hazreti muhammed [s.a.v.]

762. (Tematik)
ahir zamanda geldik, kardeşin olabilme ihtimalini duymak bile heyecan verici. inşaallah layık oluruz.. seni çok seviyorum.. ey sevgili, en sevgili efendim
devamını gör...
765. (Tematik)
hicretin 10. yılı, zilhicce`nin on üçü, salı günü. resã»l-i ekrem efendimiz, mina`dan muhassab denilen taşlık yere gitti. orada çadırı kurulmuştu. bu sırada ashab-ı kirama hitaben şöyle buyurmuştu.

"allah, sözümü güzelce ezberleyip, sonra da onu duymayanlara ulaştıran kimselerin yüzünü nurlandırıp neşelendirsin. olabilir ki, anlayan kendisinden daha iyi anlayana onu ulaştırır.

"iyi biliniz ki, üç şey mü`min ve müslümanların kalblerine kin ve kıskançlık sokmaz.

1. Allah`ın rızasını gözeterek ihlâs ile amel,

2.. müslüman olan âmirlere nasihat ve itaatta bulunmak,

3. müslüman cemaata ã®tikâd ve sâlih âmelde tabi olmak.
devamını gör...
773. (Tematik)
amcası hamza'ya müsle yapan vahşi'ye ''gözüme görünme'', yaptıran hind'e ''kayınvalideciğim'' diyen islam peygamberi.
devamını gör...
775. (Tematik)
martin lings'in "hz. muhammed'in hayatı" adlı kitabında, Hılfü'l füdûl isimli 11. bölümde şöyle dediği rivayet olunur:

--- alıntı ---
"Abdullah ibn cu'dan'ın evinde ben de vardım; orada bulunuşumu ve o anlaşmaya katılışımı bir sürü kızıl deveye değişmem ve şimdi, islam'da, o örgüte katılsam memnuniyetle katılırım."
--- alıntı --- *

yoksa diyalog faaliyetleri mi ?
(bkz: acaba)

"şimdi çağrılsam giderim" buyurulan dernek/kurum/oluşum* kurulduğu zaman islam yoktu ve müslümanlıkla alakalı bi kurum değildi. Efendimiz'in beyanlarında oraya katılmak için müslümanlığın şart koşulması gibi bir durum yok sanki. *
devamını gör...
776. (Tematik)
böyle faaliyetleri gerçekleştirmek için illa müslüman olman da gerekmiyor. peygamberimizin "şimdi çağrılsam giderim" şeklindeki beyanı sanki herkes için geçerli. yani bu konuda sıkıntı duyan müslüman veya gayri müslim farketmez bu tür eylemlerde bulunmalı.
devamını gör...
777. (Tematik)
talebe vecde gelir bağırır: ey Allah'ın resulü bastığın toprağın bir tozu olsaydım keşke..

muallim söyler: etme oğlum, etme. Allah, seni onun ümmeti eylemiş, ne güzel, ne büyük şeref. yapma oğlum, yüreğimi parçalama. yalvarırım, ümmeti ol, ümmetine layık ol..

sahip olduğumuz mevkinin farkında mıyız?





devamını gör...
778. (Tematik)
gezegende müslüman olanların Allah'ın(islam dinindeki yaratıcının özel adı) kulu ve aynı zamanda elçisi olduğuna inandıkları insan. ne gerek varsa..
devamını gör...
779.
----alıntı----
efendimizin mubarek isimleri

abdullah:allah (cc)'ın kulu
Âbid: kulluk eden, ibadet eden
Âdil: adaletli
ahmed: en çok övülmiş, sevilmiş
ahsen: en güzel
alî: çok yüce
Âlim: bilgin, bilen
allâme: çok bilen
Âmil: işleyici, iş ve aksiyon sahibi
aziz: çok yüce, çok şerefli olan
beşir: müjdeleyici
burhan: sağlam delil
cebbâr: kahredici, gâlip
cevâd: cömert
ecved: en iyi, en cömert
ekrem: en şerefli
emin: doğru ve güvenilir kimse
fadlullah:allah-ü teâlanın ihsânı, fazlına ulaşan
fâruk: hakkı ve bâtılı ayıran
fettâh: yoldaki engelleri kaldıran
gâlip: hâkim ve üstün olan
ganî: zengin
habib: sevgili, çok sevilen
hâdi: doğru yola götüren
hâfız: muhafaza edici
halîl: dost
halîm: yumuşak huylu
hâlis: saf, temiz
hâmid: hamd edici, övücü
hammâd: çok hamdeden
hanîf: hakikate sımsıkı sarılan
kamer: ay
kayyim: görüp, gözeten
kerîm: çok cömert, çok şerefli
mâcid: yüce ve şerefli
mahmûd: övülen
mansûr: zafere kavuşturulmuş
mâsum: suçsuz, günahsız
medenî: şehirli, bilgilive görgülü
mehdî: hidayet eden, doğru yola erdiren
mekkî: mekkeli
merhûm: rahmetle bezenmiş
mes'ûd: mutlu
metîn: çok sağlam ve güçlü
muallim: öğretici
muktedâ: peşinden gidilen
mübârek: uğurlu, hayırlı, bereketli
müctebâ: seçilmiş
mükerrem: şerefli, yüce
müktefî: iktifâ eden, yetinen
münîr: nurlandıran, aydınlatan
mürsel: elçilikle görevlendirilmiş
mürtezâ: beğenilmiş, seçilmiş
muslih: islah edeci, düzene koyucu
mustafa: çok arınmış
müstakîm: doğru yolda olan
muti: hakka itaat eden
mu'tî: veren ihsân eden
muzaffer: zafer kazanan, üstün olan
müşâvir: kendisine danışılan
nakî: çok temiz
nakîb: halkın iyisi, kavmin en seçkini
nâsih: öğüt veren
nâtık: konuşan, nutuk veren
nebî: peygamber
neciyullah:allah'ın sırdaşı
necm(i): yıldız
nesîb: asil, temiz soydan gelen
nezîr: uyarıcı, korkutucu
nimet: iyilik, dirlik ve mutluluk
nûr: işık, aydınlık
râfi: yükselten
râgıb: rağbet eden, isteyen
rahîm: mü'minleri çok seven
râzî: kabul eden, hoşnut olan
resûl: elçi
reşîd: akıllı, olgun, iyi yola götürücü
saîd: mutlu
sâbir: sabreden, güçlüklere dayanan
sâdullah:allah'ın mübârek kulu
sâdık: doğru olan, gerçekci
saffet: arınmış, seçkin kişi
sâhib: mâlik, arkadaş, sohbet edici
sâlih: iyi ve güzel huylu
selâm: noksan ve ayıptan emin olan
seyfullah:allah'ın kılıcı
seyyid: efendi
şâfi: şefaat edici
şâkir: şükredici
tâhâ: kur'ân-ı kerîm'deki ismi
tâhir: çok temiz
takî: haramlardan kaçınan
tayyib: helal, temiz, güzel, hoş
vâfi: sözünde duran, sözünün eri
vâiz: nasihat eden
vâsıl: kulu rabb'ine ulaştıran
yâsîn: kur'ân-ı kerîm'deki ismi, gerçek insan, insan-ı kâmil
zâhid: mâsivadan yüz çeviren
zâkir:allah'ı çok anan

----alıntı----
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar