hazreti muhammed [s.a.v.]

863. (Tematik)
ne sizin hakaretlerinizle alçaldı ne bizim övgülerimizle yükseldi. Allah biliyor o'nun değerini ve hepimiz, siz ve biz, hepimiz ahirette keşke daha iyi tanısaydık diye ağlaşacağız.
devamını gör...
865. (Tematik)
ey rabbimiz! resulünü anışımızdan haberdar et!
o'na binler salat, binler selam!
habibine makam-ı mahmud'u ver..
o'na vesileyi lutfet!
o'nu refik-i alaya yükselt!
bizi de affet!
o'nun hatırına affet!
zatının hatırına affet!
ne olur affet bizi..
bizi affet.........
devamını gör...
870.
efendimiz hz.muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki :


"ümmetimden birkısım insanları bilirim ki, kıyamet günü tihâme dağları emsalinde bembeyaz (tertemiz) hayırlarla gelirler. aziz ve celil olan Allah teâla hazretleri o sevapları saçılmış toz haline getirir (değersiz kılar, kabul etmez)."

sevban radıyallahu anh dedi ki : "ey Allah'ın resülü! onları bize tavsif et, durumlarını açıkla da, bilmeyerek biz de onlardan olmayalım!" aleyhissalâtu vesselâm açıkladılar:

"onlar sizin din kardeşlerinizdir. sizin cinsinizden insanlardır. sizin aldığınız gibi onlar da gece (ibadetin)den nasiplerini alırlar. ancak onlar, Allah'ın yasaklarıyla tenhâda başbaşa kalınca o yasakları ihlâl ederler, çiğnerler."


kütüb-i sitte, 7269
devamını gör...
872.
ne yazarsak yazalım onun hakikatinin uzağında kalacaktır her söylenen belki bir şiir, bir kaç mısra ile o hakikat bahçesinin gölgesine yaklaşabiliriz.

aşık yunus neyler iki cihânı sensiz,
sen hak peygambersin şeksiz, gümânsız
sana uymayanlar gider imânsız,
adı güzel, kendi güzel muhammed
devamını gör...
873. (Tematik)
--- goethe ---

kayalıklardan fışkıran,
şu neşe pınarına bakın,
bir yıldız çakışı sanki;
bulutlar üzerinde
yüce ruhlar beslemiş gençliğini,
derûnunda koruluktaki kayalıkların.


taptaze gençliğiyle,
sıyrılıp bulutlardan
raks eder gibi iner mermer kayalara
haykırır sevincini yine
sînesinden asumana.

katmış da önüne rengârenk çakılları
sürüklüyor dağ geçitlerinden aşağı,
ve bir önder azmiyle
götürüyor beraberinde,
nice kardeş pınarları.

vadilerden aşağı
çiçeklenir geçtiği yerler,
ve çimenler
soluğuyla yeşerir.

lâkin eyleyemez onu,
ne gölgeli vadiler,
ne sevdalı bakışlarla yüze gülerek,
dizlerine kapanan çiçekler:
basıp ovayı tâ içlere kadar ilerler,
sonra döne dolana akar gider.

yoldaşı oluverir akarsular.
ve şimdi gümüş parıltılar içinde
girer ovaya,
ve onunla parıldar ova,
ve ovalardan gelen ırmaklardan
ve dağlardan inen derelerden
sevinçle bir ses yükselir: kardeş!
kardeş, kardeşlerini de al yanına,
o kadîm yaradana,
kucağını açıp bizi bekleyen
o ebedî ummana kavuştur,
ah! o kollar ki beyhûde açılmış,
bağrına basmak için hasret çekenleri;
zira şu ıssız çölün
haris kumları bizi yiyip bitirecek;
güneş yukardan kanımızı içecek;
bir tümsek engel göle ulaşmamıza!
kardeş!
al ovalardan bütün kardeşleri,
dağlardan bütün kardeşleri al
eriştir hepsini yüce yaradana!

haydi, gelin hepiniz!-
nasıl da coşmakta şevkle;
bir nesil ki taşıyor yücelere önderini!
parlak zaferlerle ilerlerken,
ülkelere ad verir,
geçtiği yerlerde şehirler kurulur.

durdurulamaz, muttasıl akar köpürerek
öyle cömert bir fıtrat ki o,
parlayan kuleleri,
ve görkemli mermer sarayları
böylece ardında bırakır gider.

sanki atlas; sedir ağacından gemileri,
taşıyor devâsâ omuzlarında;
ve bir uğultu ki rüzgârda,
sırtında binlerce yelkenli,
hep onun ihtişamına şahit.

ve böylece bütün kardeşlerini,
evlatlarını, hazinelerini,
neşe saçan kalbiyle
götürür bekleyen yaradana


--- alıntı ---

devamını gör...
876.
uhud dönüşü hz hamza nın kızı sahabelerden babasını soruyordu.. tüm şehitlerle birlikte yeniden yeniden cenaze namazı kılınan uhudun göz yaşı babasını.. sahabeler cevap veremeyince en son rasul e geldi..

- ey Allah ın rasul ü babam nerede?

amca kızının gözlerine bakan Allah rasul ü

- baban ben olayım mı?

cevabını verdi...

şehit olan babasını soran o yavruya baban ben olayım mı diyen bir rasuldü benim efendim...
devamını gör...
877.
bugün arapça hocam kendisinden bahsettiğinde gözlerimin dolmasına sebep olmuş yeryüzündeki bütün methiyelerin yegane sahibi; hem sema hem de yerdekiler tarafından en çok övülmeye layık kul peygamber.
devamını gör...
878. (Tematik)
kitaplardan alıntılar yapan bir şizofreniymiş tövbe hâşâ bismillah.
hakkında yapılan araştırmalar inkara dayanak oluşturma seviyesine geldiğinde, imân kuvvetlendiricidir.
çünkü bizler islam'ın hz. adem'den bu yana tebliğ edildiğini biliyoruz.

ayrıca dinlerin ortak çıkış noktasının ortadoğu olmadığının da bilinmesi gerekir. dünyada bir bilinç vardır. dış bilinç ortak bilinç adına ne derseniz deyin. fıtrat deyin dilerseniz. dilerseniz tebliğ. efsaneleşmediği mitleşmediği sürece aynıdır, aynı kalıyordur. bu da islam tebliğinin sadece ortadoğu değil dünyanın diğer bölgelerinde de yapıldığını göstermektedir.

kaynak kişiler; kazım mirşan, tahsin mayatepek, james churchward, g.matlock...

bakış açısı çok önemlidir.
devamını gör...
880. (Tematik)
insanlık alemini derinden etkileyen,yesrip den doğup mağrip ve maşrık a uzanan bir medeniyetin tüm övgülerine mazhar banisi ve kendisinden önceki tüm ilahi biliş merkezlerin vaad ettiği son rabbani haberci.

hazret hakkında,1400 sene sonra psikolojik teşhis koymaya çalışmak öykünülen bilimsellikten uzak olduğu gibi, tarihin devinimlerinin en külli etkileyicisine çeşitli psikozlar atfetmenin ezikliği ve küçüklüğü aşikardır.

bir haşere kadar insanlık alemi ve tarihinde değeri olmayan eşhasın 3 kıtaya örülü sayısız imparatorluğun,çeşit çeşit kavmin ve tarih boyunca yaşayan ve yaşamış yüz milyonlarca insanın ruhani mutlak önderi Allah resulunu küçümsemesi ne hazin.

bir defa kuran, okuyucusundan; kendisinin andığı kimi bilgilerin eski kitaplarda geçtiğini gizlemediği gibi, bizzatihi haber verir.

Allah resuluna inen kuran incelendiğinde yahudilerin elinde bulunan tevrat a dair tahrif işaret edildiği gibi tasdik de işaret edilir. kuran ın tevratı tasdik için gönderildiği beyan edilir. dolayısıyla kuran ile ehli kitabın elinde bulunan eski ve yeni ahit in benzeşmesi bizzatihi Allahın bildirdiği bir gerçekliktir. ama kuran bunu yaparken düzeltmeler yapar misalen tevratta geçen yusuf kıssasını yüzde 95 tasdik ederek kuran a yusuf suresi ismiyle alırken bazı kişi ve mekanlarda mevcut tevratın hatalarını veya eksikliklerini ayıklar.

benzer şekilde israiloğullarının nam ve hesabına batini anlamlar atfedilen hz. ibrahim tarafından hz. ishak ın kurban edilmek istenmesi düzeltilerek bu durum resulullahın dedesi hz. ismail e atfedilir veya hz. isa nın çarmıha gerilmek istendiği ama onun Allah tarafından korunduğu anlatılır. vs.

ha keza kuran misalen mevcut tevratta yer alan ve islamın ismet sıfatına haiz peygamberlere atfetmesinin mümkün olmadığı kıssaların hiç birine kuran da yer verilmez. Allah ile güreşme veya rabbe babalık isnatı gibi tüm tevhit noktasında tartışmaya müsait tanımlamalar kuran da yer bulmaz.

dolayısıyla kuran tasdik edilmesi gereken yerleri tasdik ettiği gibi kendi itikadi çizgisini tayin eder. bu gayet özgündür. hatta bu nedenle müşrikler peygambere senin dediklerin çağın hiç bir dininde geçmiyor(dönemin arap coğrafyasında tanınan dinleri; hıristiyanlık,yahudilik,zerdüştlük,sabiilik,müşriklik vs.) yeni bir din icad ediyorsun kabilinden karşı çıkmışlardır.

efendim, peygamberlerin niye ortadoğu halklarına geldiği,diğer bölgelerdeki insanların insan olup olmadığı sorusu bir cehaleti ifade eder.

zira kuran; her kavme elçi gönderildiğini,elçi gelmemiş kavme azap edilmeyeceğini açıkça beyan eder. bu bağlamda hint,budist önde gelenlerinin peygamber olabileceği üzerinde durulur...hatta müslüman hint ulemasından kimisi, son peygamberden önce hindistanda köylere bile defaatle peygamber geldiğini içtihat ederek bildirir.

dolayısıyla ateist agnostik sitelerden ''copy paste'' fikir edinilmeden evvel din bizzat kendi kaynaklarından araştırılmalıdır.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar