hayat nasıl gidiyor sorusu

büyük büyük bir soru. bu bana ne zaman sorulsa her seferinde duraksıyorum. sonrasında "gitmiyor!" demek istiyorum. kişisine göre de diyorum. ancak çoğunlukla "aynı, iyi" gibi cevapları oluyor bu sorunun. peki esasında hayat nasıl gidiyor? ölü. tek kelimeyle ölü. planladığım gibi olmadı hiçbir şey. planladığım gibi olmazsa nasıl olur diye düşünmekten kaçtığım şekilde oldu her şey. boşluk. hissizlik. amaçsızlık. isteksizlik. güçsüzlük. nasıl gidecek böyle bu hayat bilmiyorum, nereye kadar gidecek? vallahi hüzünlü değilim yalnızca düşünüyorum, nasıl? yaşama tahammül etmemizi sağlayan nedenler peşinde koşuyoruz ya sürünmeye de razıyım. bir ihtimal tutsun elimden. boşluğu kucaklamayayım artık.
devamını gör...
genel bir cevap alınır/verilir bu soruya. dökülebileceğimiz bir soru değil bir kere. hayat nasıl gidiyor? anlatmak istemeyecek kadar uzak zaten. iyi, fena değil, gidiyor işte...
devamını gör...
içine binlerce söylenememiş cümle sıkıştırılmış suskunluk...
tüm yaşanmışlıkların ağırlaştırdığı bir bakış...
hayal kırıklıklarının örtülmeye çalışıldığı bir gülümseme...
her şeyi geride bırakıp yeniden umutla başlamak istenen bir
"merhaba"...
hep böyle başlıyoruz, yine yeniden

yasemin pforr
yarım saattir bu ablayı araştırıyorum, güzel sözleri var nereye nasıl koysam derken bu başlık çıktı. bizim anlayamadığımız bir düzeni , planı , programı var hayatın ; uymaya çalışıyoruz.
devamını gör...
son zamanlarda "iyi misin?" sorusundan daha fazla duyulmaya başlanılan soru.

"iyi misin?"den daha karmaşık ve daha düşündürücü. birçok şeyi sorgulatıyor insana.

çevremdekilerin beklentilerini karşılama çabası sürüp gidiyor diyesi geliyor insanın. kendimi unutarak ve beklentisizliğin kıyılarında dolaşarak diye ekleyesi filan da geliyor.

dedim ya, karmaşık işte.

insanlar böyle soruları nereden buluyor? *
devamını gör...
zamane gençlerinin ekserisi depresif nedense.
hayat size kötü, başkalarına iyi gidiyorsa sorun onlarda değil, sizde.
bu hayat, siz isteseniz de istemeseniz de geçmeye devam edecek. sürekli salya sümük ağlayarak kendinizi aciz duruma düşürmekten başka bir şey yapmamış olursunuz. kalkıp harekete geçmeniz ve üzerinizdeki ölü toprağını atmanız lazım.
eğer siz o ölü toprağını atmazsanız başkaları sizin üzerinize toprak atana kadar ağlarsınız. ve bu ağlamaların hiç kimseye faydası olmaz. azrail kapınızı çaldığı zaman ve sorgu melekleri "ömrünü nerede geçirdin?" diye sorduğu zaman ;
"eyvah! ömrümü gereksiz bir ızdırapla, hayatı kendime zehir ederek geçirdim" diyeceksiniz.
yazık ki siz bunun bilincine vardığınız zaman iş işten geçmiş olacak...
devamını gör...
hepimizin hayatı kendine göre zorluklar barındırıyor. bu zorlukların niteliği kişinin o zorluklarla kurduğu ilişki ile şekilleniyor.

Allah dermanı olmayan dert vermesin gerisi bir şekilde kör topal ilerliyor.

insanın kendini yakın hissedeceği derdini açacağı insanlara ihtiyacı var. eğer bu insanlar varsa kişi sorunlarla daha kolay mücadele ediyor.

başkasının derdini kendi derdi gibi önemseyen insan bulmak bu devirde zor. bu yüzden bu zamanda yalnızlıklar daha da derinleşiyor.

ben kendimi hep daha kötüsü olabilirdi diyerek motive ediyorum. hayat belki çok iyi gitmiyor ama Allaha şükür aç değiliz açıkta değiliz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar