asıl derdi sevgili değil, sevgiliye ulaşma azmi ve çabası olan, "ben seni değil seni sevmeyi sevdim" çizgisine sahip divan edebiyatı şairleri misali hedefin ve hayalin peşinden koşan, bu koşturmaya meftun olup hayali pek de önemsemeyen kişilerin düşünce yapısı.
devamını gör...
hayale ulaşılırsa şayet , tahayyül edilen mutluluğu vermediği görülerek insanı üzecek hadisedir.

ilk etapta her şey bir hayalle başlar ve bize o hayalin verildiği ölçüde de o hayal daha çok istenir hale gelir. düşündükçe , belli bir ölçüsünü elde etmeye başladıkça hep dahası , daha fazlası arzulanır. ama hiçbir zaman hayalin tamamı elde edileceği sanılamaz isteyen tarafından. çünkü bir hayal bulutu olarak başlayan şey o kadar ulaşılmaz boyutta büyütülür ki akılda.
aslında "ya olursa ?" , " ahh olsa ne de güzel olur ! " ihtimalleri yaşatmaya başlar kişiyi.

ta ki bir gün asla olmaz dediği şey olacak gibi olursa işte o an hiç beklemediği bir duvara toslar :
"sahiden ben bunu bu kadar çok istiyor muyum ?"
o an aklı ve kalbiyle savaşı başlar insanoğlunun. ama cevabı bir türlü bulamaz. çünkü cevabı neyle vermesi gerektiğini , ona kalbi mi aklı mı doğruyu söylüyor , hangisine inanmalı bu soruyu asla cevaplandıramaz. belki de o kadar da çok istemediği bir şeyle tüketecektir ömrünü , çok istiyorum sanarak ... belki de gerçekten ona iyi gelecek şeyi istemiyor sanıp sonsuzluğa uğurlayacaktır.

"sahi , hayatın bu bilinmezliğini ne vakit çözeriz tahminen ?"
devamını gör...
vakti zamanında "arzu her zaman öteki’nin bir etkisidir, bütünleşilemeyen bir ‘öteki’, çünkü öteki bir kişi değil, bir yer, yasanın özü, dil ve simgesel olandır. arzu, dil ve bilinçdışının bir etkisidir." demişti lacan. buradan yola çıkacak olursak, insana haz verenin arzu etmenin kendisi olduğunu, arzu nesnesi ile olur da bütünleşirse bunun çok büyük bir hayal kırıklığı yaratacağını söyleyebiliriz. zira en ideal formda olan imge, yani hayal dediğimiz şey her zaman gerçeğinden kusursuz görünmektedir gözümüze. ve bu hayal, ulaşılabilir olduğu sürece, yeterince harika gelmeyi bırakıverir. bundan dolayıdır ki, varış noktaları hiçbir zaman yol kadar çekici olmayacaktır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar