hannibal lecter

thomas harris'in kuzuların sessizliğŸi filmi ile sinema dünyasında var ettiğŸi karekter. anthony hopkins'in fevkalede etkileyici oyunculuğŸu ile canlandırdığŸı seri katil. cerrah, klinik psikiyatrist, aşŸçı, sanatçı, müzisyen, kütüphaneci.
klasik müzik eşŸliğŸinde vahşŸi bir cinayeti zarif biçimde işŸleyen doktor. kabalığŸa tahammülü yok. cinayetlerinde ders vermeyi ihmal etmez. hırsına mağŸlup olan francesso pazzi'yi anlattığŸı sahne sonrası verdiğŸi ders unutulmazdı.

kuzuların sessizliğŸi, hannibal, kızıl ejder, hannibal doğŸuyor serisinde karşŸılaşŸabilirsiniz.
üzerine bi de dexter morgan'ı dikkatle takip ettiniz mi kötülük, suç ve ceza gibi kavramlar üzerine esaslı bir düşŸünmeye ihtiyaç duyarsınız.

not: seri katilleri övmüyorum, seri katilliğŸe teşŸvik etmiyorum bla bla.. olur da gözüme girecek entry olur bu yaşŸtan sonra çekilmez olur kahrı.
devamını gör...
sadece nefret ettiği kişileri yiyen yemekten alayan klasik müziğe bayılan aşırı zeki bir seri katil. hannibal filminde biraz çizgi bozulmuştur ama izlemeye değer bir karakterdir
devamını gör...
usta oyuncu anthony hopkinsin canlandırdığı, sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi "kötü" karakteridir.
tamamen zeka ürünü kendine has stillerle organize cinayetler işler. işinin hakkını sonuna kadar verir. bu anlamda saygıyı hakedendir.
genelde öldürdüğü insanların etleriyle beslenir. yaptığı tüm işlerde olduğu gibi yemek pişirirken de çok titizdir.
"biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar" atasözünü düstur edinmiş olup, pişirdiği insan beynini, uçakta yan tarafında oturan çocukla paylaşır.
devamını gör...
üçlemenin kızıl ejder versiyonunda yanlış nota bastı diye yan flütçüyü akşam yemeği yapacak kadar sanat düşkünüdür.

okuduğum ve izlediğim en hazcı ve karizmatik karakterdir. o aristokrat tavrına çok özenmişimdir. ama ben de olmuyormuş bunu anlayınca vazgeçtim insan yemekten. gençliğine dair yapılan filmi bir sinema izleyicisi olarak beğenmeme rağmen, kuramsal açıdan çok kötü bir geçmiş yazımı olarak görmekten kendimi alıkoyamıyorum. * yani iyi hoş ama bu "doğru" değil. insanların çılgınca işler yapması için ucuz freudçu göndermeler arama arzusundan vazgeçmemiz de biz "normaller"in bir hastalığıdır bu. sanki bütün o manyaklığın ardında insanca bir şeyler olmalı diye kurcalıyoruz. böyle lanse edilen travmatik öznelerden hoşlanmıyorum.

örneğin jeffrey dahmer gibi tamamen iyi bir ailede ve çevrede büyüyüp, patolojik de bir hasarı olmamasına rağmen acayip işler yapan seri katiller vardır. seri katil algımız illa geçmişinde tecavüz, taciz vb. ağır travmalar olmalıdır üzerine kurulduğu için bugün psikanalizi çok yanlış algılıyor insanlar. bu hakim analistlerin tavrıdır yani amerikan ekolünün ürünüdür. hayır ulan bu adamların asıl korkunç olma nedeni, tamamen anlamsızca bu işi yapmaları. bir kişilikten yoksun doğrudan bir arzunun cisimleşmiş hali olmalıdır. sürekli öss çalışan çocuktan farkı yok aslında. sapık ya da histerik değiller ve/veya gerizekalı yahut beyin hasarı filan aramak hatadır. asıl anormallik normallik zaten. bu yüzden insan olmaya "çalışıyoruz." doğuştan olunmuyo.
devamını gör...
mükemmelliği ve mükemmelletciliği betimler.ayrıca kendisini en son sınamaya çalışan posta memurunun ciğerini yanında biraz bakla ile afiyetle yemiştir.


devamını gör...
2. sezonu başlamış olan dizisi son derece sürükleyici devam ediyor.tabi filmiyle kıyas yapmamak lazım ancak dizideki oyunculuk ve de ambiyans açısından oldukça etkileyici.d.r lecter'ı canlandıran danimarkalı soğuk görünüşlü ve aksanlı arkadaşda karaktere ayrı bir hava vermiş . bölümleri ardı ardına izlememeye çalışın fazlası gaz yapıyor.
devamını gör...
dizisi artık iyice bir yemek programına dönüşmüştür.2.sezon hele... hannibal amcamız kesmeleri arttırıp kendisine lokanta açacak kıvama gelmiştir.
devamını gör...
4. filmde en sevdiğim sahne paul ün beynini açıp bir parça kesip kızarttıktan sonra kendine yedirmesi. mükemmel oyunculuk buyrun:
devamını gör...
hikayesi enteresandır.

babası arıcı olan lecter bir gün arılardan bal alması icin gönderilir. lecter kovanı acar bal çitasını alır derken 3-5 arının gazabına uğrar. balı almadan eve gelir. babası duruma mukabil sorar:

+ hani bal lecter?
- yok bal baba.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar