hazreti muhammed [s.a.v.]

362. (Tematik)


--- alıntı ---

Resulullah (sav) a hastalığı sırasında ağzından ilaç içirdik. Bize içirmememizi işaret etti. Ancak biz (itirazını) hastalarda ilaca karşı görülen nefret (diye) değerlendirmiş (ve içirmiştik). Kendine gelince: "Bana ilaç vermeyin demedim mi?" diye bizi payladı. Biz, davranışımızın sebebini: "(Herhalde) hastaların ilaca gösterdikleri nefret olarak değerlendirdik" diye açıkladık. (Resulullah, buna rağmen öfke izhar edip, herkesi cezalandırmak üzere): "İlaçtan içmedik kimse kalmayacak!" emretti ve: "Abbas hariç hepinizi göreceğim, zira o (bana zorla ilaç içirirken) yanınızda değildi" buyurdu.
--- alıntı ---

http://hadis.ihya.org/kutub...

devamını gör...
365. (Tematik)
hakkında cümle kurmaya utandığım alemlerin efendisi.konuşmak da onu yazıya dökmek de bir nevi tercümedir.hangi söz, söz dizimi alemlerin efendisinin hakikatine bizi yaklaştırır ki.belki şiir bir nebze olsun yaramıza merhem olur;

güneşin
koskoca beldeye suskunluk yaygısını serdiği
yazlar yok
yok artık altında suskun yolları saklı tutan
karla örtülmüş kırların kışı
gitti giden, yerine gelmedi başka biri
orada
duyumsatmadı kendini hiçlik bile

devamını gör...
367. (Tematik)
ömer bin hattâbâ’ın (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadã®s-i şerã®fte, resã»lullah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

â“âdem (aleyhisselâm) zelleyi ã®tirâf edince; â“yâ rabbã®! muhammedâ’in (aleyhisselâm) hakkı için beni bağışla.┠dedi.

Allahü teâlâ; â“ey âdem! sen muhammed aleyhisselâmı nereden biliyorsun? ben henüz oâ’nu yaratmadım.┠buyurdu.

bunun üzerine âdem aleyhisselâm; ⓺uradan biliyorum ki, sen beni yed-i kudretinle yaratıp bana rã»h üflediğin zaman, başımı kaldırıp arş üzerinde â“lâ ilâhe illallah muhammedün resã»lullah┠yazılmış olduğunu gördüm. bildim ki, sen, hiç kimsenin ismini, şerefli isminin yanına getirmezsin. ancak en sevdiğin kulunun ismini getirirsin.┠dedi.

bunun üzerine Allahü teâlâ; â“ey âdem! doğru söyledin. o, bana halkın en sevgilisidir. mâdem ki oâ’nun hürmetine benden magfiret istedin, gerçek olarak ben de seni affettim. eğer muhammed olmasaydı, seni yaratmazdım.┠buyurdu.â”
devamını gör...
369. (Tematik)
dünyanın iyisi gitti kötüsü kaldı. her insanın mutlu olması peygamber efendimize tam olarak bağlanmasına bağlıdır. peygamber efendimiz dünya yaratıldığından kıyamet gelinceye kadar gelmiş ve gelecek bütün varlıklardan üstündür. dilediğini yapan, her istediğini yaratan onu böyle yaratmıştır. Allahü teala bir insanda bulunabilecek görünür görünmez bütün iyilikleri sevgilisinde toplamıştır. bu dünyaların nimetleri gecici ve yalandır. bugün bizim olan nimet öldükten sonra başkasına devir olacaktır. ahirette elde edilen nimetler sonsuzdur ve de dünyada kazanılır. şu birkaç günlük dünya hayatı peygamber efendimize tâbi olarak geçirilirse sonsuz necat umulur. ona uymadıktan sonra yapılan her iyilik, her güzellik havada kalır.

bir kimse binlerce sene ibadet etse ve ömrünü, nefsinden hasıl olan pislikleri temizlemek ile geçirse muhammed aleyhisselam'a uymadığı takdirde kurtuluşa ermesi imkansızdır. ona uyarak sünneti üzerine öğle vakti kaylã»le etmek ona uymayarak gecelerce nafile ibadet yapmaktan kat kat daha evladır. bugün peygamber efendimizi hafife alanlar çok kısa bir müddet sonunda pişman olacaklar ( yani ecellleri geldiği vakit) ama son pişmanlıkları asla kendilerine fayda getirmeyecektir. bu dünya ahiretin tarlası olduğu üzere bu tarlaya tohum ekmeyenler annenin evladını tanımayacağı o dehşetli günde hiçbir mahsul alamayacaklardır. hadis-i şerifte buyuruldu ki " mesud o kimsedir ki, dünya onu terk etmeden önce o dünyayı terketmiştir " , " yalnız dünya için çalışana yalnız kaderinde olan gelir, işleri karışık üzüntüsü çok olur ." dünya zılli zaildir. ona güvenen nadimdir. o senle kalsa da sen onunla kalamazsın.

mürted demek ; müslüman evladı oldukları halde dinini dünyaya değişen, islam dinini beğenmeyen, peygamber efendimizi hafife alan, akıntıya kapılmış olmak için hiçbir araştırma yapmayan veya işine gelmediği için inanmayı hakir gören, en nihayetinde dinden çıkan demektir. bazı mürtedler kendileri felakete koşarak gittikleri halde sıkılmadan başkalarının felaketine de yardımcı olmayı büyüklük olarak görüyorlar. bunu yaparken de mevlid kandilini idrak edeceğimiz şu günlerde peygamber efendimize türlü iftiralar atıyorlar. yaratılmışların en üstünü olan peygamber efendimize hakaret eden müfteriler aslında kendi içindeki pislikleri ortaya döküyorlar. isra suresi onsekizinci ayetinde mealen ( görüşleri ve akılları bu dünya çerçevisine sıkışmış olanlar, ahireti bırakarak dünyanın geçici ve çabuk zevklerinin arkasında koşuyor. gece gündüz düşündükleri ve sıkıntılara katlanarak özledikleri bu nimetlerden dilediğimizi istediklerimize kolaylıkla ve bol bol veririz. fakat bunlara böylece iyilik etmiyoruz. cehennem azabını hazırlıyoruz. bunlar ahiret de rahmetten uzaklaştırılıp kötü bir halde cehenneme sürükleneceklerdir. herbiri çabuk biten ve arkasından sıkıntılar ve felaketler bırakan bu dünya lezzetlerine baplanmayıp da, vaat ettiğim sonsuz ve hakiki ve hiç değişmeyen ahiret nimetlerini isteyerek, gösterdiğim ve beğendiğim iyilikleri yapanlara gelince, bunlar kuran-ı kerim de bildirdiğim yolda yürüdükleri için bütün iyiliklerini beğeniriz. dünya da hem dünyanın aşıklarına hem de sözlerime inanıp emirlerimi yapanlara istediklerini veririz . kimseyi umduğundan mahrum bırakmayız. nimetlerimizi hepsine sereriz. senin rabbinin nimetlerinin yetişmediği kimse yoktur ) buyruldu.

mevlid gecesi rebi'ul - evvel ayının onbirinci ve onikinci arasındaki gecedir. dünya ve ahiretin efendisi muhammed mustafa'nın " sallallahü aleyhi ve sellem " doğduğu gecedir. bu gece o doğduğu için sevinenler af olur. bu gecede tevellüdü zamanlarında görünen halleri, mucizeleri okumak dinlemek çok sevaptır.

" mucizlerine ahmed'in yoktur adedle hesap
ettiler ama sahabe ondan üç bini tadad

mucize her kim nebidir sıdkına olur delil
şöyle ki gün olduğunu haber verir afitab

mucize bir de görülse yetişir tasdik için
göstermiştir hod muhammed mücizat-ı bi hesap

sıdkına kuran yeter ki hak sözüdür şüphesiz
zira üstündür balaget de cümleye ol kitap

şöyle ki cin ve beşer mislini yapamadılar
ta ki bildiler kelamullah imiş bi irtiyab "

(bkz: mevlid kandili mübarek olsun)





devamını gör...
371. (Tematik)
bir sıkıntı esnasında aklınıza geldiği vakit, ilginçtir gözyaşına engel olamazsınız, ve anında bir rahatlama, bir ferahlık olur. gözünüzden yanağınızı okşayarak çenenizin altına doğru akan yaş onun elleri gibidir okşayıcı, şefkatli tüm vucudunuzu sarar, zayıflığınızı ona göstermekten çekinmiyorsanız, o ılık sıcaklık size güç verir.. ve artık bir tutkuya dönüşen sevgi başlar aranızda.. bundan sonra her sıkıntı sonrası değil her an aklınıza gelir anne kucağı gibi.. anne'nin yerini hiçbir şey almaz ama onun ismi bile şefkat sunuyorsa, sana yetiyorsa, gözyaşınız onun ellerine dönüşüyorsa, ve bunu hissediyorsanız sizi her şeyi bir kenara bırakıp dünya sürgününe gülümsüyorsanız, geçiyorsanız kendinizden, ve gerçek huzur buysa.. kelimeler kesilir burada..
devamını gör...
372. (Tematik)
bırakılmışım buraya.. sessizlikten, karanlıktan, hareketsizlikten, değişimsizlikten çıkarılıp. ve yolculuk kadar kurulmuş saatler. saliselerden gemilerle yüzüyorum zaman denizinde. yüzmeyi biliyor muyum? yol azığım var mıydı benim? yol işaretlerini kaybetmiş bir seyyahın gözlerinden dökülür kalbinin sızısı. o sızı ben miyim? bu uçsuz bucaksız çöl ve deniz; çıkış yok sınırlarından, beni yutar mı, kucaklar mı? her şeye her an, bunca masraf yapılırken, bu yok oluş niye? kocaman bir nehrin içinde yüzen bu varlıklar, kalbimin parçalarını peşine takıp neden akar? lime lime olmuş bir kalbe, ev sahipliği yapmak ne acı. akıl ipinden örülmüş urganlarla aşarken dağları, ellerimi kesiyor geçmişin eyvahları, geleceğin soruları. åžimdi bu ip, uğursuz bir alet gibi acıtıyor canımı. soruların işgal ettiği bir coğrafyadır zihnim. çıkmaz sokaklarında can verir, en insan yanlarım. düşüncemin bana bu oyunu neden? bunca anlamsızlığın içinde, her nesnede bir anlam arayışı ? bunca terk edişin içinde, her şeyle alaka kuruşu neden? bunca bilinmezlikler içinde, her şeyi bilmek isteyişi neden? burada oluşum, yolculuk neden? ellerim, ayaklarım, gözlerim, kulaklarım, hislerim, aklım. sahip olduklarımın farklılığı niye diğerlerinden?

saliselerden gemilerle yüzüyorum zaman denizinde. yabancısı olduğum yolların haritasızlığında kaybolmuş yarın? kayboluşlarda artan kuşkular, hırslar, mücadeleler; içimdeki yapbozun parçasını sunmuyor bana.

soruları sorduran kim? bilinmezliklerin hazinesini açacak anahtar kimde? bu çöl ve denizin kâşifi? bu yapbozun parçası kimde? :

ve zamanın katlarını yırtarak gelen bu ses, dalga dalga dokunuyor etrafa. elinde tuttuğun buyrukla, anlamlarına bürünüyor varlıklar. açılıyor mühürler. adresleri yazılıyor coğrafyaların. sorular azad oluyor cevapsızlıktan. gitmeler vuslata çıkıyor. varlıkları kuşatan başkalaşmalar, çokluklar, değişimler, gelişler, gidişler, farklılıklar, benzerlikler aydınlanıyor karanlıklarından. düşünce merdiven.
mekke mihrabın, medine minberin. imamı olmuşsun yeryüzü mescidinin. vahyin ilancısı hz. muhammed(sav). doğum günün bütün varlığa kutlu olsun.
devamını gör...
374. (Tematik)
doğum günü kutlu oluyor. tüm islam alemi de doğum günü kutlamaya karşı olduğu halde peygamberin doğum gününe önem veriyor. acaba görse ne derdi?
devamını gör...
375. (Tematik)
"çelişkilerin çözümü insanın görevidir.birbirine en zıt olan meselelerin çözümü zıtlık ne kadar büyükse, o kadar büyük bir çözümdür.muhammed insanlığın tanıdığı, zıtlıkların en büyüklerini çözümleyen ve bütünleştiren bir şahsiyetti.müşfik, affedici ama acımasızdı da.iffetli ve şehvetliydi."

muhammed - yeni bir dunyanin ve peygamberin dogusu
maxime rodison

http://www.pandora.com.tr/u...
devamını gör...
376. (Tematik)
--- alıntı ---

"evet, çünkü sen, muhteşem bir ahlâka sahipsin!"

kalem suresi / 4


--- alıntı ---

hiç kalp kırmadın ya resulallah... ben çok kırdım!
hiç intikam almadın... ben aldım!
hiç yalan söylemedin... ben söyledim!
hiç haram yemedin... ben yedim!

nefsine hiç yenilmedin efendim... ben defalarca yenildim...

kendimi sana yakıştıramıyorum efendim. onca duam. onca yakarmalarım sana layık olabilmek için. ben ki daha Allah'ın kudretini dahi zerresince bilemiyorum. bu kadar pislik içinde, bu kadar küfür içinde nefsimle kavga etmekten bıktım ya resulallah. eğer beni tanıyorsan, bil ki utanıyorum ancak umudum hep var. çünkü bende sana sevgiyle dolu bir kalp var.


leke götürmüyorki, imandan kıyafetim...
aklım bir karış havada, yolumu kaybetmişim.
isitila edilmiş; içerim.. ve hatta kalbim!
laçkalaşmış tasavvurum, sulanmış beynim...
ahirette hangi yüzle, nasıl hesap veririm?
hayat bu kadar kısayken, oyalanıp durursam,
ellerim boş kalır, mahşerde boğar beni terim.
iki metre çukurda, yalnız kalmaya ne çare?
lehv-i mahfuz'da belki gam... belki kederim!
laflarım boyumu aşmış, şımarık ve avare;
allah'tan korkmuş olsam içten olur secdelerim...
laleler arasında diken gibi kalmışım,
leylak güzeli islam'da, siyah kalmış hecelerim...
aklım ve dilim utanmasada bunca günahtan,
hiç değilse kalbimle, korkmadan Allah derim!

***

seni çok seviyorum ya resulallah... çünkü sen en ahlaklımızsın.

çünkü sen Allah'ın en değerli kulusun.
sen bize namaz kılmasını öğretensin.
oruç tutmasını öğreten.
yalandan men eden,
yemek yemeyi öğreten.
eşine ve çocuklarına şefkatli olmayı öğretensin.
her cümlesiyle hakikate söyleyensin.

ömründe bir kez bile kahkahayla gülmemiş bir karakterdesin.

ahlakı senden öğrendik efendim...

senin ümmetin olmaya layık mıyız bilmiyorum. arkandan geldiğimi söylerken ne kadar da yalancıyız.

top peşinde koşan 11 adam bugün sana tercih edildi çoğumuz tarafından. utanç verici. hz. ömer olmak kim biz kim. ammar olmak kim biz kim. senin sahabilerin kim, biz kim?

hep sorguladım kendimi, neresi benim yerim?
ur gibi kalıyor bu soru.. ruhum durmadan sızlar!
zerreler birikmiş, günahkar olmuş ellerim,
uzun gecelerde ne bir ışık, ne bir umut var!
rastgele yaşamışım tek ilahtan habersiz!
inat artık!.. ya ulaşırım o'na, ya yürek çatlar!
seller alıp götürsede yine bulurum bir iz;
lekeleyemez dinimi, o pis; günahkar suratlar!
aşk budur işte.. o'nu.. yaradanı bilmek,
mıh gibiyim o an! ulaşamaz bana mızraklar!
dünyayı geç!.. yeter insana secdeye gitmek;
artık dokunamaz bana, küfür dolu korkaklar!

***

efendim... yolumu bulamıyorum. belki henüz genç olmamdan. ama genç nedir? küçücük çocuklar dahi ölürken insan için erken olan nedir?
ben sana layık olmayı istiyorum efendim. amacım yok. başka hiçbir dava gütmüyorum. nefsime karşı verdiğim mücadeleyi kazanacağım efendim. alemlerin rabbi nasip ederse, küfür dolu bu asırda senin yolundan geleceğim. ayak izlerine basa basa, senin ömrünü okuya okuya...

seni çok seviyorum habiballah. çok değerlisin. çok güzel.
laflarla anlatılamıyorsun.
kalbim de anlatamaz, hiçbir şey anlatamaz seni.
seni en güzel Allah övebilir.

beni tanımıyorsun. ama selamımdan tanırsın belki. sen ümmetinin her ferdini selamından tanırsın...

meğer sen, en güzel fiiliymişsin kur'an'ın,
ulvi olan islam'ın, zirvesindeymiş şanın.
her acıyı görüp, her zaferi yaşarken;
asırlarca çoğaldı, ümmetin ve hayranın.
mest olurduk! senin güzel ahlakını okurken,
merhameti kalmamış, sensiz yalan dünyanın!
en güzeliyle nebiyi, 5 vakit selamlarken,
duamı kabul et, o'nunla haşret Allah'ım...

elfu elfi selatin ve elfu elfi selamin aleyke, ya rasulallah
elfu elfi selatin ve elfu elfi selamin aleyke, ya habiballah
elfu elfi selatin ve elfu elfi selamin aleyke, ya emine vahiyllah
elfu elfi selatin ve elfu elfi selamin aleyke ya seyyidel evvelin vel ahirin...

selam olsun sana...

selamunaleyküm
devamını gör...
378. (Tematik)
selam ve salatların üzerine olduğu nebi..
1439 yıl önce karanlığı aydınlık, umutsuzluğu umut, hüzünü sevinç yapan resul..
isa ların - musa ların ümmetinden olmak isteyip te bizim sahip olduğumuz ama kıymetini bilemediğimiz nurun sahibi...
ahirette 1439 yıllık arayı bile arayacağımız habibullah..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar