hamza andreas tzortzis

türk insanının abarttığı figür.

malcolm-x nerede hamza tzortzis nerde.


ama muazzam begg için birmingham'ın bahattin yıldız'ı diyebiliriz.

tabi keşke izmir'e de türkiye'nin birmingham'ı diyebilseydik.

edit: soyadının doğru yazılışı tzortzis dir...

edit 2: kendisine "amerika'nın yeni malcolm x'i" deniyor. fakat kendisi u.k'da yaşamaktadır.
devamını gör...
ıngilterede yaşar.ateistler ile girdiği tartışmaları ile ünlüdür.yakın zamanda ıngiliz devleti tarafından suriyedeki radikal(!) gruplara destek vermek ile suçlanmıştır.
devamını gör...
malcolm x 'i çok severim hamza'yı da severim. neden sevmiyim ki sonuçta devletin malını oğlunun vakfı üzerinden kendisine geçirmedi ya.

neyse hamza'yı geçen sene iki tane "debate" denilen yani ateizm ile islamiyetin tartışıldığı programda izledim. bana kalırsa bu tür tartışmalar bir yere vardırmıyor. çünkü ateist olan her arkadaş konuyu materyal dünyada değelerlendirirken ve o gözle bakarken benim metafizik birşeyi savunmamda ne kadar etiki olabilir ki. ama gene de kendisinin performansı çok iyiydi. Allah yolunu açık etsin.

ancak asıl dikkatimi çeken şey kapitalizmin büyüklüğüdür. isteyen slogan atıp küfretsin ama kapitalizmin başkentinde kapitalizmi eleştiriyor. ilginç vesselam
devamını gör...
ingiltere'de yaşayan yunan asıllı mütefekkir.

müslüman olduktan sonra pişman olduğu tek şeyin babasıyla tartışması ve uzun bir süre görüşmemeleri olduğunu söyler.

moazzam beg ile ilgili yaptığı konuşma ne kadar iyi bir hatip olduğunu gösteriyor.

ayrıca, boğaziçi islami araştırmalar topluluğunun davetlisi olarak verdiği konferans:

devamını gör...
2014 senesinin başlarında muazzam beg tutuklanınca twitterdan #releasemoazzam etiketine baya yüklenmiştik. sonra da bu zatın muazzam beg eyleminde yaptığı konuşmayı yaydık sağda solda.

her haltın kaymaklı tarafını tüketmeyi sevdiğimiz için, zora talip olmadığımız için bu zatın artistik konuşması muazzam beg'den daha fazla gündem oldu. sonrası malum. kırmızı pantolonuyla geldi boğaziçi'nde konferans falan verdi. aylar aylar sonra muazzam beg özgür kaldı. eylemlerden arta kalan ise "ingiltere'nin malcolm-x'i"(!) olarak temayüz eden bu adamın sözü oldu.

"wake up people wallahi wake up!"
devamını gör...
sonradan müslüman olan yunan bir abimiz. o meşhur konşmasını bilirsiniz hepiniz.

".... amerikada terörden daha fazla köpek ısırmasından ölüyor insanlar. k9lar üzerine savaş açıldığını görmedim."

devamını gör...
geçen sene odtü mescit topluluğu vesilesi ile ankara'da bulunmuştu. bizler de sohbetine gitme fırsatı bulmuştuk. konuşması samimi geliyor ve gerçekten gençlere nasıl hitap etmesi gerektiğini biliyor.
devamını gör...
1980 doğumlu yunan asıllı, ingiliz müslüman araştırmacı ve apojist! ayrıca kendisi batı ve islam felsefesi üzerine doktora çalışmalarına devam ediyor. kendisi islam dinini 2002 yılında kabul etti. nasıl müslüman olduğunu şu şekilde açıklıyor;
"babam milliyetçi bir insan değildi, bana hep doğruyu aramamı öğütlerdi. çok kültürlü bir çevrede büyüdüm, türkler, kürtler, pakistanlılar, hindistanlılar vs.bir çok milletten insan vardı, ortam sizin deyiminizle “turşu” gibiydi. gençliğimde sürekli soru soruyordum, zaten çokça müslüman arkadaşlarım vardı. bu sorular beni islam’a yönlendirdi. müslüman olduğumda bir öğle vaktiydi, öğle namazını kıldım. islamın şahsiyetimde sebebiyet verdiği en önemli değişiklik ise egomu kırmak oldu. ben bir müslümanın kibir sahibi olabileceğine inanmıyorum, çünkü büyük kibir küfür alametidir, tıpkı ibliste olduğu gibi." önemli kişiler ile tartışmışlığı vardır onlardan bir tanesi Lawrence Krauss'tur. Lawrence'in saçmal argümanlarına müthiş cevaplar vermiş ve bence tartışmayı kazanan taraf olmuştur. Tartışmayı izlemeniz öneririm! Ayrıca şu güzel sözün sahibidir. "wake up people vallahi wake up"

internet sitesi: http://www.hamzatzortzis.com/
devamını gör...
--- alıntı ---

türkiyeli kardeşlerime Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. her birinize sıhhat, afiyet ve esenlikler diliyorum. açıklama yapmadan önce ortamın sakinleşmesi, durulması için birkaç gün bekledim. fakat sanırım artık son günlerde ortaya çıkan bu nefret ve hiddet ortamı üzerine bir açıklama yapmam için münasip bir vakitteyiz. kitabımın türkçeye çevrildiği ve timas yayınları'ndan basılacağı ilan edildikten sonra maalesef, yaklaşık 5 sene önce kayda alınmış bir videodaki tarihi bazı mevzularla alakalı ifadelerimden ötürü sosyal medyadaki hesaplarıma çok sayıda yorum yapıldı ve mesajlar atıldı. bunların birçoğunda çirkin bir dil kullanılarak ölüm tehditlerinde bulunuldu, inancım sorgulandı, ırkçı söylemlerde bulunuldu. bunlardan bahsetmeden önce, benim içinde bulunduğum durumu ve bağlamı anlatmam çok önemli. ingiltere'de yunan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim, 22 yaşıma geldiğimde islam'ı seçtim ve müslüman oldum. annem, türkiye'nin kıbrıs harekatının ardından iltica eden bir mülteci. fakat buna rağmen ailem beni bir ırka veya kültüre karşı nefret duygusu ile büyütmemiştir. bu yüzdendir ki londra'da geçen çocukluk ve gençlik yıllarım boyunca türk kültürünü, dilini ve geleneklerini severek ve benimseyerek büyüdüğümü söylemekten hep gurur duyarım. müslüman olduğum andan itibaren, ben sizlerin kardeşi oldum, sizler de benim kardeşim oldunuz. aramızdaki bu kardeşlik bağı, sizlerin de bildiği gibi bütün bağları aşan bir bağdır. biliyorsunuz ki Allah'ın huzuruna bir ingiliz, bir türk, bir yunan olarak değil, o'na gönül rızasıyla ve severek teslim olan, o'na iyi bir kul olabilmek için ibadet eden bir kişi olarak çıkacağız. müslüman olduğum günden beri bir yolculuk, bir serüven içerisindeyim. her birimiz bu hayat yolculuğunda hatalar yapar, tecrübe edinir ve yeni şeyler öğreniriz. ben de birçok hata yaptım, dersler çıkardım, görüşlerim değişti ve görüşlerimi ifade ediş biçimim de değişti. beş sene önceki hamza değilim. babam daima değişime açık olmam gerektiğini öğütlemiştir bana. geçmiş, hiçbir zaman gelecekle bir olmuyor. daima bir değişim içerisindeyiz ve hayat, kimi zaman kibrimizi ve gururumuzu kırarak bizi alçakgönüllü olmaya itiyor, bize ne kadar aciz olduğumuzu hatırlatıyor. müslüman olduktan sonraki hayatım boyunca birçok ülkeyi ziyaret ettim, üniversitelerde ve muhtelif kurumlarda dersler ve konferanslar verdim. ana hedefim, islam'ın evrensel bir hakikat olduğunu, engin entelektüel ve manevi geleneğimiz üzerinden anlatmak idi. bu seyahatlerim ve ziyaretlerim, maalesef, bana gösterdi ki genç kardeşlerimizin zihinlerinde ve kalplerinde aşılması gereken bir kriz var. üniversitelere iman sahibi insanlar olarak giriyor, fakat Allah'tan ve o'nun resulü hz. mu-hammed'den (s.a.v) şüphe duyarak mezun oluyorlardı. işte bunlar, beni "hakikatin izinde: din, bilim ve ateizm" başlığıyla türkçeye çevrilen kitabımı yazmaya iten sebeplerdi. insanları islam'a davet ederken birçok hata yaptım. bu kitap, yaptığım hatalardan çıkardığım derslerin, islam üzerine aldığım eğitimlerin ve yaptığım çalışmaların, felsefe üzerine tamamladığım lisansüstü eğitimimin bir neticesi, bir ürünüdür. kitabın yazılış gayesi gençlerin kalplerini yumuşatmak, onlara ilham verici entelektüel ve manevi bakış açıları kazandırarak fikri ve manevi gelişimlerine katkıda bulunmaktı. kitabımın timaş yayınları tarafından türkçe olarak basılma imkanının sağlanacağını duyduğumda çok mutlu olmuştum. türkiye'deki genç kardeşlerimle de islam'ın hak oluğunu, entelektüel temeller ve engin manevi geleneğimiz üzerinden paylaşmak istiyordum. her birimizin, bu dünyada ve ahirette Allah'ın rahmetine, merhametine layık insanlar olması diliyor, iman nimetini tatmasını istiyordum. dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan istanbul'u her ziyaretimde hoş hatıralar biriktirmişimdir. yaklaşık 5 sene önce boğaziçi üniversitesi'ni ziyaret ettiğim dönemde islam'ın mantıki temelleri, ilham verici türk-osmanlı tarihi üzerine bazı konulardan bahsederek türkiye'deki kardeşlerimin de öncü şahsiyetler olmaları yönünde katkı sağlamak istedim. kendilerini dindar olarak tanımlayanların, seküler/laik görüşlerde olanlar ile aralarına bariyerler örmemeleri gerektiğini de ısrarla ifade ettim. ayrım yapmamamız gerektiğini, birbirimizin kardeşi olduğumuzu ifade ettim. bu konferans içerisinde tarihi meselelerle alakalı bazı ifadelerde bulundum. belki de bunları ifade ediş biçimim ve üslubum en doğru üslup değildi. fakat türk entelektüel geleneğinin de güzel yanlarından biri, karşılıklı görüş alışverişine ve diyaloğa imkan tanıması, bunu teşvik etmesidir. fikirler ancak diyalog yoluyla değişebilir. benim müslüman olma sebebim, bana islam'ın akıl ve mantık üzere, merhamet ve muhabbet ile anlatıl-masıydı. işte bu yol, tartışma konusu olan her meselede izlenmesi gereken yoldur. uzun bir konferans kaydının kısa bir bölümündeki ifadelerimle, türkçeye tercüme edilen kitabımın içeriğinin farklı olduğunu ve bunların ayrı tutulması gerektiğini belirtmek istiyorum. kitap, her birimizin kabul ettiği mevzulardan bahsetmekte. Allah'ın varlığı ve birliği, o'nun ibadete layık tek varlık olduğu, hz. mu-hammed'in (s.a.v) son peygamber olduğu ve kuran'ın Allah'ın kelamı olduğundan bahsediyor. aynı zamanda islam dininin ve ilim geleneğinin barışçıl, adil ve muhabbet/merhamet üzerine olduğundan bahsediyor. kitabı yazarken herhangi bir ayrımcı, partizan bir söylem üzerinden iletişim kurmamak için herhangi bir ideolojiye bağlı kalmadan yazmaya özellikle dikkat ettim. gençliğimiz entelektüel ve manevi bir kriz içinde. kitap da bu krizi ele alıyor, çözümler ortaya koymaya çalışıyor. rabbimiz sizleri sonsuz merhameti ve muhabbetiyle kuşatsın. türkiye'ye, türklere ve bütün ümmete en iyi ve en hayırlı olanı nasip etsin. peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) "mümin, müminin aynasıdır" şeklindeki ifadelerini unutmayalım. bir hata, bir yanlışlık yaptığımızda birbirimizin bir aynası olduğumuzu hatırlayalım. gelin sorunları birlikte çözüp birbirimizden öğrenelim, ve birbirimizin içindeki güzellikleri keşfedelim. mevlana'nın da söylediği gibi: "benim içimde gördüğün güzellik senin güzelliğinin bir yansımasıdır." kardeşiniz,

--- alıntı ---
devamını gör...
kendisine yunan ailenin çocuğu bizlere de türkiyeli diyen yunan ingiliz karışımı showmen . islamcılar böyle tipleri pek sever bütün gavurlarla türk düşmanlığında uzlaşabilme yeteneğine sahiptirler.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar