğmesinin hırpalandığı incelendiğinde, en çok hırpalanan düğmenin asansör kapısını açıp kapayan düğme olduğu görülmüş. yani aslında basmasanız bile kapının birkaç saniye içinde açılacağı veya kapanacağı bir gerçekken. kırmızı ışıkta beklerken sarı yanar yanmaz kornaya abanan (basan değil, abanan) insanların olduğu memlekette gayet doğal bir sonuç.

o kadar sabırsız, tahammülsüz bir toplumuz ki, bazen bu milletin yediklerine içtiklerine gerçekten de bir şeyler karıştırmış olduklarını düşünüyorum.
devamını gör...
kalabalık otobüste birine rica edip bastıranlar olunca bunu yapan kişiye içimden ulan milleti ne telaşa sokuyon kaldır kafanı zaten yanıyo diye sinirleniyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar