hatırlanan en eski anı

şŸöyle bir geçmişŸe gittiğŸimizde geçmişŸimize dair hatırladığŸımız en eski görüntüdür.

-evimizin duvar dibinde otururken sünnet arabasının geldiğŸini görmek. *
devamını gör...
evin balkonun da kaz ördek beslerdik * bu ya da o vakit soba * yakardık hangisi önce hatırlamıyorum ama 3 4 yaşındaymışım. ve pek çoğunun hatırlayabileceği istanbula feci bir kar yağmıştı ablamla kardan adam yapmıştık. 87 de idi galiba hangisi önce hatırlamıyorum.
bir şarkının bir mısrasını armağan ediyorum sizlere ;
biz büyüdük ve kirlendi dünya

(bkz: kafa mı çok karıştırdın sözlük)
(bkz: hüzünlendirdin yine bizi be sözlük)
devamını gör...
doğduğumda ebenin kıçıma acımasız bi şekilde şaplak atması ve benim de "ulan sen dur, yıllar sonra facebook diye bir şey çıkacak orda seni bulup ayağına sıkmaz mıyım?!!!" diye haykırmam.
devamını gör...
biberonu bırakmam için içine siyah çay taneleri koyup "aa böceklenmiş bu" diye annemin kapıdan girip bana doğru yaklaştığı anı hatırlıyorum.

küçük böceklerden uzunca süre korkuyordum ve bu korkumun hafiflemesi annemi kendi içimde affettiğim zamanla paralel. *
devamını gör...
sağ olsun rahmetli babaannem hafızasının son demlerine kadar 3 yaşlarında başıma gelen küçük bir olayı hatırlatmaktan hiç usanmadı. burada da olsun. annem bir işi için evden çıkmıştı. o ara misafir gelmiş evimize. amcanın gözlerinden korkmuştum oldum olası renkli gözlüler ürkütür beni. sessizce ağlamaya başladım. babaannem misafirle ilgilenirken çaktırmadan evden kaçtım. yahu küçücük bir çocuğum daha annemi arıyorum güya. tıpış tıpış adımlar filan ağlaya ağlaya düştüm yola. en sonunda bir kayanın üzerinde uyuyakalmışım. zavallı babaannemse beni araya araya bi hâlde kalmış. en son acaba inşaattan mı düştü diye endişelenmiş neyse ki orada bulamamış. garibim son çare bari dağa gideyim demiş. yolda ayak izlerimi görmüş. "o ayak izlerini gördüm ya sanki dünyaları bana vermişler gibi mutlu oldum" demişti. izleri süre süre beni bulmuş.o günü hatırladıkça "ben bu kızı kaybettiğimde o gün aklımı kaybedeyazdım" derdi hep. şimdi 3 yıl oluyor. önceden başımı ne vakit kaldırsam bir çift göz balkondan sessizce izlerdi beni.insanın görmek istediğini baktığı yerde görememesi çok acı. düşünün ki bomboşsunuz.
devamını gör...
babam bana balon almıştı. şu eski hıyar balonlardan; lakin ben onun ne olduğunu bilmiyordum. dışarıdaki ocağın üzerinde başladım oynamaya, havaya at yere düşmeden tut vs, bir baktım aniden pat diye bir ses geldi yerden. arıyorum, tarıyorum balon yok. ağlıyorum yok. oysa balon patlamış ve ben onun parçalarını dahi bulamamışım.
devamını gör...
5 6 yaşlarında ya var ya yokum. yanımda arkadaşlarım var. bakkala gideceğiz heralde ama paramız yok. e bizim tükkanın önündeyiz. heyecan mı aradım nedir? durun dedim beni izleyin. babama farkettirmeden cebinden cüzdanını alacağım. gittim, kot pantolonlu bir adamın arka cebine attım elimi. adam hızla arkasını döndü ki ne göreyim adam babam değil! göz göze gelişimiz ve benim ortalıktan anında toz olmam hala aklımda. o gün anladım ki bir insanın arka cebinden cüzdanını almak hiç kolay değil. *
istesem zaten verirlerdi ya da kasayı açıp içinden para alsam seslenmezlerdi ama böyle bir heyecana ihtiyacım varmış demek ki. *
devamını gör...
ben hatırlamıyorum, anlatıyorlar. 4 yaşında gittiğimiz sünnet düğününde tutturmuşum benena ben de sünnet olucam, bana da düğün yapın diye. artık nasıl içimde kaldıysa ilkokul 3'te örtttmenim sünnet olmayanlar barnak kaldırsın deyince onca kızın içinde bir ben kaldırmıştım. e olmadık yalan mı söyleyelim? haydin şimdi hep beraber gülüyoruz, ihtiyacımız var.
devamını gör...
1.5, 2 yaşlarında oradan taşındığımız evde mutfağa doğru emeklemem ve o sırada bulaşık yıkayan annemin bana bakarak gülmesi. yine aynı evde babamla birlikte demirden pilli trenin önüne bardak koyarak durdurmaya çalışmam. son olarak yine aynı evin mutfağında annem ve hala görüştüğümüz eski komşumuz fatoş abla sohbet ederken benim mandalları ve bir iki mutfak eşyasını kendime oyuncak yapmam.

bu anıların hepsi 1.5 veya 2 yaşından önceydi. neden aklımda kaldılar, hafızamda kalıcı olmalarını tetikleyen neydi bilmiyorum. bir de aynı evde 99 depreminin bir artçı sarsıntısını hatırlıyorum.
devamını gör...
benden 4 yaş küçük kuzenimin beşiğini hatırlıyorum.
bahçe katında oturuyorlardı. salona açılan küçük bir odada benim boyumun zor yetiştiği bir beşikteydi. onlara çok giderdik.

4-5 yaş hatırlanabilen yaşlardır daha öncesini hatırlamak çok zor.
daha doğrusu hatırladığını düşündüğü anı aslında hiç yaşanmamış anı olabilir.
misal ben dedemi hayal meyal hatırlıyorum diye düşünüyorum. oysa dedem ben doğmadan 2 sene önce vefat etmiş.
devamını gör...
yaş 3. babam ben doğduktan hemen sonra yurtdışına gitmiş çalışmaya. bir babam olması gerektiğini anlayıp nerede diye sorduğumda ise askerde demişler. yoldan geçen her adama küçük emrah gibi "anne bu mu benim babam?" diye musallat olmaya başlayınca en son kendime amcamın oğlunu kurban olarak seçip iş çıkışı saatlerinde onun yolunu gözler olmuşum.

3. senenin sonuna doğru ancak telefonla görüşebildiğim babam yurda kesin dönüş yapıp büyük bir heyetle karşılandı ki benim de hatırladığım en eski anım bu olur. baba, baba diye sağda solda dolaşan ben onu ilk gördüğümde çok çekinmiş ve "hadi git babanın kucağına" diyenlere inat bir köşeye pusmuştum. birden gaza geldim halının orta yerinde dizlerimin üstüne çöküp başladım dönmeye. mallığı kes. ben pervane gibi hatta daha çok ortada dönen bir şişe gibi takılırken babam yerinden kalkıp kucağına almıştı beni. sonra da etrafımdaki çocuklara "bakın benim de babam varmış işte" diyebilmiştim. ebeveyn büyük nimet.
devamını gör...
18 aylık-2 yaş arasındayım çok eski bildiğiniz osmanlı mahallesi gibi bi mahallede babannemlerin evindeyim, parka gitmek istiyorum. beni götürecek kimse yok çünkü bi hazırlık var diye hatırlıyorum sonra babaannem kıyamadı ben götürürüm dedi ve yola koyulduk babaannemin her yeri ağrıdığından (bazı detayları bu anıyı babama anlatınca öğrendim tabi) beni yürüyerek götürüyor şimdilerde yürüyerek 60 saniyelik mesafe o kısa bacaklarla 1 saat gibi gelmişti hiç unutmam onu, yol da yokuş ve yeşillikti ve hani oralarda büyüyen benim için her oradan geçişimde kafamda tüm anılar canlandığından bu olay olurken küçük olmama rağmen hatırlamam çok da zor olmuyor. devamında parka vardık hani mahalle osmanlı mahallesi gibi diyorum ya parktaki aletlerde görseniz şehzade kreşinden sökülüp konulmuş gibi. bi kaydırak var tamamen çelikten jilet gibi güneşte de yanmış babaannem beni oranın tepesine koyuyor, sonra kendi kaydırağın ucuna oturuyor ki kuma yapışmayayım her neyse bu bi rutin oluyor merdivenlerden tek başıma çıkmaya başlıyorum babaannem çevreyi izliyor o sırada dev gibi kısa saçlı bi kız geliyor ben merdivenlere yönelirken o önüme geçiyor ve babannemin beline doğru kaydıraktan kayıyor babaannemle feryat figan eve geri kaçıyoruz ve sonradan öğreniyorumki o kız mahallenin delisiymiş bu yaşlarda hatırladığım tek hikaye.

not:bu hikayede 2 yaşından büyük olmadığımı biliyorum çünkü iki yaşındayken babaannem öldü.
devamını gör...
babam kaloriferciydi kaloriferci daireleri de binanın altındaydı
pencereden bakardım
küçücük pencereden
kaldırımda yürüyen ayaklarını görürdüm insanların.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar