hayat kısa kuşlar uçuyor

akşamleyin servisle eve gelir iken aklıma bir anda düşen mısralardır.

dümdüz memur hayatı yaşayan bi adamım ben. sabah sekiz'de mesaiye başlar akşam beş buçukta servise biner evime dönerim. hayata dair çok fazla beklentim yok ve sıradanlığımı yaşıyorum. sokakta gördüğünüz her insandan birisi işte. belki memuriyetin vermiş olduğu ne uzarsın ne de kısalır düşüncesi beni bu hale getirdi, bilemiyorum. dünyaya karşı hırs besleyemiyorum, yatlar katlar arabalar aklımdan geçmiyor. siyaset, akademik kariyer vb. şeyler uzak birer meşgale geliyor. birader sen çalışmayı sevmiyorsun diyeceksiniz belki ve haklı olabilirsiniz, lakin 50-60 yıllık hayatı sıradan bir insan olarak yaşayacak olan benim gibi birisi için bunlar afaki mevzular ve benden uzak olsunlar.

geçenlerde bir arkadaşım sen okuduğun romanların içinde yaşıyorsun, sanki roman karakterleri senin arkadaşların demişti. bugün gelirken düşündüm de evet böyleydi. sabahattin ali'nin kuyucaklı yusuf romanını okuduktan sonra acaba bende evlendikten sonra karımı kaybeder miyim endişesi 1 ay aklımdan çıkmadı. samiha ayverdi'nin yolcu nereye gidiyorsun romanında mecbure'nin, adli yerine sinan'ı tercih etmesi müthiş zoruma gitmiştir. emrah serbes'in hikayem paramparça kitabının sonunda ki hikayede nuran'ın karşılık vermediği galip'in aşkını sanki ben anlatmadım ve bütün bunlar benim yüzümden başına gelmiş gibi hissettim. ve buna benzer daha birçok şey... o arkadaşa, gerçek hayatta o kadar çok kavga ve gürültü var ki ondan ötürü romanlara kaçıyorum diye cevap vermiştim.

kısacık dünya hayatında uğraştığımız o kadar enteresan şeyler mevcut ve bu enteresan şeyler o kadar çok hayatımız işgal ederken kendimizi unuttuğumuz alıma geldi. bununla birlikte sevdiklerimizi, bizi sevenleri..

dün akşamdan bu yana bana göre çok boş gelen siyasi tartışmalar ile insanlar birbirlerine dışkı kusuyorlar* ve
ciddi şekilde bir birilerini müthiş derecede kırıyorlar. üzülüyorum bu duruma, daha kendi nefsimize söz geçiremezken başkalarını dünyevi meselelerde ikna edebilmek için af edersiniz yırtınıyoruz. kötü düşünüyor, kötü konuşuyoruz. dönüp de içimize bakmıyor ve sürekli olarak kendi pisliğimizi örtmek adına karşı tarafı suçluyoruz. bu kısır çekişme böyle de gidiyor....

uzattığımın farkındayım. hayat öyle veya böyle geçiyor. içini doldurmak bizim elimizde ve bana öyle geliyor ki boş kavgalarla hayatımızı hiç ediyoruz.

cemal süreyanın dediği gibi hayat kısa, kuşlar uçuyor ve biz koşu makinesinde boşa ter dökerek enerjimizi tüketiyoruz.
devamını gör...
vakit varken çay için ve cemal süreya’ya çok inanmayın. hayat kısa, kuşlar ölüyor, yaşanılacak çok zaman yok bu imtihanına yandığım dar-ı dünyada.
devamını gör...
aslında kuş misali yapması gerekeni* yapmalı insan, kendisine düşeni. ve evet hayat gerçekten kısa ve bu yolda yapılması gereken nedir, şair belki de sadece bu iki cümle ile kendisine bunu hatırlatmak istemiş olabilir.
devamını gör...
sanatın bir amacı varsa bu, insanda estetik bir duygu uyandırması olmalı. sanatın şahsi bir şey olduğunu düşünürsek de, adam isterse kaynak makineleri çok sıcak olur diye posta gazetesi şairleri gibi şiir yazabilir. beğenmeyen estetik bulmayan da bulmaz.

şiir bana çok estetik gelen bir sanat türü olmadı hiçbir zaman ama sözün büyüsüne kapılan biri olduğumu da itiraf etmeden geçemeyeceğim.

hayat kısa kuşlar uçuyor sözünden herkes kendine göre bir şey anlar ve bu kimi için estetiktir kimi için değil. estetik söyleyiş olmasa da sadece anlama bakarak haz duymak ve etkilenemek de mümkün ama bu şiir özelinde bende böyle bir etki oluşmuyor.

ne doğan güne hükmüm geçer ne de halden anlayan bulunur cümlesi estetik sayılmaz belki ama beni üzen, düşündüren kısaca etkileyen bir cümle.

belki hayat kısa kuşlar uçuyor cümlesi de başkası için böyledir. bize düz bir şey gibi gelse de.
devamını gör...
günümüzde hayat kısa kuşlar uçmaya çalışıyor olarak değiştirilmesi gereken cemal süreya dizesi.
ekolojik dengeyi bozduk. çevreyi kirlettik. doğanın içine ettik.
haliyle kuşlar da sıkıntı içinde.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar