hayatın mucizeleri

stefan zweig'ın tarihsel hikayelerinden birisi bu hikaye
genel anlamıyla misyonerlik hikayesi denebilir. anvers'deki bir kilisede zamanında italyan bir ressamin yaptığı bir meryam ana resmi varmış. bu resmin bir benzerini yapmak için şehre başka bir ressam çağırıyorlar. ressam, meryem ana resmini yapmak için bir modele ihtiyaç duyuyor ve bir gün şehirde gezerken bir meyhanedeki yahudi bir kızı görüyor. bu yahudi kızın görünüşünden etkilenip onu model olarak seçiyor ve resmini yapmaya başlıyor.
hikayenin dalgalı bir gidişatı var. başlangıç kısmı hızlı şekilde akarken ortalara doğru yavaşlıyor. olaylar azalıp tasvirle çoğalıyor. uzun uzun tasvirler ve cümleler vardı yazarın diğer hikayelerinde olduğu gibi. bazen 6-7 satırlık cümleler oluyordu. okurken cümlenin başını unutuyordum genellikle. ortalarında yine olarlar daha çok ağırlaştı ama sona doğru yine tasviler, çözümlemeler çoğaldı ve hikaye yavaşladı. sona doğru tekrar hızlandı hikayenin sonu zirvede bitti.
tasvirlerin, duygu betimlemelerinin, psikolojik çözümlemelerin yoğunlukta olduğu yerler sıkıcı idi. akşam falan okursanız büyük ihtimale kolay bir şekilde uykuya dalarsınız.
genel olarak hikayenin konusu misyonerlik ve hristiyanlık olduğu için sıkıcıydı. ilginiz varsa bu konulara okunabilir onun dışında ortalama idi.
bu benim düşüncelerim. başka okuyan kişilerin yorumlarını okuduğum da çok beğenen insan vardı.
devamını gör...
filmlerde sıkça görülür. çok şanslısınız 1 cm aşağı gelse damarı parçalardı ucuz atlatmışsınız. bizde içimizden başrol oyuncusu lan o nereye ölüyor 1 kurşunla diyoruz gülüyoruz. daha beteri taş atarak merminin yönünü değiştirmek ama oraya hiç girmeyelim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar